|
 |
|
|
41 kere maşallah!
Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen
ERKAN Mumcu... 20 ve 21'inci dönemde ANAP milletvekili olarak parlamentoya girdi. ANAP'ın son yıllarında "kral çıplak" dedi ve partisinden ayrıldı.
3 Kasım seçimlerinde, "Baba" nın memleketi Isparta'dan AKP milletvekili oldu. Bir ara Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Kabinede görev yapan 37 yaşındaki Devlet Bakanı Ali Babacan'dan sonra en genç bakan ünvanına sahip olan 41 yaşındaki Kültür ve Turizm Bakanı Mumcu, diksiyonu, birikimi, pratik zekası, dinamikliği ve iş bitiriciliği ile öne çıkıyor. Diğer bakanlardan farklı olduğunu gösteriyor. Sıradışı davranışlar sergiliyor.
Geçen hafta İzmir'e gelen Mumcu, kentin tarihi mekanlarında incelemede bulundu, yetkililerden bilgi aldı. Yıllardır bekleyen pek çok soruna pratik çözümler sundu.
Genelde insanlar, devlete ve bürokrasiye işleri düştüğü zaman "yaka silker", "illallah" der.
Pek çok bakan veya bürokrat "mevzuat böyle" der ve olacak işi yokuşa sürer.
Eğer kaynak gerekiyorsa, "paramız yok" der ve "yemin billah" eder. Kimi bakanlar ise atar, tutar, verdiği sözü tutmaz, popülizm yapar.
Ama sıradışı bir bakan portresi çizen Mumcu, sorunlara gerçekçi çözümler öneriyor, doğru yaklaşıyor. Katılımcılığı ön planda tutuyor.
Örneğin; hemen her ilçede yarım kalan kültür sarayları var. Bunlar için 2.4 katrilyon gerekiyor. "Buralar bizim, biz yapayım. Bizim olsun" demiyor ve yerel yöneticilere, "Protokol yapalım, birlikte bitirelim, sizin olsun" diyor. Aynı şekilde İzmir'in tarihsel mirasının korunması, turizmde söz sahibi olabilmesi için bir "takım çalışması" yapılması gerekiyor.
Nitekim Vali Yusuf Ziya Göksu, "Sağ açık, sol açık var. Ama gol atacak adam yok" veya bir başka deyişiyle "En iyi yağ Ege'den çıkıyor. Yağımız var, şekerimiz var ama bir türlü helva yapılamıyor" diyor.
Kendisi gibi tezcanlı olan ve pratik çözümler sunan Vali Göksu ile frekansı çok iyi tutan Bakan Mumcu, hemen bir çalışma ofisi kurulmasını ve bunun için de İl Kültür Turizm Müdürlüğü'nde bir katın ayrılmasını istiyor.
Yeni çıkan sponsorluk yasası ile işadamlarının da rahatlıkla elini cebine atabileceğini söyleyen Mumcu, "Gelin işbirliği yapalım. Her projenin üçte birini karşılamaya hazırım" diyor.
Bakan Mumcu ve Vali Göksu, 9 Eylül İzmir'in kurtuluşundan sonra 10 Eylül'ün de İzmir'de turizmin yeniden şahlanışının günü olmasını dileyerek el sıkışıyor.
İzmir için kolları sıvayan ve önderlik yapan Mumcu, aynı zamanda geleceğin liderlerinden biri olabileceğinin de sinyallerini veriyor.
DUYDUK
AKP'de neler oluyor?
İKTİDAR partisi AKP İzmir örgütü toz duman içinde. Partide huzursuzluk doğrukta. Konak İlçe'de toplu istifalar yaşandı.
Torbalı ilçe yönetimi tamamen, Buca, Gaziemir ve Balçova'da ise ilçe başkanı görevini bıraktı. Şimdi sırada Menemen, Ödemiş ve Kiraz örgütlerinin olduğu söyleniyor.
Bu huzursuzluğun nedeni olarak seçim öncesinde aday adaylarından alınan paraların akibeti gösteriliyor.
Ayrıca İl Başkanı Ali Aşlık'ın örgütü toparlayıcı olmadığı, yanlı davrandığı ve koltuğunun sallantıda olduğu iddia ediliyor.
Sorunu uzun zamandır takip eden genel merkez yönetimi, hafta sonu İzmir'e iki parti müfettişi gönderdi. İlçe başkanları ile görüşen müfettişlerin bir rapor hazırladığı ve il başkanlığı için üç isim üzerinde durduğu belirtiliyor.
İl başkanlığı için Konak İlçe Başkanı Fatih Yıldırım, Bilal Doğan ve Ömer Kaplan'ın isimlerinin öne çıktığı, yönetim değişikliğinin ise meclis açıldıktan sonra gündeme geleceği konuşuluyor.
Baykal'ın tercihi
CHP İzmir İl örgütü, kiradan kurtuldu, satın aldığı yeni binalarına taşındı. Binanın açılışına davet edilen Genel Başkan Deniz Baykal "tenezül" edip gelmedi.
Partililer, "CHP'nin kuruluş yıldönümünde Anıtkabir'e çıkmak veya 9 Eylül İzmir'in Kurtuluş Şenlikleri'ne katılıp aynı gün, yeni il binasının açılışını yapmak yerine, Antalya sahillerinde sinema oyuncusu Tecavüzcü Coşkun ile tatili tercih eden Baykal'a eğer düğün davetiyesi gönderilmiş olsaydı, koşa koşa gelirdi" diyor.
Doğru söze ne denir...
OKUDUK
ANAP'ta dedikodu şikayeti
PARTİLERDE iktidar kavgası hiç bitmiyor.
Nedense bu kavgalar büyük, küçük hiç farketmiyor ve hamen her partide yaşanıyor.
Uzun yıllar iktidarda olan ANAP'ta bugün pek çok il ve ilçede doğru dürüst parti örgütlerine yönetici bulunamazken, genel merkezde hala yönetimi ele geçirme kavgası yapılıyor.
Nitekim partinin hanım genel başkanı Nesrin Nas bakın muhaliflerine nasıl gözdağı veriyor:
"ANAP'ı kendi malıymış gibi görmeye alışık olanlar siyasi yarış veya mücadele ile değil torpille, tavassutla, yağcılıkla bir yere gelmeyi kendilerine hak görenler, sağda solda parti ve yönetim aleyhine konuşarak kendilerini inkar etmektedirler. Kıymeti kendinden menkul bu kişiler bitişlerini, tükenmişliklerini partiye yansıtarak egolarını tatmin etmektedirler. Bundan böyle haksız yere yakışıksız dedikodularla zaman geçirenlere asla ve asla teveccüh edilmeyecektir."
Dedikoduyu genellikle kadınlar yapar derler. Ama erkekler de kadınlardan pek geri kalmıyor galiba... Baksanıza kadın genel başkan dedikoduculardan şikayetçi.
cbilgen@milliyet.com.tr
|
|
|

|