|
 |
|
|
Perde açılıyor
İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürü Hülya Savaş: Sezon ekimde başlıyor. 8 oyun sahnelenecek. Biz hazırız. Üç yeni mekanda daha seyirciyle buluşma olacak
Pazartesi Sohbeti / Sirel Ekşi
Bazen yaşamın kıyısında durup, olup bitene bakmayı seviyorum. Daha önce, günlük koşuşturma içinde farkedemediğim pek çok şeyi böyle anlarda görüyorum. Ve yaşım ilerledikçe de bunu daha sık yapıyorum. Oğlumun düşündüğümden de çok büyüdüğünü böyle bir anda farketmiştim örneğin. Yaşadığım kentin geçirdiği değişimleri de öyle. İzmir Devlet Tiyatrosu benimle yaşıt, biz birlikte büyüdük. Bahçe duvarlarının denizle kuçaklaştığı günlerde, çevresinde bunca iri kıyım, şekil yoksunu bina yokken bile duruşu ile büyülerdi beni. Belki de renginden o binayı her görüşümde kremalı dev bir pasta düşlerdim. Fakülte yıllarımda, İzmir'de bugünkü kadar bile salon yokken, o küçücük salon toplu film gösterileri için bize kuçak açardı. Işık odasında kurulu sinema makinesinin başında ilk makinistlik deneyimlerimi yaşamıştım. İşte o yıllarda bu güzelim bina yaşantılarımıza hiç silinmemesine kazındı. Sonraki yıllarda bahçesindeki güzelim ağaçların altında, derme çatma ama şirin lokal buluşma yerimiz olmuştu. O dönemde mezun olmuştuk ve dönem arkadaşlarımın çoğu, artık İzmir Devlet Tiyatrosu'nun genç sanatçılarıydı. Onları sahnede izlemek çok ayrı bir keyifti.
Her yıl olduğu gibi İzmir Devlet Tiyatrosu (İDT) perdelerini ekim ayında açacak yine. İDT, yeni sezona iddialı giriyor. İddialı benim seçtiğim bir sözcük. Başarılı geçen sezona ve ulaşılan sanatsal yetkinliğe dayanarak bu kelimeyi kullanmakta sakınca görmedim. Ve doğal olarak böyle bir sezon öncesi de İDT Müdürü Sevgili Arkadaşım Hülya Savaş Pazartesi Sohbetime konuk oldu.
Nasıl bir sezon geçirdiniz?
Başarılı bir sezon geçirdiğimizi düşünüyorum. Elbette sanatta başarı, görece ve yetinmeyi kabul etmeyen bir kavramdır. Ülkemizin içinde bulunduğu koşullar, kültür ve sanatı da belirliyor. İzmir Devlet Tiyatrosu, çağdaş, demokratik ve laik Türkiye'nin bir sanat kalesi olarak çalışma bilinciyle davranmayı, yaşamsal bir ilke halinde kabul etmiştir. Gorki, Muzaffer İzgü, Munro, Samim Kocagöz gibi ilk kez sahnelenen yazarlar, "Kalpaklılar", "Hoşgeldin Amerika", "Yaz Misafirleri", "Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?", gibi ilk kez sahnelenen oyunlarımızla seyircimizin karşısına çıktık. Devlet tiyatroları ailesinin, seyirci yoğunluğu en yüksek tiyatrolarından biriyiz. Oyunlarımızın yanında İzmir'deki pek çok kültürel - sanatsal etkinlikte yer alarak, kentimize katkıda bulunduk. Elbette daha iyi koşullar, daha çok olanaklar ve daha çok seyirciyle buluşma düşlerimizi somutlaştırmak, çizgimizi belirledi, belirliyor.
Bu yılın repertuvarında neler var? Nasıl bir sezon olacak size göre?
2004 - 2005 tiyatro mevsimi hazırlıklarımız yoğun biçimde sürüyor. Şu anda "Deli Dumrul" ve "Boyacı" adlı oyunlarımız provada. Seyircimize tiyatronun farklı ürünlerini, yüksek bir teknik ve estetik kaygısıyla sunma heyecanı içindeyiz. Devlet Tiyatroları, yıllık çalışmasını "Yaz Dönemi" ve "Kış Dönemi" olarak gerçekleştiriyor. Bir başka deyişle, Devlet tiyatroları tatil yapmıyor. Örneğin "Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?", "Hoşgeldin Amerika", "Kalpaklılar" ve "Sihirli Kaval" adlı oyunlarımızla yaz boyunca turneler yaptık. Kış dönemini Konak Sahnemizde "Boyacı" adlı oyunumuzla 19 Ekim'de, Karşıyaka Sahnemizde "Deli Dumrul" adlı oyunumuzla 21 Ekim'de, Karşıyaka Oda Tiyatrosu "Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?" adlı oyunumuzla 12 Ekim'de, Narlıdere Kültür Merkezi'nde yine "Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?" adlı oyunumuzla 23-24 Ekim'de başlatmak üzere hazırlıklarımız sürüyor. "Deli Dumrul" ve "Boyacı" ilk tur oyunlarımız. İyi, başarılı, yaşamda karşılık bulacak bir tiyatro dönemi umuduyla ve kararlılığıyla çalışıyor
uz. Bu başarı tek taraflı olamaz. Tiyatro seyirciyle vardır. Günümüzde kültür - sanat sponsor desteğine ihtiyaç duymaktadır. İlgi, destek, katkı ve paylaşım kentimizin, ülkemizin ve yaşam kalitemizin yükselmesine yarayacaktır. Bu dönem 1'i çocuk oyunu, 8 yeni oyun sahneleyeceğiz. Bütün oyunlarımızı dönem açılışı ile ilgili basın toplantımızda açıklayacağız.
Devlet Tiyatrosu İzmir'in en güzel binalarından biri. Ancak yeniden bir bakıma ihtiyacı var gibi. Bu konuda ne yapılıyor?
Konak sahnemiz yalnızca bir tiyatro mekanı değil, kent tarihi ve kültürü açısından hepimizin olan bir mirastır. Korumak ve kimliğine yakışır hale getirmek bu yüzden hepimizin görevidir. Onarım ve bakım için sponsor girişimlerimize çok sıcak yanıtlar geliyor ancak sezon açılışına yetişmez kaygısıyla sezon sonuna bırakıldı.
Daha çok seyirciye ulaşmak için neler yapıyorsunuz?
Türkiye'nin üçüncü büyük kentinde kısıtlı sahnelerdeki seyirci artışı elbette altı çizilecek ve övünülecek bir konu değil. Yani bizi sevindiren izleyici yoğunluğumuzu, salonlarımızın yetersizliği gölgeliyor. Ama tek başımıza bir kentin salon yetersizliğini çözmemiz beklenemez. Bu durum başta kent yöneticilerimiz olmak üzere hepimizin sorunudur. Bornova, Konak ve Narlıdere Belediyesi ile umut verici görüşmeler içerisindeyiz. Narlıdere Belediyesi Kültür Merkezi ve Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi'de oyunlarımızı sunacağımız mekanlar arasına girmiştir. Bornova Belediyesi Uğur Mumcu Sahnesi ile yaşadığımız ve bizi üzen ayrılığımızın da bittiğini yakında müjdeleyeceğiz. Duyarlı belediye başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. İzmir Devlet Tiyatrosu, sanatın gereklerine uygun her mekanda bulunmaya hazırdır.
Genç oyuncu sorununu nasıl çözüyorsunuz?
Tiyatro eğitimi almış genç arkadaşlarımızla bu sorunu aşmaya çalışıyoruz. Bir oyuncu her zaman gençtir ama fiziksel yaş sorunumuz kimi oyunlarda bizi zorluyor. Pırıl pırıl genç arkadaşlarımızı tiyatromuzda görmekten mutluyuz kadroya girmeleri için, varolan koşulların bir an önce yaratılması gerekiyor. Bu durum da ülkemiz gerçeklerinin tiyatro sanatına yansımasından başka bir şey değildir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|