|
 |
|
|
Parlayan yıldızlar
Nihayet, galibiyet... Bu sonuca tüm Beşiktaşlılar'dan önce Del Bosque'nin gereksinimi vardı. İspanyol hoca onca birikiminin, kariyerinin yanında artık kişiliğinin de tartışıldığı talihsiz dönemin sonunda rahat nefes aldı. Beşiktaş'ın ilk yarıdaki oyunu pek de tat vermedi. Dörtlü savunmada Ronaldo, beklenenin aksine çabukluğu, dikkati ve rahatlığıyla başarılı oyun çıkarırken, milli maç yorgunu İbrahim Toraman kendinden beklenmeyen abukluklar sergiledi. Beşiktaş'ın iki kanadında Okan ve İbrahim Akın istenen hücum ve savunma etkinliğini sağlamaktan uzaktılar. Ön libero görevini paylaşan Tayfun ve Ahmet Yıldırım hem ağırdı, hem de çok koşan Sakaryasporlu futbolcuların yardımlaşma ve diri mücadele azmi karşısında kırılganlık gösterdi.
Beşiktaş'ın iki ustası Carew ve Sergen giderek birbirlerini okuyan, anlaşan, yardımlaşan ve üreten bir "duo" oluşturuyorlar. Dünkü Carew, iki penaltı golü ve golsüz sonuçlanan üç şutu dışında rakibinden hava toplarını söken, indiren, rakip markajını, savunma dengesini bozarak arkadaşlarına - Sergen ve İbrahim Akın - boş kulvarlar hazırlayan gerçek "playmaker" gibi çalıştı. Penaltıların ilkinde top çizgiyi geçti mi, geçmedi mi; oturduğumuz yerden hüküm verme olanağımız yok. Ama Gökhan'ın topu elle dışarı atma eylemi profesyonel olmayan bir tepki biçimiydi. Hakemin verdiği penaltı kararını tartışmıyorum. Burada Carew'in üçüncü defa sergilediği bireysel bir gayret söz konusu. Malatya'da, Gençlerbirliği maçında ve dün Sakarya karşısında. O sadece dokunmatik bir santrfor değil. Gerektiğinde topu inatla kazanıp çok zarif çalımlar atarak gol pozisyonu için zorluyor. Arkadaşlarına asistler yapıyor.
Beşiktaş ikinci yarıda Çağdaş'ı, Ahmet Hassan'ı ve Pancu'yu oyuna aldı. Üçü de gerekli zamanlarda doğru seçimlerle oyuna katıldılar. Gördüğüm bu Beşiktaş daha uyumlu, daha verimli ve daha etkiliydi. Siyah - Beyazlı takımda belirgin bir fizik güç zaafiyeti var. O yüzden gençlerden kurulu rakipleriyle başa baş mücadelede zorlanıyorlar. Ama hakçası dün kaleci Cordoba, Ronaldo, Çağdaş sonradan ısınan Tayfun, İbrahim Akın, Ahmet Hassan, Carew ve Sergen'de takımın toplam kalitesini yükselten bireysel parlamalar gördüm.
Ne zamandır Beşiktaş'ın ideal 11'i tartışılıyor. Dün ilk galibiyetle birlikte ideal takıma yakın bir 11 sahada görüldü. Peki dün oynanan oyun Bodo Glimt ve Galatasaray maçları için yeterli mi? Asla yeterli değil... Ama o maçlar için gereken moral şimdi Beşiktaşlılar'ın hepsinde var!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|