Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Eylül 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Lâl Kızlar Korosu

Devlet ve sırıtkan hoca kızları, 'İç Anadolu terbiyesine' davet ediyor; dilsiz kızların makbul olduğu... Onlara göre kadın öncelikle 'ev kızı' olmalı. Genel müdür olsa bile kadın, susmalı


Kurallarını kadınlardan korkan erkeklerin belirlediği bir oturma odası terbiyesi içinde, uslu olduğu için onaylanmanın şevkiyle "hocasını" savunan bir kız çocuğu. ATV stüdyolarında "uygunsuz" şeylerden bahseden bir başka kız çocuğu. Telefonla bağlanıp "Hoca beni de dövdü" diyen başka kadınlar... İzleyebilmek için arada bir gözünüzü başka tarafa çevirip mola almayı gerektirecek kadar mide bulandırıcı bir sahne. Sırıttıkça sevimsizleşen, kızlar dayaktan ve tacizden bahsedince "Delilleri var mı?" diye soracak kadar alçalan bir "hoca". Devletin, madalyaları takarken sahiplendiği ama uygunsuz şeylerden bahsedince eteğinden silkelediği halterci kızlar... Geçen hafta gündemin en midesiz konusuydu: Halterci kızlar ve meşum hocaları... Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin önceki gün nihayet bir açıklama yaptı. Dün gazetelerdeydi:
"Marifet ağırlığı kaldırmak değil, ağır olmaktır!"
Sözü kızlaraydı. Kızlar halteri kaldırıp sonra da dilsiz ev kızları olarak dayaktan, tacizden bahsetmemeliydi. Bütün kızlar, ne yaparsa yapsın öncelikle ev kızı olmalıydı! Lâl, susmalıydı.
Enteresan bir biçimde açıklama, taciz ve dayakla suçlanan hocanın, bu iş ilk gündeme geldiği gün ettiği cümleyle aynı şekilde tınlıyordu. Sırıtkan hoca, sporcu kadınlar tarafından suçlandığında, son sözü söylemenin dramatik havasıyla şöyle demişti:
"İç Anadolu terbiyesi almış kızlar böyle konuşmaz!"
Bütün bu olayın en önemli cümlesi buydu benim için. Diğer her şey, bütün pislik, bu cümlenin, bu "terbiyenin" yan ürünleriydi. Bu "İç Anadolu terbiyesi" devlet katında da öyle onaylanmış olmalı ki Milli Eğitim Bakanlığı "hocayı" geçen yıl, benzer nedenlerle soruşturmadan geçirdikten sonra sadece görev yerini değiştirerek "cezalandırmıştı"(?). Devlet, "Buradaki kızlar bitti. Git başka yerdeki kızlara sarkıntılık et" mi demiş oluyor acaba böylece? İç Anadolu terbiyesi almış çok kız var çünkü. Nasılsa...
O yüzden zaten böyle kızlar seçilmiyor mu dövülmek, koşturmak, halter kaldırtmak için? Nişantaşı'ndaki hangi kıza yapabilirdi "hoca" bunu? Etiler'deki hangi kıza? Mamak'tan seçmiyor mu devletimizin hocaları taciz edilecek kızları? Susmak zorundalar nasılsa!

Ev kızı müdürler
Sınıfsal bir yanı var elbette. Ama sınıflar üstü bir yanı var ki, kadınlar ne kadar başarılı olsalar da en başından beyinlerine kazınan "terbiyeyi" reddedebilecek güçte hissetmiyorlar kendilerini. Bu yüzden genel müdür, müdür kadınlarla yapılan "başarı röportajlarında" bile eğreti duruyor kadınlar. Şöyle bir rahat oturup, rahat konuşamıyorlar. Mutlaka bir de çocuklarıyla, kocalarıyla, oturma odalarında veya mutfakta da bir poz veriyorlar. Oturma odası (veya İç Anadolu) terbiyesini terk ettikleri sanılmasın yani. "Onayla beni! Sev beni!" diye bağırıyor kadınlar Meclis'te Türkiye'yi, şirkette en büyük paraları yönetseler bile... Ne kadar güçlü olabilirdik onaylanmak ihtiyacını sıyırıp atabilseydik? Sevilmek için bacaklarımızı bitiştirip oturmayı bilmek zorunda olduğumuza inanmak zorunda olmasaydık, belki o zaman hakikaten insan gibi olabilirdik... Kendi güçlerinden korkar kadınlar. Erkekler sevmez o zaman onları. Atılırlar oturma odasından. En eğitimli, en üst sınıf kadınlar bile yapar bunu. Bir hayatı olması için "hocaya" katlanmak zorunda olan Mamak kızları niye yapmasın? Evdeki oturma odasından kurtulmak için tek yolu işkencecisini onaylamak zorunda, o kızlar.

Başarını erkeğe ver!
Şimdi devletin adamları, konuşan kızlar üzerine şüphenin sindirici gölgesini düşürmeye çalışıyor:
"Kızlar niye bu zamana kadar susmuşlar ACABAAA?"
Ne istiyorsun devlet abi? Kızlar "İç Anadolu terbiyesi" ile davranmışlar. "Ağır" olmuşlar. Spor salonunda yeniden üretilen o müstehcen oturma odasının ahlâkına uymuşlar. Başarılarını daha lafın başında kocalarına armağan eden yönetici kadınlar gibi, madalyalarını kendilerini döven hocalarına hediye eden kız çocukları... Aman ses çıkmasın. Dağılmasın, müstehcen suçlarla dolu, "İç Anadolu terbiyesiyle" kurulmuş lâl kızlar korosu!

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
İslamda eleştirel düşünce
TÜRKİYE'DE İslam düşüncesinin yenileşmesi kon...
Çetin ALTAN
'... Ve okudum bütün kitapları'
BAZEN Londra'da yürürüm. Thames akar Londra K...
Yasemin CONGAR
Telafer'de ne oluyor?
Soruyu tam da böyle sordum: "Telafer'de ne ol...
Faik ÖZTRAK
Hızlı büyüme süreci sürdürülebilir değil
Geçtiğimiz hafta açıklanan büyüme rakamları b...
Hasan PULUR
Hedefte "üstat"lar ve "çömezler"
EĞER, "kamu reformu" tasarısı yürürlüğe girer...
Derya SAZAK
Lale Devri'nde işsizlik
Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüz...
Ece TEMELKURAN
Lâl Kızlar Korosu
Kurallarını kadınlardan korkan erkeklerin bel...
Yaman TÖRÜNER
Museviler
Joel Samberg'in Museviler konusunda yazdığı k...
Osman ULAGAY
Küresel terörü Bush azdırdı
Amerika'nın üç yıl önce uğradığı 11 Eylül sal...
Güngör URAS
Okul'a dönüş (Okul ekonomisi)
Bugün 14 milyon öğrenci için 2004- 2005 ders ...

© 2004 Milliyet