|
 |
|
|
Kamu Yönetimi Reformu
Görüş / Engin Önen
Geçen hafta Menemen Belediyesi tarafından düzenlenen, 18. Kültür Sanat ve Kurtuluş Şenlikleri etkinlikleri sırasında "Kamu Yönetimi Reformu"nu tartışma fırsatımız oldu. Bu konuda düzenlenen panele, Kocaeli Milletvekili Sefa Sirmen ve İzmir Milletvekili Bülent Baratalı ile birlikte konuşmacı olarak katıldım.
Belediyecilikte oldukça tecrübe sahibi olan CHP'li vekiller, AKP'nin yasal düzenleme çalışmaları konusundaki kaygılarını dile getirdiler.
Anayasaya aykırılık, dinsel ve etnik toplulukların motive edilmesi, üniter devletin tehdit altına girmesi...
Görüşlerimiz ve değerlendirmelerimiz farklı olabilir, ama hepimizi doğrudan ilgilendiren bu düzenlemeleri gerektiği gibi tartışmadığımız ortada.
Gerektiği gibi tartışamıyoruz, çünkü, toplumumuzun büyük bir bölümü konuya yeterli ilgiyi göstermiyor. AKP hükümeti bu türden düzenlemeleri, yeterince hazırlık yapmadan, tartıştırmadan ve bir oldu bitti havasına sokmayı alışkanlık haline getirdi. Ama konunun muhatabı diğer siyasi partiler, belediye yönetimleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının konuya gereken önemi verdiklerine ilişkin yeterli işarete rastlamadık.
Öte yandan mevcut tartışmaların ise, daha çok "ak-kara" ve "kökten iyi-kökten kötü" düzeyini geçemediği ortada. Birçok konuda olduğu gibi sakin, sağduyulu ve çok boyutlu tartışmalara yine hasret kaldık.
İdari yapımızın ve bu konuyla ilgili mevzuatın oldukça eskidiği, toplumumuzun değişen yapısı ve ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı malum.
Değişiklik önerilerine karşı çıkarken, bu gerçeği inkar ediyor duruma düşmemek gerekir.
Devletin bazı yetkilerini yerel yönetimlere devretmesi anlamına gelen yerelleşme olgusu, bir yandan kamusal hizmetlerin halka en yakın birimler tarafından verilmesi anlayışına dayanır. Bunun daha etkin ve verimli hizmet sunumunu kolaylaştıracağı düşünülür. Yerelleşmeyle birlikte, kararların halka daha yakın düzeylerde alınacağı varsayımı, bu sürecin demokratikleşme boyutu olarak ele alınmaktadır.
Kamu yönetiminde yerelleşme yönündeki değişiklik ihtiyaçlarının diğer bir boyutu da AB'ye uyum süreci ile ilgilidir.
Çünkü, kamu hizmetlerinin önemli bir bölümünün yerel yönetimler tarafından düzenlenmesi, AB'de bağlayıcı bir norm haline getirilmiştir. "Bizde henüz vatandaşlık bilinci yeterince gelişmedi", "Biz henüz uluslaşma sürecini tamamlamadık", "Yerelleşme, yolsuzluk ve suistimallere neden olabilir" gibi kaygıları beslemek doğru bir tutum değil.
Yerelleşmeyi, demokratik denetim mekanizmaları ile birlikte geliştirilebilecek bir süreç olarak düşünmeye alışmamız gerekiyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|