|
Finish'e 5 kala ilk AB kutlaması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kızını evlendirdiği Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nın sonradan ilave edilen Rumeli Salonu, cumartesi gecesi AKP İstanbul İl Başkanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun ev sahipliğinde bir kutlamaya daha tanıklık etti.
Çok sayıda bakan, Ak Parti'nin önde gelenleri, İstanbullu iş çevrelerinin kreması, yabancı diplomatlar, ünlü sanatçılar, sporcular ve gazetecilerin AB seferberliği için kaynaştırılmalarının amaçlandığı "Finish'e 5 Kala - Avrupalı Türkiye" başlıklı toplantı, bu hedefine ulaşamasa da toplantının ilk AB kutlamasına dönüştüğü pekâlâ söylenebilir.
11 Eylül, 45. yıldönümü
Türkiye'nin o günkü adıyla AET Ortaklık Konseyi'ne 31 Temmuz 1959 günü yaptığı başvurunun, aynı yılın 11 Eylül günü kabul edildiği hatırlanacak olursa, iktidara geldiği ilk günden beri AB üyeliğine baş koyan AKP hükümetinin, başvurumuzun kabulünün 45. yıldönümü olan 11 Eylül 2004 günü böyle bir kutlamayı yapması, yerden göğe hakkıdır.
AKP'lilerin düzenlediği toplantılara nadiren katılabiliyorum. Öncekiler gibi bu son toplantı da organizasyon açısından mükemmeldi. Bir gün önceden masa numaramın yazılı olduğu turuncu kart gazeteye gönderilmişti. Eşleriyle birlikte 2 bin davetlinin olduğu yemekte servis gayet hızlı, mönü iyi seçilmiş, yemekler lezzetliydi. Başbakan Erdoğan'ın gecikmesi nedeniyle programın mecburen sarkması dışında herşey tıkır tıkır yürüdü.
Benim masa numaram 65'ti. Tayyip Erdoğan 61 numarada, Müezzinoğlu 62 numarada, Ali Babacan 63'te, Savunma Bakanı Vecdi Gönül 64'te oturuyordu. Hükümet üyelerinin davetlilerle görüş alışverişinde bulunabilmesi için bakanlar, çeşitli masalara dağıtılmıştı.
Karamehmet Babacan'la
Tayyip Erdoğan'ın masasında bu toplantı için Fransa'dan ve Japonya'dan gelen Danone ve Mitsui'nin dünyadaki 2 numaralı yöneticileri, İngiltere ve Hollanda büyükelçileri ve eşleri, Türkiye'nin AB üyeliğine muhalif Alman Hıristiyan Demokrat (CDU) milletvekili Holgar Haibach ve İktisadi Kalkınma Vakfı eski Başkanı Meral Gezgin Eriş vardı.
Çukurova'nın patronu Mehmet Emin Karamehmet Ali Babacan'ın, Sabah'ın patronu Turgay Ciner İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun, MNG ve Kanal 8'in sahibi Mehmet Nazif Günal Mehmet Ali Şahin'in masasında oturuyordu. Davete katılan işadamları arasında İKV'nin ilk Başkanı Asım Kocabıyık, Selahattin Beyazıt, Bülent Eczacıbaşı, Ferit Şahenk, Ali Koç, Erdoğan Demirören, Başaran Ulusoy, Zeynel Abidin Erdem, MÜSİAD'ın eski ve yeni başkanları Ali Bayramoğlu ve Ömer Bolat da vardı.
Adnan Şenses'e iltimas
Turgay Ciner ve Erdoğan Demirören gibi pek çok işadamının Başbakan'la el sıkışmak amacıyla koruma barikatını aşma denemeleri sonuçsuz kalırken, geç gelmesine rağmen Adnan Şenses'e bu imkân tanındı. Sertab Erener, Erol Evgin, Sezen Cumhur Önal, dünyaca ünlü basketbolcularımız Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur ve İbrahim Kutluay da AB kutlamasına katıldılar.
Schumacher imzalı top
Toplantının kamuoyu açısından en flaş ismi kuşkusuz Alman Milli Takımı ve Fenerbahçe'nin eski kalecisi Tony Schumacher'di. Bu toplantı için Türkiye'ye davet edilen Schumacher, Miraç Kandili'ni kutlayarak başladığı konuşmasını, koyu Fenerbahçeli Başbakan Erdoğan'a imzalı bir futbol topu armağan ederek noktaladı.
Salt bu toplantı için Türkiye'ye gelen Danone Dünya Operasyonları Başkan Yardımcısı Mario Reis'in Türkiye'ye övgüyle karışık Danone reklamı yapması, Mitsui Dünya 2. Başkanı ve Avrupa Başkanı Yasuo Hayashi'nin ilk birkaç cümleyi Türkçe okumaya çalışıp şirinlik gösterisinin ardından Türkiye'ye övgüler düzmesi ne kadar anlamlıydı bilemiyorum. Ancak Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını dinlerken, Türkiye'nin AB üyeliğine baş koymaları gerekirken taş koyan geçmiş tüm hükümetlerin ve siyasetçilerin kulaklarını çınlatmadan edemedim.
Erdoğan ne dedi?
Erdoğan özetle dedi ki: "Türkiye Kopenhag kriterlerinin kritik dönemini aştı. Reformlar devam edecek. 40 yıllık AB yarışında finişe çok yaklaştık. Artık son 100 metreyi koşuyoruz." Ve "anlayana" mitolojiden şu çarpıcı benzetmeyi yaptı: "Sisyphus bir kayayı yokuş yukarı taşır, taş hep aşağı doğru yuvarlanırmış. Türkiye'nin AB macerasını beyhude bir çaba gibi göstermek isteyenler, bize Sisyphus örneğini veriyorlardı. Oysa kritik eşiği aşmak üzereyiz."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|