Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Eylül 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Okulların açılması bana hüzün verir


Bazen canım sizlerle sohbet etmek istiyor. Bazen insanın canı hoş dertleşmeyi çeker. Siyasetin dışına çıkmak, günlük yaşamın dışındaki dünya'ya bakmak, daha doğrusu kendini sorgulamak ister.
İşte bugün, o günlerden biri.
Bilmem sizde benim gibi hissediyor musunuz?
Hafta başı olmasının etkisi var galiba. Hafta sonlarında, iki gün süreyle insan kendini dinleyebiliyor. Hayatın bir fırtına gibi gidiverdiğinin farkına varıyor. Derin düşüncelere dalınıyor. Muhasebe yapılıyor... Pazartesi tekrar gerçek dünya'ya dönmek zor oluyor.
Okullu olduğum yıllarda da aynı hisleri paylaşırdım. Yaz aylarında sadece gezilir, tozulur, eğlenilir ve Eylül ile birlikte, okulların açılış günü geldiğinde hepimizi bir hüzün kaplardı. Tatlı hayatın bitişi ve gerçeklerle karşı karşıya kalmanın ürpertisi hissedilirdi.
Zillerin çalışı, hem işbaşı yapmanın, hem de kışın geldiğinin işaretini verirdi. Önce serinleyen hava, ardından soğuyacak. Fırtınalar gelecek, karlar yağacak.
Dersler yavaştan başlayacak, ardından tempo yükselecek ve imtahanlar, karnelerle hayat kavgasına girilecek.
Taaki gelecek Mayıs-Hazirana kadar.
Yine güneş açacak, havalar ısınacak, tempo düşecek ve tatlı hayat başlayacak.
Bir de bakılacak ki, koskoca bir yıl daha geçip gidivermiş.
Ancak, aldıran olmayacak.
Dün okullar açıldı ve hayatın hızlanan temposu içindeki öğrencileri görünce bunlar aklıma geldi.

KIYMETİNİ BİLİN DERLERDİ DE...
Gençlik yıllarımızda, annelerimiz ve babalarımız hepimize aynı sözleri söylemişlerdir...
"Oğlum-kızım, bugünlerin kıymetini bilin. Okurken başarı elde etmek çok daha kolaydır. Zira sadece senin kişisel çalışmana bağladır. Çalışırsan, kazanırsın. Ancak ilerde iş hayatına atıldığında aynı avantajı bulamayacaksın. Başka unsurlar, başka kişiler de senin başarılı olup olamayacağını etkileyecektir. Bugünlerini iyi değerlendir."
Hiç birimiz değerlendiremedik. (İstisnalar haricinde tabii) Annemizin babamızın söyledikleri bir kulağımızdan girdi, öbür kulağımızdan çıktı.
Yazık ettiğimizi de çok geç anladık.
Bugün eminim hepiniz çocuklarınıza, anne ve babanızdan duyup, duymazdan geldiğiniz nasihatleri tekrarlıyorsunuzdur. Onlar da –yine bizim gibi- boş dinliyorlardır.
Siz de içinizden kızıyorsunuzdur.
Boş yere kızmayın.
Kızdığınızla kalacaksınız.
Hayatı akışına bırakın.
Yine uyarılarınızı yapın, ancak sorun haline dönüştürmeyin.
Kendi kendinize "sağlıklı olsunlar, uyuşturucu, kumar veya içki gibi bağımlılıkları olmasın, bana yeter" deyin.

HÜZÜNLÜ GÜNLER ÇABUK GEÇER
Allahtan, hayat öylesine hızlı gidiyor ki, hüzünlü günler de çabuk geçiyor.
Anne ve babalar birkaç gün içinde yazın bitip kışın yaklaşmasına alışıyorlar. Çocuklar da, en fazla 1-2 haftada yeni konumlarına, yeni çevrelerine uyum bağlayabiliyorlar.
Bizim için de öyle değil mi?
Pazartesi günü güç geçiyor. Ancak, Salı günü insan hayatın temposuna alışıveriyor. Cuma günü de göz açıp kapayana kadar geliveriyor.
Bir de bakmışsınız hafta bitmiş.
Böyle hüzünlü tonda başlayan yazılar dahi sonuna doğru değişiyor. Düşünme temposu hızlanıyor ve ertesi günün konularını düşünmeye başlıyorsunuz.
Sizlerle kısacık bir sohbet dahi içimi rahatlattı. Umarım sizin içinizi karartmamışımdır (!) Okulların açılışı beni yıllar öncesine taşıdı.
Merak etmeyin, yarından itibaren yine o bitmeyen ciddi konularımıza geri döneceğiz. Günün gerçekleri bizi bırakmayacak... Aman bırakmasınlar. Geçmişi unutmayalım, ancak geçmiş ile de yaşamayalım.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Hukuk ve ceza siyaseti
CEZA kanunu tartışmaları gösteriyor ki, bazı ...
Melih AŞIK
Türkleri kesmeyin!
Sabah gazetesinde gözümüze ilişen "Türkler'i"...
Fikret BİLA
Telafer ve Özkök - Gül görüşmesi
Aynı günlerde farklı nedenlerle Litvanya'da b...
Hasan CEMAL
Telafer meydanı!
Telafer... Kuzey Irak'ta, Amerikan işgal güçl...
Güneri CIVAOĞLU
Bu da aşılır
Atlar, arabanın hem önüne hem arkasına koşulu...
Can DÜNDAR
Edelman demokrasisi
Amerikan Büyükelçisi Mr. Eric Edelman, 11 Eyl...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimin sorunları nasıl çözülür?
Yeni bir öğretim yılına daha başladık. Hayırl...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme nereye kadar sürecek?
Geçtiğimiz hafta büyüme rakamları açıklandı. ...
Sami KOHEN
Çıkarlar söz konusu olunca...
TÜRKİYE dahil, 10 Avrupa ülkesinde ve ABD'de ...
Mehmet Y. YILMAZ
Küçük kızın gözlerindeki gelecek!..
Uzaktan gelen müzik sesi bana nerede olduğumu...
Derya SAZAK
TCK, zina, 159/1
TBMM, yeni TCK tasarısını görüşmek üzere bugü...
Meral TAMER
Finish'e 5 kala ilk AB kutlaması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kızını evlen...
Güngör URAS
Kişi başı 4218 dolarla 1998'i yakalayacağız
Ekonomimiz bu yıl yüzde 10 büyürse (inşallah ...
Serpil YILMAZ
Kız kardeşler koşun haklarınız gidiyor!
Yazımın başlığında "kız kardeş" kelimesi olsu...
M. Ali BİRAND
Okulların açılması bana hüzün verir
Bazen canım sizlerle sohbet etmek istiyor. Ba...

© 2004 Milliyet