
|
|
|
 |
|
|
'Ben emekliyim, işten güçten bana ne kardeşim'
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un dünya turu bir hafta sonra başlıyor. Holding yönetimine katılması seyahat koşulları nedeniyle sınırlanacak. Ancak hiç kaygılı değil. 'Şimdi nereden çıktı, bu gezi?' diye vazgeçirmeye çalışan ablası Semahat Arsel'e ve yine kendisi için kaygılananlara 'Ben emekli değil miyim?' diyerek kararlılığını gösteren Rahmi Koç, koltuğunu devrettiği büyük oğlu Mustafa Koç'un 'çok iyi gittiğini' belirtiyor
HAKAN ÇELİK
Yoğun bir çalışma temponuz olduğunu biliyorum. Zaman zaman iki asistanınız da yorgunluktan bitap düşüyor. Burada olmadığınız dönemde asistanlarınız biraz rahat nefes alabilecek mi?
Hiç sanmıyorum, artık her türlü teknoloji var yanımızda. Her daim ulaşıp 'neler oluyor?' diye soracağız kendilerine.
Büyük otomobil fuarlarını kaçırmazdınız. Paris Motor Show'da turda olacaksınız. Bu yıl fuarı kaçırıyorsunuz herhalde?
Paris Otomobil Fuarı'nı kaçırır mıyım? 19 Eylül'de tura çıktıktan sonra, önce Atina'ya uğruyoruz. Burada tekneden inip uçağa bineceğim ve doğruca Paris'e geçeceğim. Ford Otosan'dan arkadaşlarımızla buluşup fuarı gezeceğiz. 22 Eylül'de bizim için özel bir program yapılıyor. 23'ünde basın gününde de sanıyorum Paris'te bulunacağız.
İki yıl denizlerde olacaksınız. Siz sık sık İstanbul'a geleceksiniz ama mürettebat çoğunlukla denizde olacak. Mürettebat daha az zahmetli işler varken neden bu kadar zorlu bir yolculuğa çıkmayı kabul ediyor?
Ciddi denizciler için en önemli şeylerden biri referanstır. İyi para kazanmak isterler, ancak böyle bir yolculuk onların mesleki gelecekleri açısından fevkalâde önem taşır. Dolayısıyla çoğu para meselesini birinci sıraya koymadan bize katılır. Ancak ücretleri de makuldür, üstelik onları motive etmek için prim de veririz. Zaman zaman ailelerini görmek için eve dönüş biletleri hazırdır. Sanıldığı kadar kötü durumda değiller! Hatta karadaki birçok insandan iyi durumdadırlar diyebilirim.
'Denizin şakası olmaz'
Uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkıyorsunuz, sizi korkutan bir yanı yok mu bu turun?
Deniz, çok dinlendirici ve keyifli bir uğraştır. Bununla birlikte bir takım tehlikeleri beraberinde getiririr. Açık denizin ve küçük denizin genellikle farklı kuralları vardır. Temel prensip şudur; denizin şakası olmaz. Risk almak doğru değildir. Bir iki kaynak tarafından konfirme edilmemiş bir hava durumu raporu olmaksızın tur programı yapamazsınız. Biz genellikle güzergâhımız üzerinde Amerikan ve İngiliz hava tahmin raporlarını değerlendirerek yolculuğu başlatırız. Dünyanın iklim açısından dengesinin bozulduğunu en çok denizlerde hissediyoruz. Umulmadık yerlerde ve zamanlarda olağanüstü kasırgalar, tufanlar oluyor. Bu sene Amerika'nın güney sahilleri anormal kasırgalar atlattı. Dünyanın bozulan dengeleri herkesin aklını başına almasını sağlamalı.
'Bir iki kez pişman oldum'
Çok zorlukla karşılaşınca, 'Hay Allah neden bu işe giriştim?' dediğiniz oldu mu?
Fena havalarda bir iki kez pişman olduğum oldu. 'Karadaki rahat battı' diye düşündüm. Bir keresinde çok korktum. Dalgalar tekneye ağır zarar verdi. Buzdolabı kırıldı, döküldü, makinaların bütün yağı aktı gitti. Bu olay Atlas Okyanusu'nu ilk kez geçerken başımıza geldi. İyi bir radarımız var. Yaklaşık 75 mil önümüzü görüyoruz, bu da deniz ortamında aşağı yukarı 7.5 saatlik bir zaman demek. Kötü hava koşullarından kaçabilmek için bu kadar bir marjımız oluyor.
Yakınlarınız bu tura karşı çıkıyor mu?
Semahat Ablam, 'Ne gerek var bu tura' dedi. 'Denizlerle boğuşmaya gidiyorsun, işler ne olacak' diyorlar. Mustafa çok iyi götürüyor. Ayrıca 'kardeşim hani ben emekliydim, işten güçten bana ne' diyorum ben de.
Örneğin Atlantik'te ilerliyorsunuz, bir an evvel İstanbul'a dönmeniz gerektiğinde ne yaparsınız? En yakın havaalanına özel uçağınızı mı getirtirsiniz?
Hayır, bu çok gereksiz olur, üstelik çok da pahalı bir iştir zırt pırt uçak kaldırmak. Artık neredeyse dünyanın her noktasından İstanbul'a çok sık tarifeli seferler var.
Göcek tutkunusunuz. Yıllar önce orada turizm işletmeciliği ile ilgilenmiştiniz. Bugün Swissotel'in bulunduğu araziyi satın almak istiyordunuz. Bu proje neden gerçekleşmedi?
Evet, Göcek hakikaten dünyanın en müstesna yerlerinden biri. Biz ilgileniyorduk ama tesis yapabilme imkânı yoktu. Nitekim bugün o bölgeyi satın alan yatırımcı yıllar boyunca çivi bile çakamadı. Bizim yatırım mantığımızda bu kadar uzun süre bekleyebilmek yoktur.
Koç Holding, küresel bir oyuncu olma yolunda mı?
Bizim grubumuz daha çok Avrupa pazarlarını hedef alıyor. Bu ülkelerde kendimizi daha çok göstermek istiyoruz. İngiltere, Almanya, Fransa gibi büyük ülkelerde önemli ölçüde başarılı olduk. Doğu Avrupa'da yeni yatırımlarımız var. Ancak gerçek manada küresel bir oyuncu olmak için dünyanın geri kalan noktalarında da aynı oranda etkinlik göstermek gerekir.
'Yatırımcılar AB'yi bekliyor'
Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmelerine başlayamama ihtimali var mı hâlâ?
Şimdilik işler yolunda gibi görünüyor. Anlaşılan o ki, Türkiye'ye bu aşamadan sonra 'hayır' diyemeyecekler. Avrupa'nın üç güçlü ülkesi İngiltere, Fransa ve Almanya büyük oranda belirleyici olacak. Diğerlerinin itirazı olsa da bu ülkelerin kararlılığı karşısında fazla bir önem taşımaz. Görüşmelere başlarsak ekonomimiz önemli oranda nefes alır. Zira pek çok yabancı yatırımcı bu kararın çıkmasını bekliyordu. Ancak her şey yolunda gitse bile Türkiye'nin tam üyeliğinin 10 - 12 yıldan önce gerçekleşmeyeceğini herkes kabul ediyor. Yalnız bir başka önemli sorun daha var önümüzde, acaba o zamana kadar Avrupa Birliği dağılmadan devam edebilecek mi? Çünkü daha şimdiden AB içinde önemli çatlaklar oluşuyor.
Gazete okumaya vaktiniz oluyor mu?
Yapacak çok şey olunca 24 saati en ekonomik şekilde değerlendirmek zorundasınız. Ben havuzda yüzerken asistanlarım gazete haberlerini ve köşe yazılarını bana okur.
'Ülkeler, olimpiyattan kaçıyor'
Olimpiyatta aldığımız sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye olimpiyat organize edebilir mi?
Üç altın madalyayı da halterden almış olmamız bana göre çok parlak bir sonuç değil. Bilek gücüne dayanmayan spor dallarında da var olmak zorundayız. Olimpiyat işi artık çok pahalı bir faaliyet haline geldi. Birçok ülke bundan kaçıyor. Korkarım dünyada olimpiyat düzenleyecek başka ülke kalmadığında bu iş bizim önümüze gelecek. Sponsorluk ve gelir kriterleri düşünüldüğünde, 1996 Atlanta Olimpiyatları'ndan sonra başarılı bir olimpiyat yapılamadı. Yunanlılar da fena iş çıkarmadılar ama onların harcadığı para 7,5 milyar doları buldu. Bu işi aldıklarına bin pişman oldular. Bu tecrübeleri gördükten sonra Türkiye'nin olimpiyat düzenleme hakkını alması ne kadar iyi olur bilmiyorum. Türkiye daha ortada fol yok, yumurta yokken dünyanın harcamasını yaptı.
Yunanlılar turizmde bizden daha mı ilerideler?
Türkiye çok iyi bir yere geldi ama Yunanlılar bu işi turizm kültürüyle birlikte çok iyi götürüyor. Sayıca daha çok turist çeksek de Yunanlılar'ın kasasına daha fazla para giriyor.
Rahmi M. Koç'un ağzından denizde adab-ı muaşeret
"Adına ister deniz adab-ı muaşereti, ister deniz etiketi deyin, denizciliğin ve yatçılığın kendisine göre uyulması gereken incelikleri ve esasları vardır.
İşte bunlardan bazıları:
Bir dostunuzun yatına binecekseniz, davetli bile olsanız önce müsaade isteyeceksiniz. Yata çıkınca, sahibinden başka, gemicisi ve kaptanının elini sıkarak ona moral ve ehemmiyet verdiğinizi gösterin.
Bir dostunuzun yatına gecelemeye yahut hafta sonu geçirmeye gidiyorsanız bavulla gitmeyiniz, yanınıza yumuşak bir çanta yahut da bir gemici torbası alınız.
Yatacağınız yer size gösterilinceye kadar soyunup dökünmeyiniz.
Akşam size içki ikram edilinceye kadar, içki istemeyiniz.
Hiçbir zaman kapı ağzında ya da trafiği aksatacak şekilde durmayınız.
Masaya kesinlikle çıplak gelmeyin, mutlaka üzerinize gömlek veya tişört geçirin. Hanımlar tek parça mayo giyiyorlarsa, bellerine bir pareo sarmaları şık olur.
Bütün yatlarda tatlı suyu idareli kullanınız.
Bir yatta ne misafir gibi bir kenarda oturup herkesin size servis yapmasını bekleyin, ne de işgüzarlık yapıp, soyunup mutfağa girip, aşçıbaşı olun.
Sizin yat sahibi hakkındaki malumatınız yat sahibinden fazlaysa onu zor durumda bırakacak konuşmalara girmeyin.
Bir yata giderken hiçbir zaman uydurma amblemli ceket veya süeter giymeyin.
|
|
|

|
|