Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ona 'suların şampanyası' diyorlar

1250 yılında kurulan ve adını Aziz Pellegrıno'dan alan İtalyan kenti San Pellegrıno'nun çok özel bir suyu var. O'na, 'suların şampanyası' diyorlar. Yüzyıllar boyunca yerel işletmecilerin elinde bulunan ve 1998'de Nestle tarafından satın alınan San Pellegrıno, bir şarap tadıldıktan sonra içildiğinde tadı sıfırladığı için Dünya Somelyeler Birliği'nce gastronomi ve şarap kültürü ile bağdaşan tek su olarak kabul edilmiş. Türkiye'ye Timur Makzume'nin şirketi Prodis getiriyor. 'A sınıfı restoranlar' ve 40 lüks şarküteride bu yıl ilk altı ayda 200 bin şişe satılmış

TREND / AYLİN SAYEK

San Pellegrino suyunun kaynağı İtalya'nın Milano kentinin 70 km kuzeydoğusu. Yerin 700 metre altından çıkıyor. Palazzalo Ailesi ticarete açmış. San Pellegrino'nun başarılı hikayesi de böyle başlamış. 1899'da Cesare Mazzoni tarafından şişeleme fabrikası kurulana kadar satışı İtalya'yla sınırlı kalmış. 1950'ye kadar modernleştirilen üretim tesisleri, çoğalan ürün grupları ve spor takımlarına sponsorluklarıyla büyümüş.
1998'de Nestle tarafından satın alınan ve dünyanın en ünlü 'dining water'ı (sofra suyu) olarak bilinen San Pellegrino, Dünya Somelyeler Birliği tarafından gastronomi ve şarap kültürü ile bağdaşan tek su olarak kabul ediliyor. Degüstasyonlarda ve tadımlarda sadece San Pellegrino'yu kullanıyorlar. Tadılan iki şarap arasındaki tadı tam alabilmek için gurmeler tarafından da tercih ediliyor. Çünkü tadı sıfırlıyor, bu yemekten şaraba geçerken de geçerli, örneğin şarabınızla yemeğiniz arasında bir yudum San Pellegrino, ikisinin de gerçek tadını alabilmek için ideal olduğu söyleniyor.

Ferrari'nin sponsoru
San Pellegrino, kendini 'dünyanın en iyileri'yle eşleştirmiş bir marka. 'İyi yaşamanın, stil sahibi olmanın ve lüksün' sembolü olduğu için, en ünlü filmlerde, dizilerde sponsor olmadan yer alıyor. Ünlü yelken takımı 'Alinghi' ve F1 yarışlarında Ferrari takımı dahil pek çok spor aktivitesinin sponsoru. Dünyanın en büyük şarap fuarı olan 'Vinitalia' başta olmak üzere pek çok üst sınıf gurme aktivitesinde resmi su olarak yerini alıyor. San Pellegrino'nun iddiası bir trend olarak değil, 'stil' göstergesi olarak; eskimiş değil, 'klasik' bir marka olarak; sıradan değil, 'ulaşılabilir lüks'; elit değil 'özel' olmak. İtalya'nın gelişmiş yemek kültürünü yansıtan bir marka olarak sloganı da 'Hangi dili konuşuyor olursanız olun, İtalyanca yaşayın.'

Türkiye'de Prodis satıyor
San Pellegrino'nun Türkiye macerasına gelince...
Aslında Türkiye'ye ilk olarak ticari anlamda 2002 yılında ithal edilmiş. Ancak, kısa bir süre sonra ana şirketle Türkiye'ye ithal eden şirketin yolları ayrılmış. Altı ay sonra da Prodis tarafından ithalatı başlamış. Prodis genç bir şirket. Sahibi Timur Makzume, markayı, uluslararası bir iş yemeğinde keşfetmiş.
Prodis'le beraber bu ünlü marka yeni bir oluşum içinde, daha odaklı bir stratejiyle Türkiye su pazarına 'tekrar giriş' yapmış durumda. 2003'te kurulan Prodis, 1 Ocak 2004'te 'suların şampanyası' olarak bilinen bu markayı satmaya başlamış. Timur Makzume, Acqua Panna, sonra ise adını vermekten kaçındığı başka bir 'iyi su' markasını da Türkiye'ye getirmeyi planlıyor.
Prodis, San Pellegrino'nun dağıtımı için CPD (Consumer Product Distribution) ile ortak çalışıyor. CPD'nin Türkiye'ye ithal ettiği markalar arasında Amerika'dan Heinz ketçap ürünleri, Kikkoman soya sosu ürünleri, Celestial Seasonings bitkisel çayları, Kanada'dan Brunswick sardalyaları da var.

2 milyon şişe hedefi
2005 yazına kadar Antalya'daki beş yıldızlı otellerde de yer alacaklarını belirten Timur Makzume'nin verdiği bilgiye göre, eskiden yılda 200 bin şişe San Pellegrino satılırken, kendileri devraldıktan sonra ilk altı ayda 200 bin şişe satmışlar. Şarküterilerde çeyrek litrelik şişelerinin fiyatı 1 milyon 800 bin, üç çeyrek litrelik şişelerinin fiyatı ise 3 milyon 100 bin lira. Restoranlarda, fiyatlar değişiyor.
Makzume, 2005 için hedeflerinin, 2 milyon şişe satmak, satış noktalarını İstanbul'da 500, Ankara'da 200, güney sahillerinde ise 500'e çıkarmak olduğunu belirtiyor.

Lüks restoranlarda bulunuyor
Makzume'nin verdiği bilgiye göre, San Pellegrino şu anda İstanbul, Ankara, ve İzmir gibi büyük şehirlerin yanı sıra Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi tatil bölgelerinde de bulunabiliyor. Makzume, "Bütün A sınıfı restoranlarda San Pellegrino sunuluyor. Örneğin Loft, Vogue, Da Mario dahil bütün Doors grubu restoranları, Sushi Mori, Armani Cafe, Zanzibar bunlardan sadece birkaçı. Restoran ve otel olarak 120 noktada San Pellegrino içiliyor. Onun dışında Migros dahil olmak üzere İstanbul en iyi 40 şarküterisinde bulunuyor" diyor,
Amerika'da nereye gidilirse gidilsin, bütün iyi restoranlarda 'su mu alırsınız, San Pellegrino mu diye sorulduğunu ve sadece New York'ta günde 65 bin şişe San Pellegrino satıldığını hatırlatan Timur Makzume, markanın, Türkiye'deki yeme içme kültürüne de çok uygun bir marka olduğunu belirtiyor. Makzume'nin bir de tavsiye yollu uyarısı var:
"Özellikle şarap içilen yemeklerde, eğer San Pellegrino varsa, sekiz derecede, İngilizce de 'crisp' denilen şekilde keskin bir soğuklukta, donmadan yani mineral yapısının bozulmadığı bir soğuklukta servis edilmeli. Sunum çok önemli. Bu yüzden garsonlara eğitim veriyoruz. Bir gün süren eğitimde, tarihçesini ve kalitesini içeren bir tanıtım filminden sonra su tadımı yapılıyor. Suyun farkını anlayabilmeleri için San Pellegrino ile beraber üç ayrı markada su tattırıyorlar. Böylece yemek sırasında müşterilerine San Pellegrino'yu bilerek ve inanarak servis ediyorlar."

NATO toplantısında içildi
Makzume'nin verdiği bilgiye göre, geçtiğimiz aylarda Türkiye'de yapılan NATO toplantısında da San Pellegrino içilmiş. Toplantıya catering hizmeti veren Borsa Lokantaları, Prodis'ten su sağlamış. Otellerde her sezon düzenlenen tematik yemek haftalarında da yer aldıklarını belirten Timur Makzume, "En son İzmir Hilton'da 'Pirates Night' (Korsanlar Gecesi) organizasyonunda yer aldık. Bu gecede özel şaraplar sunulduğu için biz de San Pellegrino suyu sağladık" diyor.

Çıktığı kenti ihya etti

1250: Adını, Aziz Pellegrino'dan alan San Pellegrino şehri kuruluyor.
1509: Suyla ilgili uzun bilimsel araştırmalar yapan Leonardo Da Vinci, San Pellegrino 'mucizesi' için şehri ziyaret ediyor.
1782: San Pellegrino suyu ilk defa analiz ediliyor.
1839: Şehrin ünü dünyaya yayılıyor ve turist akınına uğruyor. Seyahat kitaplarında 'hastalıklara çare' olarak yazılıyor.
1841: Ester Palazzalo, kaynak yapılarını satın alarak 'spa' haline çeviriyor.
1899: San Pellegrino ilk defa yasal olarak şişeleniyor. n 1907: Grand Hotel ve Casino kuruluyor.
1908: İhracatı başlıyor.
1932: San Pellegrino, portakal aromalı gazoz üretmeye başlıyor.
1957: Diğer su markası Acqua Panna'yı satın alıyor.
1988: Fransa'ya ithal edilen ilk su markası oluyor.
1998: Marka, Nestle tarafından satın alınıyor.

BUSINESS
 İşe ağlayarak başladı, şimdi yüzü gülüyor
 Editörden
 'Patronun oğlu' olduğunu bilseydiniz bahşiş vermezdiniz
 Babalarının bakkal tezgâhından geçtiler, 35 süpermarket açtılar
 40 ülkeye bilardo masası ihraç ediyor
 Aile şirketi batıyordu, gençler koştu, pazar lideri yaptılar
 Ona 'suların şampanyası' diyorlar
 Finansçılar, 'marka' hesabını soruyor
 1.5 milyona tabldot satana 'değirmenin suyu'nu soran yok
 Pasaport numarası: 039637
 30 ülkede fuar düzenliyor, Türk şirketlerini dünya ile buluşturuyor
 Ar - Ge harcamalarında birçok vergisel teşvik var
 'AB üyesi Türkiye' ABD'nin işine gelir mi?
 Müflis FAO Schwarz, pahalı oyuncaklarla geri dönüyor
 Seks ve ceza
 Sipariş gelince, siren çalıyor!
 Şarap müzayedeleri için ülke ülke dolaşıyorlar





© 2004 Milliyet