
|
|
|
 |
|
|
'AB üyesi Türkiye' ABD'nin işine gelir mi?
The Economist, Türkiye'nin AB'ye girmesinin ABD'nin ve Avrupa'nın ne derece çıkarına olduğunu inceleyen bir makale yayımladı. Dergide yer alan analizde, 'AB üyeliği ile Türkiye Batı'ya çıpa atar, terörizme karşı güçlü bir duvar olur ve Müslüman dünyaya örnek bir demokrasi haline gelir' şeklindeki ABD kaynaklı argümanlara karşı, AB tarafında çok da gizlenmeyen bir varsayıma işaret edilerek şöyle deniliyor: Türkiye, Avrupa içinde Amerikan taraftarı hissiyata payanda olabilir ve ABD'ye karşı bir ağırlık oluşturan Fransa gibi ülkelere karşı denge unsuru oluşturabilir
HAZIRLAYAN: SERKAN ARMAN
Ekonomi dergisi The Economist, Türkiye'nin AB'ye girmesinin ABD'nin ve Avrupa'nın ne derece çıkarına olduğunu inceleyen bir makale yayımladı. Dergi, eylülde ABD Başkanı George Bush'un Boğaz'da AB'ye seslenerek 'Türkiye'yi alın' çağrısı yaptığında, Avrupa'nın soğuk bir tepki verdiğini hatırlatarak başlıyor konuyu incelemeye ve ABD'nin bu konudaki baskısına hiç iyi gözle bakılmadığının altını çiziyor.
'Teröre karşı duvar'
Dergi, şöyle devam ediyor: "Ancak Amerikalılar, Türkiye'nin adaylığını desteklemekte direkt çıkarları olduğunu düşünüyor. Foreign Affairs dergisinin son sayısında yazan New York'taki Dış İlişkiler Konseyi'nden David Phillips, 'AB üyeliği ile Türkiye Batı'ya çıpa atar, terörizme karşı güçlü bir duvar olur ve Müslüman dünyaya örnek bir demokrasi haline gelir' diyor. Bu tip geleneksel fikirler içinde çok da gizlenmeyen bir varsayım vardır: AB'ye katılan Türkiye, Avrupa içinde Amerikan taraftarı hissiyata payanda olabilir ve ABD'ye karşı bir ağırlık oluşturan Fransa gibi ülkelere karşı denge unsuru oluşturabilir."
Ancak dergi, Türkiye'nin Avrupa içinde Amerikan taraftarlığını güçlendireceği beklentilerinin boşa çıkabileceğini de belirtiyor. ABD dış politikasına yönelik olumsuz fikirlerin Türkiye'de güçlü olduğunu aktaran dergi, 'German Marshall Fund'un araştırmasından rakamlar aktararak bu görüşünü destekliyor. Araştırmaya göre, Türkiye'de Bush yönetiminin dış politikasını onaylamayanların oranı yüzde 62'yken, bu rakam AB'nin dokuz ülkesinde yüzde 40.
Süpergüç olma hayali
"ABD'nin Türkiye'nin adaylığına bağladığı umutlar abartılı olabileceği gibi, Avrupa'nın korkuları da yersiz olabilir" diyor The Economist ve şöyle devam ediyor:
"Korkular özellikle, göçün, yani büyük bir ülkeyi kabul edip Hollandalı Komiser Frits Bolkenstein'ın belirttiği şekliyle Avrupa'nın daha İslami hale gelmesinin etrafında dönüyor. Bunun yanında bir de stratejik düşünce var. Türkiye'nin AB üyeliğinin savunucularından Fransa eski başbakanlarından Michel Rocard, 'Franco - Germen elit, Türkiye'nin AB'ye girmesine iyi bakmıyor' diyordu. Çünkü bu Avrupa'yı ABD gibi bir süpergüç yapma hayalini zedeleyebilir. Bu fikrin arkasında, içinde Türkiye olan bir Avrupa Birliği'nin dünya sahnesinde birlik içinde hareket etmek için fazla 'karma' olacağı düşüncesi yatıyor."
Türkiye - ABD stratejik işbirliğinin, "laik askeri elit"in geleneksel politikası olduğunu belirten makale, bu kesimin NATO üyeliğini Türkiye'nin Batı'ya yönelişinin simgesi olarak gördüğünü dile getiriyor. AB üyeliğinin bu politikaya bir alternatif oluşturabileceğini savunan The Economist, böylece NATO'nun ve ABD'nin "generaller için bile" önemsiz hale gelebileceğini söylüyor ve AB üyeliği için gerçekleştirilen demokratikleşmenin ordunun nüfuzunu azalttığına dikkat çekiyor.
'AB'nin askeri yumruğu yok'
The Economist, şöyle yazıyor: "Türkiye'nin büyük bir ordusu var. AB'nin küresel nüfuz rüyasındaki en büyük eksik askeri bir 'yumruğu' olmaması. Türkiye'nin yarım milyonun üzerinde askeri olan ordusu Fransa'nın, Almanya'nın ve İngiltere'nin ordularından büyük. Fransa'nın küresel tutkularının Türk askerleriyle desteklenmesi; işte bu ilginç bir kombinasyon olurdu."
|
|
|

|
|