Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
"Bu filmde Bağcılar da var Buzada da"

Yönetmen Fatih Akın şimdi de bir belgesel çekti. "İstanbul'u Dinliyorum" adlı yapımda Ceza'dan Sezen Aksu'ya, Erkin Koray'dan Orhan Gencebay'a birçok müzisyen Akın'ın objektifinin karşısına geçti. Akın: "İstanbul'da her şeyin aşırısı var. Güzel çok güzel, fakir çok fakir. O yüzden bu filmde Bağcılar da var, Buzada da" diyor

YİĞİT KARAAHMET

Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülü alan "Duvara Karşı"nın yönetmeni Fatih Akın "İstanbul'u Dinliyorum" adlı belgeselinin çekimlerini tamamladı. Ve eğer montajını yetiştirebilirse Berlin Film Festivali'nin açılış filmi olarak gösterilecek. Bu belgesel neyi mi anlatıyor? Almanya'lı müzik grubu Einstürzende Neubaten'in üyesi Alexander Hacke'nin çeşitli sanatçılarla birlikte şehrin belli yerlerinde İstanbul'un sesini aramasını anlatıyor. Hacke, "Duvara Karşı"nın da müziklerini yapmıştı. Belgeselde de Fatih Akın'ın alt egosunu oynuyor. 500 bin euro'ya mal olan belgeselin bundan sonraki aşamalarının Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenmesi bekleniyor.
Bu belgesel vesilesiyle buluştuğumuz Fatih Akın röportaj yeri için Büyük Londra Oteli'ni seçince hiç şaşırmadım. Çünkü bu otelin onun için çok özel bir yeri var. "Duvara Karşı"da da sıkça kullanılan mekanın belgesel için bu sefer Müzeyyen Senar'a ev sahipliği yaptığını anlatıyor Akın. Biz röportaja gittiğimizde de yandaki sokakta bir esnaf lokantasında yemek yiyordu. Garson belli ki Akın'ı çok seviyor çünkü ısrarla birlikte fotoğraflarını çekmemizi istiyor. İki yıldır orada yemek yiyormuş ve dost olmuşlar artık.

"Duvara Karşı" gibi başarılı bir filmin hemen ardından bir belgeseli çekmeyi neden tercih ettiniz?
Bu belgeselin fikri zaten "Duvara Karşı"yı yaparken çıkmıştı. Müzik için çok iyi bir ekiple çalıştık. Ve elimizde bir sürü kullanamadığımız müzik vardı. "Abi, bu güzel şarkılar ne olacak?" diye düşünürken "En iyisi ben bunun arkasından bir belgesel yapayım" dedim. İstanbul çok büyük ve karmaşık bir yer. Bunun hepsini bir kadraja sokmak imkansız. Şu ana kadar toplam 160 saatlik malzeme çektim. Eğer istediğim her şeyi kullanabilseydim en az 10 saatlik bir film yapmak zorunda kalırdım. Madem biz bunu 90 dakikaya sığdıracağız adı 'İstanbul'u Dinliyorum' olsun" dedim.

Nasıl bir yer sizin İstanbul'unuz?
Büyük Londra Oteli İstanbul'u. Odakule, Tünel, Bağcılar, Merter, Kadıköy, Moda... Etiler de var biraz. Ayrıca ben sanatçıların İstanbul'unu da yakalamak istedim. Ama bu Kral TV ya da Televole'deki gibi değil daha gerçekçi bir şey olsun diye çalıştım.

Kendinizi ait hissetmediğiniz semtleri görmezden geldiğiniz oldu mu?
Ben tarafsız bir film yapmak istedim. Belgeselde tarafsız olmak gerekir. Benim hayat felsefemde herkes eşittir. Zenginlik ya da fakirlik beni ilgilendirmiyor. Mekana bakarsak Reina, Lalia ya da Mojo olsun belli bir kitleye hitap ediyorlar. Ama sokakta herkes eşit. Tinerci de, brokır da, lap-toplu adamlar da var sokakta.

Hayat görüşünüze uzak mekanlara yer vermediniz mi?
Buzada gibi yerlerden hoşlanırım. Güzel yemek, efendi garsonlar, güzel bir mekan... Sunset'e gidip yemek yemek de hoşuma gidiyor. Karşı değilim. Bu yüzden bunlar da var filmde. İstanbul aşırı bir şehir. Güzel insan çok güzel, zengin çok zengin, fakir de aşırı fakir. Bağcılar da var, Buzada da var filmde.

Belgeselde birçok müzisyen var. Bu isimler neye göre seçildi?
İlk başta Batı ve Doğu müziğini birleştiren altı sanatçı vardı. Projenin konsepti buydu. Mercan Dede, Orient Expressions, Sezen Aksu gibi isimlerdi bunlar. Sonra bu sanatçılarla konuştukça bu grupları etkileyen isimleri de öğrendik. Mesela Replicas gibi bir grubun Erkin Koray ve Orhan Gencebay'dan beslendiğini öğrendik. Ve bu olayı tam anlatmak için Erkin Koray ve Orhan Gencebay'la da görüşmek lazım dedik.

Belgeselde yer alanlar ücret aldı mı?
Sokaktakinden Sezen Aksu'ya kadar herkes bu filmde bedava yer aldı. Hepsine teşekkür ediyorum.

Hamburg'da yaşıyorsunuz. Mesela Hamburg'un ya da Almanya'nın sesi belgeseli yapabilir miydiniz?
Öyle bir şey olamaz. Türkiye'nin ve Almanya'nın farkını bu belgeselle öğrendim. Burada belli bir sahiplenme var. Mesela Replicas, Erkin Koray'ı sahipleniyor. Ceza, Sezen Aksu'ya sahip çıkıyor. Bu Almanya'da kesinlikle yok. Oradaki bir punkçının ondan evvelki nesle sahip çıkması yok. Kendi kültürünü korumak iyi bir şey değil gibi görünüyor.

Belgeseliniz yine Berlin Film Festivali'nde mi gösterilecek?
Yetiştirirsem evet. Ben onlara belgeselim var "Yarışma bölümünde oynatır mısınız?" dediğimde "Biz onu açılış filmi yaparız" dediler. Artık top bende.

"Duvara Karşı müziklerin üzerine yazılan bir film"

Belgesel çekmekle uzun metraj film arasında ne gibi farklar var?
Filmi yönetirken makyaj, giyim olsun her şey kontrolüm altında. İstediğimi yapabiliyorum. Belgeselde gerçekliği yaratmıyorsun, yakalamaya çalışıyorsun.

Bir filmin sondtrack'i de çok önemlidir. Mesela Tarantino filmlerinde müzikler de en az film kadar hatırlanıyor. İzlerken sanki yönetmen kendi arşivinden seçtiği şarkıları çalıyor gibi hissediyoruz. Sizin filmlerinizde de bu duygu var. Özellikle Duvara Karşı'da bunu hissettik.
Müzik bir filmde duyguyu yaratır. Doğru şarkıyı seçmek lazım. Ben DJ olduğum için bu konuda daha tecrübeliyim. Ben müziğin gücüne çok inanıyorum. "Duvara Karşı"da şarkılar senaryodan önce belliydi. İlk kez böyle çalıştım. Işık kullanmadım ama müziğe para yatırdım.

Senaryo belli değilken nasıl şarkı seçebiliyorsunuz?
Karakterlere göre. "Duvara Karşı"da Sibel'in müzikleri ne olabilir diye düşündük örneğin. Ve "Ağır Roman"daki şarkıyı aldık. Sultana gibi kız hiphopları aldık. Cahit karakterine de uygun olarak Nick Cave, Depeche Mode şarkıları seçtik.

"Baba Zula Boğaz'da 24 saat konser verdi"
Bize ön görüşmelerde "Biz ne Asya'lıyız ne de Avrupa'lıyız. İkisinin arasındayız ve bizim çekimleri aslında Boğaz'da yapmalıyız" dediler. Bunun üzerine biz de bir tekne tuttuk. Baba Zula o teknenin üzerinde Boğaz'da 24 saat konser verdi.

"Erkin Koray'ı Rock'n Coke'ta 10 bin kişinin önünde çektim"
Onu ilk başta evinde kendi kendine gitar çalarken, kayıt yaparken çekmeyi düşünmüştüm. Sonra Rock'n Coke'ta 15 yıl sonra ilk kez eski grubuyla çıkacağını öğrenince orada on binlerce kişinin önünde çekmeye karar verdim.
O söylerken ben de sahneye çıkıp oradan çektim.

"Selim Sesler, bir Trakya meyhanesinde çaldı"
İstanbul'dayız ama seyirciye filmin ortasında bir mesafe gerekiyordu. Bir ara verelim, İstanbul'u terk edelim, bir gezi yapalım dedik. Selim Sesler'le birlikte kalktık Keşan'a gittik. Onun çekimleri Keşan'da bir Trakya meyhanesinde, oradakilerin arkadaş çevresinde çekildi. Sonra da bir Roman düğününe gittik ve düğünde çaldı.

"Ceza'nın çekimi için bir dövmeciye gittik"
Çekimlerini Kadıköy ve Üsküdar'da yaptık. O ve arkadaşları Kadıköy Gangstası diye bir örgüte takılıyor. Ve hepsinin takıldıkları bir mekan var Kadıköy'de. Bir dövme atölyesi ama aynı zamanda tişört falan da satıyor. Ceza'nın kaydını orada yaptık.

"Replicas ile Babylon'un da filme girmesine sevindim"
Babylon'da yaptık çekimleri. Zaten Babylon'un filmde özellikle geçmesini istiyordum.

"Orient Expressions DJ'leriyle kulüplerdeydik"
Bu belgeselde DJ olarak Orient Expressions DJ'lerinden Yakuza ve Murat Uncuoğlu var. Onları da Crystal, Parkorman gibi kulüplerde çektik.

"Duman gibi gruplar bu belgeselin rock yüzü"
Çekimleri Mojo'da yapıldı. Çünkü onlar oranın çocuğu. Duman, Replicas gibi gruplar bu belgeselin rock yüzünü temsil ediyorlar.

PAZAR
"Uruk kentini 20 günde kuracağız"
"Eğreti gelin, dayımın sevgilisiydi"
"Bu filmde Bağcılar da var Buzada da"
O en seksi süper kadın kahraman
İskender'in kentinde sanat
Botoks ile meme kaldırma
Hırs, entrika ve aşk "Harem"de
"Yerde yatmasın nurda yatsın"
Paris II'nin batırılma hikayesi
Hazineler günışığına çıkıyor
Batan geminin şampanyaları
Çağdaş Türk resminin ilk ressamları bu sergide
Mazhar Osman'a iki, biiiir...
Karya Kraliçesi'nin sofrası
Utanç verici son tedhiş olayı
-12 Eylül'de ne oldu? -ABD güvenlik seviyesini artırdı
Sevgiyle örülmüş öğretici denemeler
Okulöncesi Eğitim Haftası
Fahrenheit'ın eğrisi doğrusu





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Yasemin Çongar

© 2004 Milliyet