|
 |
|
|
Şahane üç puan
Bu lig, farklı lig... Dört gün önce oynanan Akçaabat Sebat maçının konsantrasyonuyla, Şampiyonlar Ligi konsantrasyonu birbirinden çok farklı...
Maçta yorulduğun dakikalar oluyor, ama vücuttan vermeye devam ediyorsun. Fenerbahçe de maç boyunca bunu yaptı. Özellikle 10 kişi kaldıktan sonra, kalpleri de ortaya koyup, daha fazla mücadele ettiler. Zaten mücadele etmezsen puan muan alamazsın bu ligde.
Kimlerine göre Sparta Prag kötü takım... Asla katılmıyorum... Canlı, tecrübeli, sakin, ayağa pas yapan ve en az Fenerbahçe kadar da duran topları iyi kullanan bir ekip... İlk 15 dakika "eyvah" dedim. Prag maça müthiş bir presle başladı, on dakika Fenerbahçe'yi yarı sahaya hapsetti. Allah'tan 16. dakikada ilk tehlikeli atağımız kornerle sonuçlandı ve klasik Fenerbahçe golü geldi. Bu bütün oyuncuları olumlu etkiledi. Maçın son 25 dakikasına kadar da Fenerbahçe'yi oyuna ortak etti. Sarı - Lacivertliler, attığı golle şoktan sıyrılıp, ayağa pas yapan, kendine güvenen, özellikle de rakibin en zayıf noktası olan sol beklerinin üzerine giderek, Serhat ile etkili oldu. Serhat bir - iki stopu iyi yapabilse, fark açılabilirdi.
İkinci yarıda da Servet atılana kadar farklı bir görüntü yoktu... 10 kişi kalınca, Fenerbahçe savunmaya çekildi. Hücum bile yapamaz oldu.
Sparta Prag oyun içinde pozisyon bulmadı, ancak kenarlardan etkili oldu. Duran toplarda da korkulu anlar yaşattı. Bu dakikalarda tecrübeli Rüştü, top toplayıcı çocukla kavga ede ede bir 5 - 6 dakikayı yedi.
İyi futbol oynamasa da Fenerbahçe'de mücadele etmeyen oyuncu yoktu. Aurelio yine mükemmel oynadı. İki kenar oyuncusu Deniz ve Ümit stoper oldukları için kademelerde hata yapmadı. Ancak Alex beklentilerin çok uzağındaydı. Hatta Daum'un uzatma dakikalarına kadar dayanması beni şaşırttı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|