|
 |
|
|
G.Saray şeffaflığı
Geçen hafta yazmıştım ya; Seyrantepe'ye sarı kırmızı bayrak dikerek yüzlerce dönüm kamu malını "irada kaydeden" Galatasaray'da, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diye, işte ilk ip uçları İkinci Başkan Sayın Ergun Gürsoy'dan geldi.
Sanki Galatasaray'ın sırtından kalkan "gelecek endişesi" Gürsoy'u da kendine getirmişti. Bilinen ve umulan bir Gürsoy vardı karşımızda. Yaptığı açıklamada "Hagi ile bağıra çağıra anlaşıyoruz" dedi.
Müthiş... Postmodern bir şeffaflık örneği!
Hadi bakalım; "Galatasaray teknik direktörü ile yönetimin arasında kara kedi var" tahminleri yazsın şimdi biri... Hepsini bir kalemde sildi attı sayın Gürsoy.
Sonra Saidou meselesi... Medya olayı ufak ufak kaşırken, Ergun Gürsoy'un giyotini bir kez daha indi:
"Saidou sakatlığı geçmesine rağmen oynatılmıyorsa müdahale ederiz". Nerede kaldı şimdi "Hagi'nin Saidou kaprisi" haberleri?..
Sayın Gürsoy'un "tezcanlı açıksözlülüğü" hep vukuat yaratacak değil ya; bu sefer usta elde keskin bir neşter gibi Galatasaray takımına yapışan iltihapları kesti temizledi.
Örnek olsun
Kim ne derse desin, ben böyle dobralığı tek geçerim...
Dedikodudan şikayeti olan mı var; örnek alsın... Köstebekten şüphelenen mi var; onlar da açık olsun, köstebekleri işsiz bıraksın. Böyle şeffaf olacaksın vesselam. Cim - Bom'un, Seyrantepe'den sapıp değişen yol haritasında, otobana çıkan Ergun Gürsoy gibi dedikoduyu kendi suyunda haşlayacaksın...
Elbette, söyleyene değil söyletene de bakmak lazım. Daha geçen haftaya kadar "Küstüm Şov"un Gayrettepe versiyonunu yaşayan Ergun Gürsoy'u kendine getiren, Seyrantepe piyangosudur besbelli.
Üç büyüklere devletin türlü çeşitli sübvansiyonlar yapması ne kadar adaletli; o ayrı ve hüzünlü bir konudur ki tartışılır... Tartışılacaktır.
'Hoca'ların gazabı
Dikkatinizi çekti mi, televizyonlarda yorum yapan mütekait hakemler (eski lafı şık olmuyor. Emekli desek, Zonguldak maden ocaklarından emekli olanlara ayıp oluyor... Hem, hangi hakemin hakemliğe ne kadar emek verdiği de henüz kesinleşmedi; onların emekliliği TV'den olacak besbelli) ilk defa bir kararda birleşti:
"Sergen ayıp etti"...
Tamam da, Sergen'i "kural cahili" olarak tanımlayan "hoca" mahlaslı bu kişiler, birbirlerinin tam tersi pozisyon değerlendirmeleri yaparken ne oluyordu ? Ben bu güne kadar hepsinin birden tartışmalı bir pozisyonda aynı fikirde olduğunu hatırlamıyorum. Ama ne zaman ki Sergen kendi pozisyonu için "penaltı" dedi, el ele verip çullandılar. Neden peki ?
Bence kötü anılarını hatırladılar. Sahada kendilerini kandırıp ele güne rezil eden uyanık futbolcuların intikamını Sergen'den aldılar.
Bu bir empati... Kendilerini sahadaki hakemin yerine koydular. Umarım empatilerini her hafta tekrarlarlar. Umarım her hafta aynı pozisyonlara aynı yorumu yaparlar.
Olan Sergen'e oldu... "Sergen ayıp etti" diyorlar ama, futbolun içinde var olan ve yakalanması halinde müeyyidesi bulunan bir uyanıklık için "kuyruk acısı" ile bu kadar coşmak fazla değil mi acaba?
'Kapatalım gitsin'
Gıpta ediyorum halter federasyonu başkanı sayın Kenan Nuhut'a...
Keşke ondaki rahatlığın onda biri bende olsa.
Yahu, şampiyon sporcuları ekranda "Sulukule münazarası" yapıyor, sayın başkan, "Bizim federasyonumuzu bağlamaz" diyor. İkinci derece cinayetten tecavüze, gasptan darpa suçlamalar havalarda uçuşuyor, Kenan Nuhut, "üzgün" olduğunu söylüyor. Bakanlar, genel müdürler, müfettişler vızır vızır koşuşturuyor, halterin başındaki sorumlu kepengi indirmeye niyetli, "kapatalım gitsin" diyor.
Bir zamanlar, Maarif vekili istedi beceremedi... Okullar olmasa ne güzel idare edecekti Milli Eğitim'i. Sayın Nuhut da aynı kafada:
"Ah şu büyük bayanlar şubesi olmasa"...
Kara mizah nakavt
Halter'in "barı çıktı" ya; bayan boks milli takımı önlemini almış!.. Milli Takım kampında sporcular televizyon izlerken, ekranda öpüşme sahnesi varsa sorumlu hocalardan biri koşup televizyonu kapatacakmış.
Neden ? Gençlerin canı çekmesin diye her halde.
Kara mizah bile üç yumrukla nakavt oldu işte...
Bayan boksunda ne olur ne olmaz diye antrenör de aynı cinsten seçilmiş. Yanına da bir erkek hoca verilmiş ama "dini bütün" kategorisindenmiş!..
Aczimendi şeyhi kadar dindar değildir inşallah...
Yahu bu işin çok daha kesin sonuç vereni var:
Bundan böyle bayanların yaptığı ağır sporların kamplarında "harem" uygulamasına geçilsin. İçeri erkek sinek girmesine bile müsade edilmesin. İlla ki gerekiyorsa, vatan millet uğruna biraz fedakârlık etsin arkadaşlar ve ameliyat masasına yatsınlar. Şampiyon çıkaramazlarsa kaset çıkarırlar.
Tombala
Parlamento seçimleri yeni yapılmış, geçtiğimiz sezonda Antep deplasmanındayız. Yemekte tam karşıma düşen Ata Aksu'ya "Tek parti iktidara gelmiş, bu federasyonu size yedirmezler. Ya uzlaşacaksınız, ya kaybedeceksiniz" dediğimde, asla siyasi baskıya boyun eğmeyeceklerinden bahsetmişti Federasyon Asbaşkanı. Zaten baskı olmadığını, olamayacağını söylemişti. Tam bir iktidar sarhoşluğu gibi.
Zaman beni haklı çıkardı. Parlamento tecrübesi de bulunan Ata Aksu, demek ki geleceği tahmin edememişti.
Geçen gün Telegol'e çıkıp açıklamalarda bulundu sayın Aksu. Yaptığı sadece "malumun ilanı" idi ve söylediği şeyleri her aklı başında yorumcu aylardır yazıp çizmişti.
Türk futbolunu "tombaladan çıktı" dediği başkan Bıçakçı ve federasyonuna teslim edenlerin en başında sayın Aksu'nun kendisi vardı. Kasıtlı olmayabilir; ama zamanı ve koşulları yanlış değerlendirip gereken önlemleri almamak da insana seçim kaybettirebilir. Söylediği gibi eski federasyonu arayacaksak, kamusal alanda tombala oynanmasına zemin hazırlayanlardan biri olarak sayın Aksu, bir kat daha basiretsizdir.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|