Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kanun yapmak...


YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fazlası görülecek. Medeni kanun, ceza kanunu, ticaret kanunu gibi "kodifikasyon" (müdevvenat) denilen temel kanunlar eksiksiz, kusursuz olamaz.
1926'da İsviçre'den bazı rötuşlarla aldığımız Medeni Kanun'da zamanla o kadar çok değişiklik yapıldı ki, birçok kimse "Yabancı kanun milli bünyemize uymuyor" dedi.
Halbuki, gerçekten milli bir 'kodifikasyon'umuz olan Mecelle'nin bazı bölümleri baştan eksikti, zamanla da değişiklikler yapma ihtiyacı ortaya çıkmıştı.
'Kodifikasyon' türü kanunların önemi, yeni bir "sistem" getirmesidir. Yeni Ceza Kanunu da böyledir.
Yürürlükte olan (eski) kanun, "genel hükümler"den sonra "devletin şahsiyetine karşı suçlar" bölümüyle başlar. 'Devletçi' bir kanundur.
Yeni kanun ise "insanlığa karşı suçlar" ile başlıyor. Sonra sırayla "birey"e, "toplum"a ve "devlet"e karşı suçları düzenliyor. Ceza felsefesinde önemli ve çağdaş bir değişimin ifadesidir bu.
"Töre cinayetleri"nin ceza indirimiyle ödüllendirilmesine son veren, işte bu yeni felsefedir!
* * *
HUKUK ve hayat arasındaki münasebete bir örnek: Yeni kanunun 67. maddesinde yer alan "zamanaşımı" konusunda Meclis'te son anda yapılan değişiklik...
Tasarının hazırlanmasında büyük emeği geçen seçkin hukukçularımızdan Doç. Dr. Ahmet Gökçe'ye sordum. Yaptığı detaylı izahı şöyle özetleyebilirim.
Mevcut (eski) kanunda bir "zamanaşımının durması", bir de "zamanaşımının kesilmesi" var.
Yeni tasarıyla "zamanaşımı" süreleri uzatılıyor ama "zamanaşımının kesilmesi"ne yer verilmiyor. Bu durumda, eskiden işlenmiş suçlar zamanaşımı yüzünden soruşturulamaz hale gelebilir, sanki affa uğramış gibi olabilirdi!
Bunu önlemek için tasarıya "zaman kesilmesi" eklendi, eski suçların 'affa uğramış gibi' işlem görmesi önlendi.
Dahası, bundan sonra, toplu bir soruşturmada, mesela toplu bir yolsuzluk soruşturmasında, sanıklardan biri bile tutuklansa, diğer sanıklar hakkındaki zamanaşımı da "kesilmiş" olacak. Son derece isabetli...
* * *
DEVLET aleyhine suçları düzenleyen tasarı maddeleri hemen bütün modern ceza kanunlarında vardır. Devleti, rejimi ve milli sembolleri korumayan bir hukuk düzeni düşünülemez.
Bununla birlikte, bizim yargı kültürümüzde 'devletçi' eğilim çok güçlüdür. 312. maddeyi liberalleştiren kanun değişikliklerine yargının direnmesi bunun örneğidir.
Bu sebeple, yeni ceza felsefesine aykırı 'içtihat'lar üretilmesini önlemek için, kavramların çok net olması gerekir. Mesela tasarının "Anayasa'yı ihlal" ve "hükümete karşı suç" maddelerinde yer alan "cebir ve tehdit" terimini "cebir ve şiddet" olarak değiştirmek gerekir.
"Örgüt kurma" ve "temel milli yarara aykırılık" suçlarının tarifinde de, muğlak siyaset biliminin değil, net ceza hukukunun, özellikle de kanun maddelerinin terimleri kullanılmalıdır.
Tasarı elbette kusursuz olamaz. Ama elbette ileri bir adımdır. Mecelle ve Medeni Kanun'dan sonra üçüncü milli kodifikasyonumuzdur.
AKP-CHP işbirliği de 'milli kodifikasyon' ruhuna uygun, alkışlanacak bir tavırdır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kanun yapmak...
YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fa...
Çetin ALTAN
"Ah'ım gibi ah, var mı acep ah'lar içinde"...
TATİLDEKİ TBMM'nin olağanüstü toplantıya dave...
Melih AŞIK
İşbilir Malatyalı
Arkadaşımız Fahrettin Fidan dün Meclis kulisi...
Fikret BİLA
ABD ve Osman Öcalan
Milliyet'ten Namık Durukan ve Altan Burgucu, ...
Hasan CEMAL
Askerle sivil!
Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde...
Yılmaz ÇETİNER
Telafer'in bir fincan acı kahvesi!
İlaç ismi gibi Tel Afer değil, Telafer diyece...
Güneri CIVAOĞLU
İkinci Öcalan
Osman Öcalan'ı, PKK'nın Bekaa Vadisi'ndeki ka...
Can DÜNDAR
Öcalan, Öcalan'a karşı
Osman Öcalan'ın açıklamasını okudunuz mu? G...
Hurşit GÜNEŞ
Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi
Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve an...
Doğan HEPER
Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez
İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili ara...
Sami KOHEN
Telafer krizinin telafisi...
DÜNKÜ "Washington Post"ta yayımlanan Telafer'...
Mehmet Y. YILMAZ
Geleceğimiz için alarm zilleri çalıyor
Dün Van'da yaşanan bir olay kız çocuklarının ...
Hasan PULUR
Değişen (!) AKP iki arada kaldı...
AVRUPALILAR, herhalde bugünlerde "takiyye" sö...
Derya SAZAK
İnsani Güvenlik Doktrini
Avrupa solu, 11 Eylül sonrası Afganistan ve I...
Meral TAMER
Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi?
Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giri...
Yaman TÖRÜNER
"W" işi bitiriyor
Geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri'ndeyd...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem 'TL'de kalacağım' diyor
Ruhat Hanım yemeğe çağırdı. Meğer sürprizi va...
Serpil YILMAZ
Verheugen'den Demirbank yorumu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyduktan s...
M. Ali BİRAND
Bütün bu gürültüye ne gerek vardı?
Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilgin...

© 2004 Milliyet