Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Askerle sivil!


Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde konuşma metni yaklaşırken, yaveri koşar adım kürsüye geliyor, mikrofonu düzeltiyor, deniyor ve şişeyi açıp komutanının bardağına su dolduruyor.
Askeri düzen...
Havacı general, Hollanda'nın Genelkurmay Başkanı. Ülkesinin Savunma Bakanı toplantıya katılamadığı için özür diliyor. Bakanı adına konuşacağını ve hükümetinin görüşlerini dile getireceğini belirtiyor.
Genelkurmay başkanları 1960'a kadar bizde de Milli Savunma bakanlarına bağlıydı. 27 Mayıs darbesinden sonra bu değişti. Anayasal olarak başbakana bağlandılar. Avrupa demokrasilerinde tersidir. Bu arada böyle basına açık bir toplantıda değil bakan, Başbakan adına konuşan bir genelkurmay başkanını da anımsamıyorum Türkiye'de...
Konferansın konusu ilginç:
Türkiye, AB ve askerin rolü...
Caz düşkünü olduğunu bildiğimiz, eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve MGK Genel Sekreteri Ergin Celasun, "Kendisi eski arkadaşım. Hollanda'da 25 yıldır ilk kez bir havacı, Genelkurmay Başkanı oldu" diyor. Celasun Paşa'ya "Darısı başımıza!" diye takılınca gülmekle yetiniyor.
Hollanda Genelkurmay Başkanı Berlinjn, demokrasilerde 'askeri otorite'nin demokratik olarak seçilmiş 'sivil otorite'ye olan bağlılığının esas olduğunu belirtiyor. Silahlı kuvvetler üzerinde siyasal denetim olmadan demokratik işleyişten söz edilemeyeceğini söylüyor.
Bir başka konuyu vurguluyor:
'Savunma bütçeleri'nin yapılmasında siyasal gücün son sözü söylemesi ve parlamentonun mutlak denetimi...
Hollandalı general, bu açılardan Türkiye'nin AB yolunda reformcu adımlar attığını, ama daha atması gereken adımlar bulunduğunu sözlerine ekliyor.
Makul bir konuşma.
'Atatürk devrimi'ne de değiniyor. Türkiye'nin modernleşmesinde askerin oynamış olduğu tarihsel ve ilerici rolün de altını çiziyor. Ama aynı zamanda asker - demokrasi bağlamındaki eleştirilerini diplomatik bir dille gündeme getiriyor.
Türk tarafını izliyorum.
Bazı emekli paşalarımızın konuşmalarıyla, askerin sözcüsü gibi kürsüye çıkan bazı sivillere kulak veriyorum. Sürekli savunma halindeler. Bu gibi toplantılarda tanık olduğum klasik savunma refleksleri sergileniyor.
Türkiye'nin tarih ve coğrafyasından kaynaklanan kendine mahsus özellikleri... Türk askerinin tarihteki yeri... Ve Türkiye'nin güvenlik kaygıları... Bütün bunlardan hareketle askerin sistemdeki yerini ve demokrasinin kusurlarını gerekçelemek...
Hepsi ezbere biliniyor.
Oysa, bugün artık bunları aşarak konuşabiliriz asker ve demokrasi konusunu. Bu konularda artık daha rahat, daha komplekssiz olmak mümkün. Çünkü demokrasimizin eksiği gediği nedir, biliyoruz. Arkamızda bunca tecrübe var.
Artık hiçbiri sır değil.
Ayrıca böyle toplantılara yalnız emekli askerler değil, yalnız sivil paşalar değil, aynı zamanda üniforması sırtında askerler de katılsalar, serbestçe tartışsalar ne iyi olur.
Şu da var:
Böylesi toplantılarda sivillerin hatalarını, günahlarını rahatça konuşuyoruz, eleştiriyoruz. Ama sıra askere gelince daha çok yutkunuyoruz, genellikle susma hakkımızı kullanıyoruz.
Olmuyor, hatta ayıp oluyor.
Onur Öymen kürsüde.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve emekli büyükelçi. Öyle bir konuşma yapıyor ki, sanki sosyal demokrat iddialı bir partinin değil de askerin sözcüsü...
Demokrasi - asker bağlamında Allah için tek bir eleştiri, diplomatik dille de, üstü örtülü de olsa ağzından çıkmıyor. Sanki Türkiye'de yaşamamış. Bir adım daha ileri gidip 27 Mayıs'ı da özünde demokratik ilan edebiliyor Onur Öymen.
27 Mayıs'taki Yassıada'ları, idamları, siyaset yasaklarını unutuyor. Siyasal kutuplaşma ve cepheleşmelerin tohumlarını Türk siyasetine eken 27 Mayıs'ın daha sonraki darbelerin, 12 Mart'ların, 12 Eylül'lerin anası olduğunu da unutabiliyor.
Geçelim.
Siyasal tarihimize önyargısız bakabilmeliyiz. Birtakım ezberlerimizden kurtularak bakabilmeliyiz. Sorun yalnız sivil, yalnız asker değil. Bugünlere gelinmesinde artılar - eksiler her iki tarafa da ait.
Herkesin yanlışları var.
Kimse pir - ü pak değil.
————————————
Bu yazıyı Ankara'da geçen salı günü yapılan ve ASAM, İstanbul Politika Merkezi, Avrupa Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nin birlikte düzenledikleri "Türkiye, AB ve askerin rolü" konulu konferansta edindiğim izlenimlerin ışığında yazdım.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kanun yapmak...
YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fa...
Çetin ALTAN
"Ah'ım gibi ah, var mı acep ah'lar içinde"...
TATİLDEKİ TBMM'nin olağanüstü toplantıya dave...
Melih AŞIK
İşbilir Malatyalı
Arkadaşımız Fahrettin Fidan dün Meclis kulisi...
Fikret BİLA
ABD ve Osman Öcalan
Milliyet'ten Namık Durukan ve Altan Burgucu, ...
Hasan CEMAL
Askerle sivil!
Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde...
Yılmaz ÇETİNER
Telafer'in bir fincan acı kahvesi!
İlaç ismi gibi Tel Afer değil, Telafer diyece...
Güneri CIVAOĞLU
İkinci Öcalan
Osman Öcalan'ı, PKK'nın Bekaa Vadisi'ndeki ka...
Can DÜNDAR
Öcalan, Öcalan'a karşı
Osman Öcalan'ın açıklamasını okudunuz mu? G...
Hurşit GÜNEŞ
Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi
Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve an...
Doğan HEPER
Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez
İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili ara...
Sami KOHEN
Telafer krizinin telafisi...
DÜNKÜ "Washington Post"ta yayımlanan Telafer'...
Mehmet Y. YILMAZ
Geleceğimiz için alarm zilleri çalıyor
Dün Van'da yaşanan bir olay kız çocuklarının ...
Hasan PULUR
Değişen (!) AKP iki arada kaldı...
AVRUPALILAR, herhalde bugünlerde "takiyye" sö...
Derya SAZAK
İnsani Güvenlik Doktrini
Avrupa solu, 11 Eylül sonrası Afganistan ve I...
Meral TAMER
Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi?
Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giri...
Yaman TÖRÜNER
"W" işi bitiriyor
Geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri'ndeyd...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem 'TL'de kalacağım' diyor
Ruhat Hanım yemeğe çağırdı. Meğer sürprizi va...
Serpil YILMAZ
Verheugen'den Demirbank yorumu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyduktan s...
M. Ali BİRAND
Bütün bu gürültüye ne gerek vardı?
Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilgin...

© 2004 Milliyet