Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi


Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve anketler giderek Bush lehine gelişiyor. Oysa daha birkaç ay önce Kerry çok önlerdeydi. Yanlış strateji ve yanlış kampanyayla tam tersi sonuçlar alınabiliyor.
Siyasal kampanyalar günümüzde çok ciddi bütçeler gerektiriyor. Amerika'da oldum olası çeşitli büyük şirketler adaylara mali destek sağlıyor. Üstelik bunu şeffaf biçimde de açıklıyorlar. Sağcı Cumhuriyetçiler'e büyük şirketler daha fazla yardım yaparken, güneyli şirketlerle, özellikle Yahudiler olmak üzere, azınlıklara ait şirketler Demokrat Parti'ye katkıda bulunuyor.
Öte yandan bir başka farklılık da, farklı siyasetlerden kaynaklanan çıkarlar. Mesela sigara içmeye ve ve silahlanmaya daha esnek baktıklarından, tütün ve savunma sanayi şirketleri Cumhuriyetçiler'e daha fazla destek veriyor. Alternatif enerji kaynaklarını teşvik ettiği için de bu kesim Demokratlar'ı destekliyor.

Çıkarlar gözetiliyor
Brian Knight isimli bir ekonomist geçenlerde NBER tarafından yayımlanan bir çalışmasında, 2000 yılı başkanlık seçimlerinde adaylara destek veren firmaların daha sonraki temettü getirilerine herhangi bir etki yapıp yapmadığı, yani bu denli mali destekten sonra tuttuğu aday kazanınca, şirketin bundan yararlanıp yararlanamadığı ölçülmeye çalışılmış.
Knight desteklediği adayı açıklayan 70 şirket gözlemlemiş. Bunlardan 41'i Bush'u, 29'u da Gore'u destekliyormuş. (Haliyle para patronları sağa daha meyilli.) İlginçtir, Bush'un kazanacağı belirgin hale gelir gelmez borsada Bush'u destekleyen firmaların performansı dikkat çeken biçimde Gore'u destekleyenlerin üstüne çıkmış. Oysa daha önce Gore'un anketlerde durumu daha iyiyken Gore'u destekleyen şirketlerin de borsadaki durumu daha iyiymiş. Tabii Bush'u destekleyen şirketlere göre.

Destekleyen kazanıyor
Sonuçta Bush başa geçtiğinde kendisini destekleyen şirketler yüzde 3 daha değerli hale gelince ve diğerleri de yüzde 6 değer kaybedince, kabaca 100 milyar dolarlık bir değer transferi oluşmuş. Mesela tütün şirketlerinin değeri yüzde 13 oranında artmış. Öte yandan, Microsoft rakipleri Bush yönetiminde yüzde 15 kadar, alternatif enerji dalları da yüzde 16 değer yitirmiş.
Gelelim son seçimlere. Kerry'ye yardım yapanlar önceleri borsadaki gelişmelere bakarak bayram yapabilirlerdi. Ancak şimdi sıkıntıda olsalar gerek. Buradan da iki sonuç çıkıyor. Kazanmayacak adaya destek vermemek, ya da veriliyorsa da bunu saklamak. Çünkü sadece kazananı destekleyen karlı çıkıyor.
Türkiye'de de işadamlarının siyasal partilere destek verdiği biliniyor. Ancak bu çok yaygın değil. Üstelik rakamlar daha küçük ve gizli tutuluyor. Ülkemizde bu işin sıkıntı veren tarafı ise patronların daha çok doğrudan, yani kendi ceplerinden bu yardımı sağladığı için, daha sonra siyasetçiden şirketlerinden çok, kendileri için talepte bulunması. Tabii, bu Amerikan tipi siyaset. Yarışma da işadamları arasında. Parayı verenin düdüğü çaldığı böyle bir sistem elbette demokrasi açısından savunulamaz.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kanun yapmak...
YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fa...
Çetin ALTAN
"Ah'ım gibi ah, var mı acep ah'lar içinde"...
TATİLDEKİ TBMM'nin olağanüstü toplantıya dave...
Melih AŞIK
İşbilir Malatyalı
Arkadaşımız Fahrettin Fidan dün Meclis kulisi...
Fikret BİLA
ABD ve Osman Öcalan
Milliyet'ten Namık Durukan ve Altan Burgucu, ...
Hasan CEMAL
Askerle sivil!
Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde...
Yılmaz ÇETİNER
Telafer'in bir fincan acı kahvesi!
İlaç ismi gibi Tel Afer değil, Telafer diyece...
Güneri CIVAOĞLU
İkinci Öcalan
Osman Öcalan'ı, PKK'nın Bekaa Vadisi'ndeki ka...
Can DÜNDAR
Öcalan, Öcalan'a karşı
Osman Öcalan'ın açıklamasını okudunuz mu? G...
Hurşit GÜNEŞ
Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi
Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve an...
Doğan HEPER
Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez
İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili ara...
Sami KOHEN
Telafer krizinin telafisi...
DÜNKÜ "Washington Post"ta yayımlanan Telafer'...
Mehmet Y. YILMAZ
Geleceğimiz için alarm zilleri çalıyor
Dün Van'da yaşanan bir olay kız çocuklarının ...
Hasan PULUR
Değişen (!) AKP iki arada kaldı...
AVRUPALILAR, herhalde bugünlerde "takiyye" sö...
Derya SAZAK
İnsani Güvenlik Doktrini
Avrupa solu, 11 Eylül sonrası Afganistan ve I...
Meral TAMER
Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi?
Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giri...
Yaman TÖRÜNER
"W" işi bitiriyor
Geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri'ndeyd...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem 'TL'de kalacağım' diyor
Ruhat Hanım yemeğe çağırdı. Meğer sürprizi va...
Serpil YILMAZ
Verheugen'den Demirbank yorumu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyduktan s...
M. Ali BİRAND
Bütün bu gürültüye ne gerek vardı?
Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilgin...

© 2004 Milliyet