Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez


İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili arasında 28. olduğu açıklandı. Avrupa'da ise İstanbul 4. sırada geliyor.
Bu hızlı nüfus artışına paralel hızlı bir şehirleşme, modernleşme yaşanıyor mu? Hayır.
* * *
BAŞBAKAN Erdoğan önceki gün "İstanbul'da 3. köprüyü mutlaka yapacağız" dedi.
Bazıları yeni köprü inşasına karşı çıkıyor. Oysa nüfus artışı yani İstanbul'a göç durdurulmadıkça yeni yeni Boğaz köprülerine ihtiyaç doğacaktır.
* * *
KONU İstanbul olunca söylenecek söz o kadar çok ki... Örneğin, Eminönü'ndeki ve Boğaz'daki "balık ekmek" tekneleri. Kaldırılıyor. Onları savunmak Eminönü Meydanı'nda işportayı savunmaktan farklı sayılabilir mi?
Eskiden Eminönü'ndeki "balık ekmekçi"ler köprü dubalarına yanaşık satış yapardı, yani gözden uzaktı. Boğaz'da ise hiç balık lokantası teknesi yoktu.
İstenirse onlara şimdi "göz bozmayacak" kuytu bir köşe bulunabilir.
* * *
BİR süre önce "Turizmi Geliştirme Platformu" toplandı, İstanbul için bir rapor hazırladı. Dikkate alınmadıktan sonra raporlar ne işe yarar?
Yıllardır bu köşede biz de önerilerde bulunduk. 1993'ten beri bunları sık sık da tekrarlamışız.
Örneğin Boğaz'ın Anadolu yakasına sahil yolu, bugün mevcut olan yol üzerindeki yüksek duvarların indirilmesi. Tophane'deki depo ve antrepoların kaldırılması. Dolmabahçe Sarayı'nın ve Tophane'den Ortaköy'e, sahili ve tarihi eserleri perdeleyen duvarların yıkılması. Tophane'den Ortaköy'e sahil yolu yapımı. Tüm tarihi eserlerin ve özellikle 2 Boğaz köprüsünün geceleri "siluetleri"ni ortaya çıkartacak şekilde aydınlatılması.
Bu önerilerden bazılarını Turizm Geliştirme Platformu'nun raporunda da görmek herhalde İstanbul severleri ümitlendirmiştir.
* * *
BİR yabancı uzman, daha 1992'de şöyle diyordu:
"Avrupa Konseyi İstanbul'dan vazgeçip Venedik'i korumaya alıyor. Çünkü insanların düşüncesini değiştirmeden İstanbul'u kurtarmak mümkün değildir. Oysa insanlar İstanbul'u eritiyor, yok ediyor. Bu eğitim, bilinçlenme ve göçün önlenmesi meselesidir."
Bu görüş hala geçerli sayılmaz mı?
1999'da, yani bundan 5 yıl önce "World Future Society" adlı, merkezi Washington'da bulunan "Dünya Geleceği Araştırma Merkezi"nin ekonomi ve teknoloji uzmanlarından McKinley Conway, "İstanbul'un süper kent olmaya aday olduğunu" açıklamıştı.
İstanbul aday oldu ama, süper kent oldu mu?
Hayır.
En önemli nokta kente ait olma duygusunun ve kentlilik bilincinin pekiştirilmesi, geliştirilmesi ise biz bunu da başaramadık.

GÜNLERİMİZ ZİNAYLA GEÇTİ
"Madem sonuç değişmeyecekti, biz bu b..u niye yedik?" fıkrası tam bize uyuyor.
Son örnek, zina... Günlerimiz zinayla geçti. Yazılar, demeçler, hukuki, dini tartışmalar...
Sonuç, "Kim çıkardı şimdi bu zina konusunu?" dercesine, iktidarın tükürdüğünü yalaması...
Geç de olsa, doğruyu kabul büyüklüktür...

1 MART VE
ABD yanlış ata oynuyor
Kuzey Irak ve Türkmenler konusunda Ankara ilk kez sesini yükseltti. Dışişleri Bakanı Gül kaygılarını ABD'ye sert bir dille iletti: "Telafer'de saldırı sürerse ABD ile işbirliği biter."
ABD'nin yanıtı, aba altından sopa gösterir bir tavır taşıyordu: "Gül'ün sözlerini kaygı verici bulduk. Ankara'dan açıklama istedik."
İki taraf da birbirlerinin tutumunu "kaygı verici" buluyor. 50 yılda kurulan stratejik ortaklığın birkaç ayda ne hale geldiğini görüyor musunuz?
Bu süreç 1 Mart tezkeresinin reddiyle başladı. Böylece Türkiye'nin Kuzey Irak'taki koruma, kollama rolü başlamadan bitti. Ve bu nedenle ABD'nin eliyle Ankara'nın tüm kırmızı çizgileri silindi. PKK ABD korumasına alındı. Barzani boyuna bakmadan "Kerkük için savaşırız!" diye meydan okuyabildi. Türkmenler ezildi. Başımıza çuval geçirildi. Kuzey Irak'ta şoförlerimiz kaçırıldı, öldürüldü. Son olarak da bölgenin Türk kalesi Telafer bombalandı.
Sivil halkın ölümüne yol açan bu saldırıyı hiçbir gerekçe mazur gösteremez.
ABD'nin tutumu "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" sözünü hatırlatıyor.

DİZİLER
Vatandaş bunu istiyor!
"En Son Babalar Duyar" TV dizisinin oyuncularının aldığı ücreti duyunca hayret ettiniz herhalde.
Bölüm başına 13 milyar alan Ali Erkazan gelecekte yine bir bölüm için 46 milyar lira istiyor.
Ayşegül Atik'in bölüm başına bugün aldığı para ise 23 milyar lira.
TV sayısı arttıkça yerli diziye rağbet arttı. Bunda gerçekten takdir edilecek bazı dizilerin çekilmiş olmasının da rolü oldu.
Ama esas etken herhalde "Halk bunları seviyor" görüşünde yatıyor.
Öyle olmasa her kanal yeni dönem için 8 - 10 yerli dizi birden ilan eder miydi?
Yerli dizi iyi de kalite ne olacak?
Seyirci bunu istiyor, öyleyse istediğini ver. Üstelik çoğu birbirinin kopyası olsa da...
Yerlilere harcanan paranın bir bölümüyle insanımızın ufkunu açan, ona dünyayı tanıtan, eğiten, öğreten, görgüsünü artıran, heyecanlandıran, yapımında emek olan, zeka olan, espri olan bazı yabancı diziler de alınamaz mıydı?

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kanun yapmak...
YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fa...
Çetin ALTAN
"Ah'ım gibi ah, var mı acep ah'lar içinde"...
TATİLDEKİ TBMM'nin olağanüstü toplantıya dave...
Melih AŞIK
İşbilir Malatyalı
Arkadaşımız Fahrettin Fidan dün Meclis kulisi...
Fikret BİLA
ABD ve Osman Öcalan
Milliyet'ten Namık Durukan ve Altan Burgucu, ...
Hasan CEMAL
Askerle sivil!
Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde...
Yılmaz ÇETİNER
Telafer'in bir fincan acı kahvesi!
İlaç ismi gibi Tel Afer değil, Telafer diyece...
Güneri CIVAOĞLU
İkinci Öcalan
Osman Öcalan'ı, PKK'nın Bekaa Vadisi'ndeki ka...
Can DÜNDAR
Öcalan, Öcalan'a karşı
Osman Öcalan'ın açıklamasını okudunuz mu? G...
Hurşit GÜNEŞ
Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi
Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve an...
Doğan HEPER
Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez
İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili ara...
Sami KOHEN
Telafer krizinin telafisi...
DÜNKÜ "Washington Post"ta yayımlanan Telafer'...
Mehmet Y. YILMAZ
Geleceğimiz için alarm zilleri çalıyor
Dün Van'da yaşanan bir olay kız çocuklarının ...
Hasan PULUR
Değişen (!) AKP iki arada kaldı...
AVRUPALILAR, herhalde bugünlerde "takiyye" sö...
Derya SAZAK
İnsani Güvenlik Doktrini
Avrupa solu, 11 Eylül sonrası Afganistan ve I...
Meral TAMER
Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi?
Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giri...
Yaman TÖRÜNER
"W" işi bitiriyor
Geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri'ndeyd...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem 'TL'de kalacağım' diyor
Ruhat Hanım yemeğe çağırdı. Meğer sürprizi va...
Serpil YILMAZ
Verheugen'den Demirbank yorumu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyduktan s...
M. Ali BİRAND
Bütün bu gürültüye ne gerek vardı?
Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilgin...

© 2004 Milliyet