|
 |
|
|
Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi?
Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giriyor. YTL ile ilgili haberlerin medyada kapladığı yer giderek artıyor.
Merkez Bankası'nın önceki gün açıklanan kamuoyu araştırmasına göre halkın % 80'i YTL'den haberdar. 12 ilde 2200 kişiye uygulanan ankete göre halkın % 35'i paranın taşınmasının kolaylaşacağını, % 16'sı paramızın itibarının artacağını, % 32'si ise paranın değerinin artacağını düşünüyor.
Paranın kullanımıyla ilgili olarak ise kaygılar ön planda. Araştırmaya katılanların sadece % 29'u YTL'ye geçildikten sonra paranın kullanımının kolaylaşacağı görüşünde. Buna karşılık % 57 gibi hatırı sayılır bir çoğunluk, hesap yapma güçlüğü ve bundan kaynaklanan karışıklıklar olacağından endişe duyuyor.
Euro ile benzerlik yok
Bu yersiz endişenin 2 temel nedeni var; İkisi de anlaşılabilir nedenler aslında. Birincisi yılların alışkanlığını kıran her ciddi değişikliğin öncesindeki belirsizliğin getirdiği tedirginlik. İkincisi ise 2002 başında euroya geçişte karşılaştıkları ani fiyat artışlarının, TL'den YTL'ye geçişte de yaşanacağını sanan Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın, Türkiye'deki yakınlarını boş yere kaygılandırması.
Alman markı, Avusturya şilini ya da Fransız frangından euroya geçişle, TL'den 6 sıfır atarak YTL'ye geçilmesinde nasıl bir benzerlik olabilir ki? Almanya'da ekonomi sıkışmıştı; eurolu etiketlere geçişte marklı fiyatların yarıya inmesi gerekirken kimi mallarda aynen bırakılmaya kalkışıldı. Kimi ülkede eurolu etiketlerin eski fiyatın 8'de 1'i ya da 6'da 1'i olması gerekirken yukarı yuvarlamalar oldu. TL'den YTL'ye geçişte ise 6 sıfır birden atılacağından aynı rakamlar gene karşımızda olacak. Perakende satışlarda kuruştan sonraki yuvarlamalar ise ancak 10 - 90 bin lira arasında olabilir -ki bugün zaten para üstü olarak 10 bin lira veren yok.
Talep hâlâ zayıf
Kaldı ki ekonomimiz dünya rekorları kıracak ölçüde büyüdüğü halde geniş halk kitlelerinin alım gücünün gerilediği, dün Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan 2003 yılı Hanehalkı Tüketim Harcamaları Anketi'nde de apaçık görüldü. Piyasalar da DİE'nin anketini doğruluyor. Düşük faizli tüketici kredileri sayesinde ertelenen talebin gerçekleştiği dayanıklı tüketim mallarını hariç tutarsak, çoğu sektörde üretici firmalar hâlâ, ancak fiyatları aşağı çekerek ve taksit sayısını arttırarak satış yapabiliyorlar. Marketlerde ekmeğin bile bir süredir kredi kartıyla ve taksitlendirilerek satılması, başka nasıl açıklanabilir ki?
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay "YTL'yi fırsat bilip fiyatlarını yukarı doğru yuvarlayanlar batar" diyor. Etiketlerin üzerinde yazılı rakamın, artık malın peşin değil, taksitli fiyatını belirtir hale geldiği bir ortamda YTL ile fiyatları yukarı doğru yuvarlamaya kalkan esnaf, Nasreddin Hoca hesabı ancak "Kendi bindiği dalı kesecek" demektir.
Reklamcıların gözdesi
Bu arada YTL'nin reklamcıların yeni gözdesi olacağına da kuşku yok. YTL'yi reklam aracı olarak kullanan ilk kuruluş, 8 ay kadar önce etiketlerde YTL'ye geçtiğini açıklayarak medyada öne çıkan Beymen.
Migros'un 50. yılı kutlamaları nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Genel Müdürü Ömer Bozer'in "Sektörün lideri olarak YTL ile birlikte fiyatları yukarı değil, aşağı doğru yuvarlayacağız" yollu açıklaması da biraz reklam kokmuyor mu? Dün çoğu gazete, geniş kitleleri ilgilendirdiği için Bozer'in bu sözlerini başlığa çıkartmıştı.
Bozer aynen şöyle demiş: "100 bin liranın altındaki tüm fiyatları, YTL'de alta doğru yuvarlayacağız. Örneğin, fiyatı 1 milyon 371 bin ile 1 milyon 379 bin lira arasında olan ürünlerin YTL bedeli 1.37 YTL olacak."
Önce "Artık 371 bin lira diye bir etiket mi kaldı?" diye itiraz edecek oldum. Hemen ardından aklıma bir gün önceki Migros alışverişi geldi. Çantamdaki kasa fişinde 6 milyon 770 bin lira yazıyordu. Ama 7 milyon liranın üstü olarak kasadan bana sadece 200 bin lira vermişlerdi.
Diyeceğim şu: Halkımız, 30 bin lira gibi şu anda küsurat bile sayılmayan miktarlar için endişe duyuyor. YTL hayatımıza girsin, eminim derhal benimseyeceğiz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Kanun yapmak... YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fa... | |  | Çetin ALTAN | | "Ah'ım gibi ah, var mı acep ah'lar içinde"... TATİLDEKİ TBMM'nin olağanüstü toplantıya dave... | |  | Melih AŞIK | | İşbilir Malatyalı Arkadaşımız Fahrettin Fidan dün Meclis kulisi... | |  | Fikret BİLA | | ABD ve Osman Öcalan Milliyet'ten Namık Durukan ve Altan Burgucu, ... | |  | Hasan CEMAL | | Askerle sivil! Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde... | |  | Yılmaz ÇETİNER | | Telafer'in bir fincan acı kahvesi! İlaç ismi gibi Tel Afer değil, Telafer diyece... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | İkinci Öcalan Osman Öcalan'ı, PKK'nın Bekaa Vadisi'ndeki ka... | |  | Can DÜNDAR | | Öcalan, Öcalan'a karşı Osman Öcalan'ın açıklamasını okudunuz mu? G... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve an... | |  | Doğan HEPER | | Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili ara... | |  | Sami KOHEN | | Telafer krizinin telafisi... DÜNKÜ "Washington Post"ta yayımlanan Telafer'... | |  | Mehmet Y. YILMAZ | | Geleceğimiz için alarm zilleri çalıyor Dün Van'da yaşanan bir olay kız çocuklarının ... | |  | Hasan PULUR | | Değişen (!) AKP iki arada kaldı... AVRUPALILAR, herhalde bugünlerde "takiyye" sö... | |  | Derya SAZAK | | İnsani Güvenlik Doktrini Avrupa solu, 11 Eylül sonrası Afganistan ve I... | |  | Meral TAMER | | Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi? Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giri... | |  | Yaman TÖRÜNER | | "W" işi bitiriyor Geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri'ndeyd... | |  | Güngör URAS | | Ayşe Hanım Teyzem 'TL'de kalacağım' diyor Ruhat Hanım yemeğe çağırdı. Meğer sürprizi va... | |  | Serpil YILMAZ | | Verheugen'den Demirbank yorumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyduktan s... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Bütün bu gürültüye ne gerek vardı? Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilgin... | |
|
|