Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Bütün bu gürültüye ne gerek vardı?


Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilginç yanı, hala da soruyorlar: Bunca zina gürültüsüne ne gerek vardı ?
Başta başbakan olmak üzere, bütün hükümet üyeleri basına kızıyorlar. Neden koskoca TCK'yı tartışmamışız da, sadece zina konusuna takılmışız. Üstelik ortada fol yok, yumurta yokken gürültü çıkartmışız.
Aman yapmayın.
Zina konusunu ortaya atan kim ?
Bazı AKP' liler değil mi ?
Başbakan defalarca bu konuda görüş açıklamadı mı? Görüş açıklamakla kalmayıp, ileri sürülen istekleri haklı karşıladığını basına anlatmadı mı ? TV yayınları ortada...Yani, bu tutumuyla konuyu ciddiye aldığını ve zina maddesini değiştirmekten yana olduğu sinyalini vermedi mi?
Bütün bunlardan sonra, insanların "Durun bakalım, henüz değişiklik önergesi verilmedi. Eleştirmeden önce önergeyi görelim " demeleri mi gerekiyordu ?
Zina sorununu ortaya da atan, tartışmasını körükleyen ve tutum açıklayan AKP'dir. Sonradan bizlere dönüp "Koskoca reform paketinde neden sadece tek konuya bağlandınız? Neden diğer maddeleri konuşmadınız ?" demeye hakları yok.
Hiç yoktan bir sorun yarattılar ve yarattıkları sorununda altında kaldılar.

DIŞARDAKİ PRESTİJLERİNİ DE ZEDELEDİLER...
AKP, zina tartışmalarını körükleyerek, sadece Türkiye'nin değil, dışardaki kendi prestijini de zedeledi. Şu son bir hafta içinde AB ülkeleri yetkililerinden -hem de Türkiyeyi destekleyenler dahil- çıkan eleştirilere bir bakın. Uluslararası basında çıkan yazılara bir göz atın. Hemen hepsi şaşkınlık içinde ve AKP'nin din dürtüleriyle bu şekilde hareket ettiğini ileri sürüyorlar. AKP' liler ise tam aksini iddia ediyorlar.
O zaman neden yaptınız ?
Aslında AKP kendini ayağından vurdu. Bu arada da Türkiye'ye yara verdirdi.
Nedeni de hala tam olarak anlaşılamadı.

KARAR ALMA MEKANİZMALARI YA YOK VEYA İŞLETİLEMİYOR
TÜSİAD'ın Brüksel temsilcisi Bahadır Kaleağası, CNN TÜRK'te Salı günkü Manşet programında ilginç bir noktaya parmak bastı. AKP'nin politika oluşturma mekanizmalarının hala tam anlamıyla oluşturulamadığını, konuların belirli komite veya komisyonların süzgeçlerinden geçirilerek getirilmediğine dikkat çekti.
Çok doğru bir saptama.
Birinin aklına birşey geliyor. Aklına geldiği gibi açıklıyor. Hele bir de parti içinde destek buldu mu, liderliği de beraberinde sürükleyerek, bir çığ gibi büyüyor. Kimseler oturup, bunun zamanını veya olumlu olumsuz yanlarını incelemiyor. Belki de inceleyecek zaman bulamıyorlar. Bir de bakıyorsunuz, ham bir fikir gündeme düşüyor.
Sonra, ayıkla pirincin taşını.
Kuyuya atılan taşı çıkartmak için günlerce, bazen haftalarca uğraşılıyor.
Sonunda, gerçekleşmesinin imkansızlığı veya güçlüğü anlaşılıyor ve vazgeçiliyor.
Dış görüntüsü "AKP geri adım attı " oluyor.
Tabii bu defa da, parti sinirleniyor.
Şimdiye kadar bunun sayısız örneklerini gördük. Korkarım bundan sonra da, AKP liderleri teşkilatından veya milletvekillerinden gelen fikirleri elekten geçirecek bir sistem oluşturana kadar da görmeye devam edeceğiz.

* * *

ÇİÇEĞİN DOĞRU BİR ŞİKAYETİ OLDU
Adalet bakanının, yine Salı günkü meclis konuşmasını dilerken, son derece haklı bir şikayetiyle karşılaştık.
Çiçek, bizim insanlarımızın genelde sadece eleştiri yaptıklarını, buna karşılık ortaya atılan önerilere - çalışıp- katkıda bulunma zahmetine girmediklerini söyledi.
Çok doğru bir saptama.
Sanıyorum eğitim şeklimizden kaynaklanıyor. Sadece eleştiriyoruz. Hiçbir şeyi beğenmiyoruz. Buna karşılık doğru dürüst hiçbir katkıda da bulunmuyoruz. İstediğimiz, başkaları yapsın ve bizler de eleştirelim. Sorumluluk almayalım veya katkıda bulunmayalım.
Durum böyle olunca da, ister istemez kargaşa çıkıyor.
O zaman ortaya bir öneriyle gelenler sinirleniyorlar ve parmaklar kalkıp uygulamaya geçiyorlar.
Bizler de bağırıp çağırmamızla kalıyoruz.
Alışacağız... Alışacağız...
Tartışmayı da, katkıda bulunmak için çalışmayı da, herşeyi ideolojik gözlüklerle görmemeye de alışacağız.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kanun yapmak...
YENİ Ceza Kanunu'nun zamanla birçok eksiği fa...
Çetin ALTAN
"Ah'ım gibi ah, var mı acep ah'lar içinde"...
TATİLDEKİ TBMM'nin olağanüstü toplantıya dave...
Melih AŞIK
İşbilir Malatyalı
Arkadaşımız Fahrettin Fidan dün Meclis kulisi...
Fikret BİLA
ABD ve Osman Öcalan
Milliyet'ten Namık Durukan ve Altan Burgucu, ...
Hasan CEMAL
Askerle sivil!
Mavi havacı üniformasıyla bir general. Elinde...
Yılmaz ÇETİNER
Telafer'in bir fincan acı kahvesi!
İlaç ismi gibi Tel Afer değil, Telafer diyece...
Güneri CIVAOĞLU
İkinci Öcalan
Osman Öcalan'ı, PKK'nın Bekaa Vadisi'ndeki ka...
Can DÜNDAR
Öcalan, Öcalan'a karşı
Osman Öcalan'ın açıklamasını okudunuz mu? G...
Hurşit GÜNEŞ
Bush'a ya da Kerry'ye yatırımın getirisi
Kasımda ABD'de başkanlık seçimleri var. Ve an...
Doğan HEPER
Boğaz'a köprü; 3 değil, 5 yetmez
İSTANBUL'un dünyanın en kalabalık 100 ili ara...
Sami KOHEN
Telafer krizinin telafisi...
DÜNKÜ "Washington Post"ta yayımlanan Telafer'...
Mehmet Y. YILMAZ
Geleceğimiz için alarm zilleri çalıyor
Dün Van'da yaşanan bir olay kız çocuklarının ...
Hasan PULUR
Değişen (!) AKP iki arada kaldı...
AVRUPALILAR, herhalde bugünlerde "takiyye" sö...
Derya SAZAK
İnsani Güvenlik Doktrini
Avrupa solu, 11 Eylül sonrası Afganistan ve I...
Meral TAMER
Yeni reklam aracı, YTL olabilir mi?
Yeni Türk Lirası 3,5 ay sonra hayatımıza giri...
Yaman TÖRÜNER
"W" işi bitiriyor
Geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri'ndeyd...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem 'TL'de kalacağım' diyor
Ruhat Hanım yemeğe çağırdı. Meğer sürprizi va...
Serpil YILMAZ
Verheugen'den Demirbank yorumu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu el koyduktan s...
M. Ali BİRAND
Bütün bu gürültüye ne gerek vardı?
Bu soruyu hemen herkesler sordu ve işin ilgin...

© 2004 Milliyet