|
 |
|
|
Baklava orta saha
Fenerbahçe'nin bu sezon oynadığı yedinci resmi maç. Bir de Şampiyonlar Ligi geride kalmış. İşler iyi gidiyor. Ama taraftar mutsuz. Yolda Fenerbahçeliler'i görüyorum, "hocam kötü oynuyoruz" diyorlar. Belki de seyircinin az olması da bundan dolayıydı. Ama dün bu görüşleri tam tersine çevirdiler. Şampiyonluğa oynayan büyük bir takımın, futbol adına yapması gereken herşeyi yaptılar. Özellikle 20 ila 80. dakikalar arası mükemmel oynadılar. Maçın başında yenilen gol ve Rüştü'nün müthiş bir refleksle çıkardığı ikinci tehlikeden sonra oyunun akışı değişti. 20. dakikadan sonra adeta rakibini sürklase etti.
Nasıl oldu da, üç günde bu takım bu kadar değişti? Bence birinci sebep, Daum geçen yıldan bu yana ilk kez orta saha şablonunu değiştirmişti. Dörtlü savunmanın önünde tek ön libero Aurelio, sağ içte Serkan, sol içte Tuncay, önlerinde de Alex. İleride iki forvet. Yani 4-3-1-2. Göbekte üç tane devamlılığı müthiş oyuncular olunca Alex de rahatladı. Öndeki iki forvet de daha çok pozisyon buldu. İlk yarıda sürekli sağ taraftan hücum yaptılar. Buna rağmen etkili oldular. İkinci yarıda soldan Deniz de devreye girince her iki kanattan da darbe alan Malatya savunmasının yapacağı bir şey kalmamıştı. Böyle baklava gibi oynadığınız zaman, orta sahada bu oyuncular da top rakipteyken arı gibi koşuyor ve top kazanıyorlarsa zaten kaliteli kadro ile skoru bulmak kolaylaşıyor. Hücum yapıyorsunuz, rakip savunmadan dönen topu yine bu üçlüden birisi alıyor. Rakibinizin hücumunda Servet ve Lucinao'dan dönen topları yine bu üçlü alıyor. Bütün dönen toplar size yeni bir hücum şansı yaratıyor. Hani Galatasaray'ın UEFA şampiyonu ve dört yıl üst üste şampiyon olduğu dönem var ya; göbekte Suat, sağ iç Okan, sol iç Emre, önlerinde Hagi serbest oyuncu. İşte bu sistem farkı Fenerbahçe'nin iyi iz bırakmasına sebep oldu. Tabii ki sistemler, oyuncular önemli ama bir de en önemli artı Fenerbahçe kalbini ortaya koyuyor ve çok iştahlı oynuyor. Bireysel olarak isim öne çıkarmak yanlış. Takım halinde iyi mücadele ediyorlar. Alex de arkasında üç tane işçi bulunca daha verimli oluyor. Ve maçtan zevk alıyor.
Hakem İsmet Arzuman, Van Hooijdonk'a cezaalanı içinde yapılan çekmeyi göremedi. Bir de Malatya'nın duran toptan kullandığı atışta Hooijdonk'un eliyle topu çelmesini kaçırdı. Karşılıklı bir penaltıyı atladı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|