|
 |
|
|
Yenen razı yenilen razı
2. periyodun bitimine 6.29 kala Bogdan Tanjevic, bir Tanjevic 5'i oluşturmuştu. Düşünün, herkese abi diyen Ender'e bile iki abi diyen vardı o 5'in içinde. Ermal, Fatih, Ender, Cenk, Barış... Tanjevic, Türkiye'ye geldiği günlerde birlik kurup, Milli Takım'da yabancı coacha karşıyız diyen Türk antrenörler iş koyuyordu yine.
Evet, bir tuhaf takım bizimkiler. Ve bir tuhaf lig bizim lig.
Coachlarının kendi takımlarında oynatmadıklarını, Milli Takım coachu Milli Takım'da oynatıyor.
1. periyotta bizimkiler sıkmaya başlamıştı, tabii maç da. Takımın en çok tartışılan pozisyonunun iki oyuncusu Ender ve Kerem, ikisi beraber oynuyordu bu sefer. İki NBA'ci Hido ve Memo ve Milli Takım'ın en formda oyuncusu Kerem Gönlüm ilk 5'in geri kalanlarıydı.
Öylesine Abdi İpekçi'de biraraya gelmiş 12 adam gibi oynuyorlardı. Ne eski dev liklerinden eser vardı ne de eski hava larından. Tamam belki İbo, Mirsad, Kaya, Serkan yoktu, ama rakip de işte altı üstü Bosna'ydı..
Milli Takım sorumlularının iyi dedikleri, korktukları Bosna'ya (iyisi buysa kötüsü nasıl olur ki) karşı bizimkiler en kötü 10 dakikalarından birini bile hiç zorlanmadan 23 - 14 önde kapatıyorlardı...
Maç da zaten ilk 10 dakikada bitti. Bosna'da grup ikinciliğine çooooktan razıydı...
Kısaca Milli Takım'ı beğenmedim. Evet, bu takıma Kaya, Serkan, İbo, Mirsad girecek. Ve bu takım değişecek tabii.
Yine de artık yeni doğan çocukların bile bildiği 1 no sorunu hala sorun olmaya devam ediyor. Takımın 5 no'su da yok ve de Mirsad'a yüzde yüz ihtiyaç var...
Kendilerini dev gibi görüyorlar, karşılarında dev takımlar olmadıkça adam gibi oynamıyorlar diyerek artık bağlayalım bence...
Evet, Avrupa Şampiyonası finallerinde bundan daha kötü isteseler de oynayamazlar zaten, yani daha iyi olacaklar...
Yani şimdilik pek bir sorun yok, takmayın kafanıza...
bilgingokberk@mail.com
|
|
|

|