|
 |
|
|
F.Bahçe tam gaz
Fenerbahçe, kolay gibi gördüğü rakipler önünde bir şeyi hesaplayamıyor bence... Anadolu deplasmanında veya kendi sahasında hiç farketmiyor. Bütün taşra ekipleri, oyuna "tam gaz" bir süratle başlayıp, Fener'i gafil avlamaya çalışıyorlar. İşte bu gerçek iyi işlenmeli Sarı - Lacivertli futbolcuların kafalarına...
Dün de aynı durumu izledik Malatya karşısında... Çabuk ve hırçın bir tempo ile oyuna giren Malatya, hem kolayca top çeviriyor, hem de değişik kulvarlarda top gezdirerek, Fener'i topsuz bırakma yeteneği yaratıyordu. Hele 7. dakikada buldukları golle de morallenince, sahaya artık tam bir "top kapma" ve "pozisyon yakalama" kavgaları sarıp sarmalamaya başlıyordu... Yediği golle biraz da panikleyen Fenerbahçeli ayaklar bütün güçleriyle oyuna sarılıyor ve Malatya savunmasını tam bir çember içine alıyorlardı ilk 45'in yarısında... Ancak futbolun biraz da hergele gecesine rastlarsanız eğer, işte dünkü gibi çizgi üstünden kaçan toplar, Fener'li oyuncuya çarparak Malatya'yı golden kurtaran garip pozisyonlar seyrederek hayretlerinize hayretler katarsınız bol bol...
* * *
Daum, Fener'i tam bir deneme tahtası gibi kullanıyor sanki... Haftalardır sol kanat bekçiliğini başarıyla götüren Ümit Özat, dün bir bakıyorsunuz sağ kanatta arı gibi çalışmakta... Tabii Daum da haklı... Rakibe göre kadro, takımına göre de taktik... İsmet Arzuman futbol kurallarını kendi kafasına göre düdükleyen bir "hakem mukallidi" bizce... İlk 45'te Hooijdonk'un, ikinci devrede de Alex'in ceza sahası içindeki net indirilişlerini penaltı olarak göremiyorsa eğer, o zaman ya benim gözlükçüye gitmem ya da Arzuman'ın iyi bir "ceza tatiline" gönderilmesi gerekiyor...
Evet, Arzuman'a rağmen maçı puanlı unvanla koparmaya sanki yeminliydi Fenerbahçe kendi sahasında... Takım, özellikle ikinci yarıda tam bir bütünlük içinde çalışıyor, sahanın her bölgesini arşınlayan ayaklar, hem Malatya'yı oyundan düşürüyor, hem de sağlıklı ataklarla misafir takımın ceza sahası içini allak bullak ediyorlardı. Doğrusu ya, üç gün önce Sparta Prag gibi bir ekibi deviren Fenerbahçe'nin dünkü oyunda kazandığı üç puana hem alkış tutmak, hem de "bin bereket" demek gerekir bizce.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|