Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Eylül 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Evlerimiz çirkinleşiyor

Görüş / Engin Önen

Evlerimizin büyük çoğunluğunun dış görünümleri ve yan yana duruş biçimleri bakımından pek de güzel olduğunu söyleyemeyiz. Yüz yıl öncesinin binalarına hayranlığımız biraz da bu yüzden herhalde.
Öte yandan oturduğumuz konutların kullanım konforu açısından da çoğumuzu memnun ettiğini söylemek de bir hayli güç. Küçük mutfaklar, karanlık yatak odaları ve hücre dizaynındaki çocuk odaları, ayak uzatma mesafesinde dar balkonlar. Üç oda bir salonu seksen metrekareye yerleştirme becerisini gösteren mimar ve müteahhitler.
Estetik ve kullanım konforu gibi kaygılardan uzak bu bina yığınları, nüfusu hızla artan kentlerimizde, hızlı ve kontrolsüz yapılaşmanın ürünü. Hızlı kentleşme sürecinde konut açığını kapatmak ve ucuz konut üretmek gibi gerekçelerle bu furyaya göz yumduk. Belediye yönetimleri, müteahhitler, arsa sahipleri, konut almak isteyenler, hepimiz.

* * *

Evlerimizi önce, daha çok rant ve kentte bir an önce ev sahibi olma gibi kaygılarla çirkinleştirdik. Yetmişli yıllara, şimdi merkezi konumdaki semtlerin apartmanlaşması damgasını vurdu. Seksenli yıllarda ise kamunun ucuz arsa sağladığı toplu konut furyası yaşandı. Bu yıllar evlerimizi çirkinleştirmemize uygun sosyal ortamın etkili olduğu dönemdi.
Şimdi ikinci çirkinleştirme dalgasıyla karşı karşıyayız. Bu defa gerekçemiz güvenlik. Hızla artan hırsızlık olayları huzur diye bir şey bırakmıyor. Evde rahat uyku yok artık. Sıcak yaz gecelerinde pencere açık yatmak büyük risk.
Güvenlik güçlerinin güvenliğimizi sağlamada oldukça yetersiz kalması, hırsızlık olaylarının çok hızlı artması herkesi çözüm arayışına itiyor. Üst gelir grupları bu sorunu, bir bakıma kentten daha izole ve korunaklı sitelere yönelerek çözüyorlar. Bu olanaktan yoksun geniş kesimler ise çözümü daha çok, evlerinde bazı tedbirler almada arıyorlar. En yaygın önlemler kapı ve balkonları demir parmaklıklarla kapatmak.

* * *

Parmaklıklarla çevrili bir balkonda kahvaltı yapanların, salonun penceresinden denizi yine parmaklıklar arasından seyredenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Çelik kapı üzerine bir de demir kapı yadırganmayan bir görüntü haline geldi. Bir çaresizlik psikolojisi içerisinde kendi ellerimizle evlerimizi adeta, cezaevlerine dönüştürüyoruz.
Sonuç olarak güvenlik duygumuz zayıfladıkça, evlerimiz çirkinleşiyor.

ege@milliyet.com.tr




EGE
Gel de affet!
Başkan orada siz neredesiniz?
Evlerimiz çirkinleşiyor
Marka güçtür





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet