Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Eylül 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Marka güçtür

Satır Arası / Deniz Sipahi

Her yıl Amerika'nın en büyük şirketlerinin CEO'ları gergin bir şekilde kurumsal itibarın neredeyse yargıcı sayılan Fortune Dergisi'nin "Amerika'nın En Beğenilen Şirketleri" araştırması sonuçlarını bekliyor.
Peki CEO'lar kurumsal itibarı neden bu kadar önemsiyorlar?
Bir kurum, itibarını tüm sosyal ortaklarıyla iyi ve doğru ilişkiler kurarak inşa eder.
Doğru şekilde yönetilen itibar, profesyonellerin çalışmak istedikleri ilk tercih olur; üniversiteden yeni mezun olan en başarılı öğrencileri çeker ve en verimli insan kaynaklarını barındırır.
Aynı şekilde kurum, ilk tedarikçi olarak tercih edilir, daha çok yeni müşteri kazanır ve mevcut müşterilerinin gözünde marka değeri yükselir.
En önemlisi, yükselen itibarı ile daha düşük maliyetle üretim yaptırabilen ve daha yüksek kar marjı yaratan kurum yatırımcıların ilk tercihi haline gelir.

* * *

Stern School of Business'da yürütülen çalışmalarda uzmanlar tarafından yapılan 303 şirketin bir yıllık gelir tahminlerinde, analistlerin yorumlarını şirketlerin performans göstergelerine göre yaptıkları halde finansal olmayan faktörlerden, yani kurumsal itibardan da etkilendikleri görülüyor.
Yine 10 şirket üzerinde yapılan araştırmada, daha az kar oranı olduğu halde bile yatırımcıların daha az risk alacaklarını düşündükleri "itibarı yüksek şirketlere" daha fazla para yatırdıkları gözlemleniyor.
Bir kurumun itibar sermayesi ise para birimi kredibilite olan ve zor zamanlarda kalkan görevi gören bir banka hesabı gibidir.
Markalaşma konusunda sıradışı fikirlerin yaratıcısı olarak tanınan BJ Cunningham, Türkiye'deki markalaşma sürecini en iyi bilen yönetim danışmanlarından biri.

* * *

Cunningham diyor ki...
"Markalaşma size ürünün neden var olduğunu ve ne beklediğinizi söyler. Markalaşma tüketiciyle yaşanan bir gecelik ilişki değil evliliktir. Şimdi markalaşma konusunda Türkiye'deki herkesin böyle düşünmesini sağlayabilir miyim? Tabii ki hayır. Açık olmak gerekirse birçok insan markayı logo ve isim olarak algılar. Bir anket yaparsanız, insanlar markanın bu kadar da önemli olduğunu düşünmez. Ama bu demek değil ki önemsizdir. Markalaşma, iş dünyasının sınırlarını belirler ve birçok şirket rekabet edecek bu sınırda olmak ister. Marka söz vermenin diğer bir yoludur. Marka nasıl ve ne yapacağınızın sebebidir. Markanın ne demek olduğunun iki yanıtı vardır. Birincisi, yönünüz nedir, ikincisi ise niye umurumda olsun... Değişime inanıyorum. Büyük düşünürler ve yaratıcı beyinlerin olduğu bir yerde elde edilen pozitif enerji iş potansiyelini artırır."

* * *

Bugün tüketicisinin beklentilerini iyi anlayan, farklı olduğunu ortaya koyan ve fayda sağlamayı bilen şirketler beğeni topluyor ve marka oluyor.
Artık kurumsal itibar, bir şirketin en önemli değeri haline geldi.
"Marka güçtür..."
Doğan Yayın Holding'in Ege Bölgesi Sanayi Odası ile birlikte düzenlediği Anadolu'daki Avrupa Toplantıları'nın İzmir buluşmasında bugün bu konu işlenecek.
Bu önemli toplantıyı kaçırmamanızı tavsiye ederim.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Gel de affet!
Başkan orada siz neredesiniz?
Evlerimiz çirkinleşiyor
Marka güçtür





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet