Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Eylül 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ateşkes özlemi

PKK'nın ateşkesi sona erdirmiş olmasına, Diyarbakır gibi Batman'da da tepki var. Aralıktaki AB zirvesi öncesinde PKK'dan yeni bir ateşkes çağrısı gelebilir

HASAN CEMAL GÜNEYDOĞU'DA - 2
BATMAN

Diyarbakır'dan dün sabah erken yola çıktık. Batman ovasında yemyeşil pamuk tarlaları, göz alabildiğine... "Burada pamuk bire iki verir" diyor Yılmaz. Bazı yerlerde pamuk patlamış. Güneşin altındaki yeşilliklerin arasından saçılan gümüşi parıltılar göz alıcı.
Batman'a girerken aklıma önce ne yazık ki Hizbullah ve 1990'ların faili meçhulleri geliyor. Yani enseye sıkılan tek kurşunlu o korkunç cinayetler...
Ve kadın intiharları!
Ne kötü bir imaj.
Batman'da bunu silmek için düzenlenen sanat ve kültür festivalinin ikincisi yapılıyor 28 Eylül'de. Turgut Özal Bulvarı'yla Demokrasi Bulvarı kesişiyor. Birden karşımızda Yaşar Kemal Caddesi...
Makine değil, bıçak kıymasıyla yapılıyor kebap. Eski Sanayi'de Cuma Usta'nın yeri. 1953'te petrolle birlikte Diyarbakır'dan Batman'a gelmiş. O zaman Batman'ın yerinde adı İluh olan bir köy varmış. Cuma Usta kebabını petrol işçilerine yapmaya başlamış. Dükkânın zemini toprakmış, çamurmuş. Çizmeyle çalışırlarmış. Tuzu masaya dökerlermiş...
Enfes kebabın üstüne bir tek Ceffan köyünde yetişen mayhoş kavun iyi geliyor. Kabuğu ince ve çağla yeşili. İstanbul'da bir tek Fatih'in Kadınlar Pazarı'nda, Siirtlilerin merkezinde bulunurmuş bu kavun...
"Batman 1996, 1997'den beri sakin" diyor Sabih Ataç.
Kırklı yaşlarda bir avukat.
Eski Baro Başkanı.
"Evvelce iyi yaşamadık. Çok acılar çekildi. Arada bir hayattan iyi anlar çaldık, o kadar. Ama son beş altı yıldır hayat iyi. Huzur var. Bunun devam etmesi lazım."

'Ama'sız silah bırakmalı
Bu noktada duruyor.
1 Haziran'dan itibaren PKK'nın ateşkese son vermesini onaylamadığını belli ediyor. Sokaktaki adamın durumunun da farklı olmadığını belirtiyor. Bir hafta öncesine kadar daha açık konuştuklarını, ama sonra Apo'nun, "Beni anlamıyorlar; onlar haindir; onları gençlere havale ediyorum" gibisinden tehdit kokan bir notu ortaya çıkınca, sözlerine daha dikkat etmeye başladıklarını belirtiyor.
Bir noktayı da koyuyor:
"Ama demeden, fakat demeden silaha karşı durmak gerekir."
Şöyle devam ediyor:
"Türkiye Kürtleri bugün her şeyi tartışabilir durumda. Hatta Apo posteri elinde, Kürtçe 'Biji Serok Apo!' (Yaşasın Başkan Apo) diyerek yürüyorlar. Polis filmini çekiyor. Suçluysa alıp adliyeye teslim ediyor, o kadar... Eskiden neler olurdu. Ben istediğimi söyleyebiliyorsam silaha ne gerek var? Örgütün de bugün yapacağı amasız, fakatsız silah bırakmasıdır."

Samimi af şart
'Devlet'e neyin düştüğüne gelince...
Af konusunu şöyle özetliyor:
"Devletin de ama mama olmadan samimi bir af çıkarması şart. Dağdakinin silahı bırakıp inmesi başka türlü olmaz. Yanlış anlaşılmasın. Bunun alternatifi silahtır, bu olmazsa silah olur demek istemiyorum. Hiç kimse için koşul moşul olmadan bunların yapılması gerekiyor."
Bir gün önce Diyarbakır'da kulağıma çalınan bir konuya Batman'da da tanık oluyorum:
"17 Aralık, yani Avrupa Birliği'nin Türkiye'yle ilgili tarih toplantısı öncesinde yeniden ateşkes gündeme gelebilir. PKK'dan böyle bir çağrının yapılması yakın ihtimal. Hükümet acaba 17 Aralık sonrası af konusunu gündeme getirebilecek mi? Bu bakımdan üstü örtülü de olsa herhangi sinyal var mı Ankara'dan, olabilir mi?"
Benzer düşünce ve sorular, dikkat ediyorum, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir gibi Batman'ın DEHAP'lı Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan'da da var. Dün öğle vakti makamında baş başa sohbet ediyoruz.

'Anam hâlâ ağlıyor'
42 yaşında.
Liseden terk. Daha doğrusu lise ikideyken 12 Eylül oluyor. 1980'de iki yıl Diyarbakır Askeri Cezaevi 'cehennemi'ni yaşamaya başlıyor. Yargılanmış, beraat etmiş. "Kardeşim Amasya Cezaevi'nde yatıyor 15 yıldır. 32 yaşında ve idam aldı PKK'dan. Hâlâ ağlıyor anam" diye anlatıyor.
Ve ekliyor:
"Yüzde 74.2 oyla seçildim Batman Belediye Başkanlığı'na. Türkiye'deki en yüksek oy oranı bu..."
Soruyorum:
"Diyarbakır'dan sonra Batman'da da hava farklı değil. İnsanlar, ateşkesin sona erdirilmiş olmasından, PKK'nın eline yeniden silah almasından rahatsız. Bu hava yalnız sokaktaki adamda değil, Kürt aydınlarında, yerel siyasetçilerde de dikkati çekiyor. Ne diyorsunuz?"

AB, çözüm demektir
Yanıt farklı değil:
"Bunu halka anlatmak zor!"
Devamını şöyle getiriyor:
"Altı yıllık huzur ortamından sonra, çekilen bütün acılardan sonra artık silahların susması gerekiyor. Halktan, demokratik kitle örgütlerinde de barış talepleri yoğun..."
Yoksulluğun had safhada olduğunu, işsizliğin had safhada olduğunu, bu açıdan özellikle gençlerin çok kötü durumda olduklarını belirtiyor. Ateşkesin tek taraflı olarak sona ermiş olmasını kendilerinin de kabullenemediklerini çok dikkatli bir dille ifade ediyor. Ateşkesin devamından yana olduklarını söylüyor.
Ama noktayı koyuyor:
"Püf noktası aftır."
Diyarbakır'da pazartesi günü konuştuğum 'insan hakları aktivistleri'nin deyişiyle: "Ayrımsız politik af..."
"Gençlerin kimisi dağda, kimisi hapiste... İnsinler, çıksınlar" dedikten sonra devam ediyor:
"Avrupa Birliği sürecinin kesintiye uğramaması lazım Türkiye için. AB aynı zamanda daha çok kalkınma demektir. Seksen yıldır kanayan bir yara olan Kürt sorununun çözülmesi demektir."
Ateşkes konusuna daha fazla girmek istemiyor. "Biz hizmeti esas aldık" diyor. Osman Öcalan'ı da eleştiriyor.

'Herkes İmralı'ya bakıyor'
Kafaların bulanıklığı gündeme geliyor. Bir zamanlarki 'bağımsız Kürdistan'dan bugünkü 'demokratik cumhuriyet'e gelindiği konuşuluyor. Kafa karışıklığının bundan kaynaklandığı anlatılmak isteniyor. Laf arasında bir söz, "Buralarda neredeyse herkes İmralı'ya bakıyor, İmralı'ya rağmen politika yapmak güç buralarda" cümlesi kulağıma çalınıyor.
İlginç...
Diyarbakır'da olduğu gibi, Batman'da da Öcalan soyadıyla, Apo adıyla bu ülkede siyaset yapmanın güçlüğüne, imkânsızlığına değiniyorum. Bunu bazen biraz da kışkırtıcı bir üslupla sorguluyorum bazı örneklerle. Öyle çok fazla tepki almıyorum bunun karşılığında. Hatta dikkatli bir dille, "Galiba haklısınız" yanıtının bile geldiği oluyor.
İlginç bu da...

AB yolu baltalanmasın
Türkiye'nin AB yoluna köstek olunmasına Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan da kesin dille karşı çıkıyor. AB'nin silahla baltalanmasına karşı çıktığını söylerken, "Ben de halk gibi düşünüyorum" diyor bir ara. Şu sözler de onun:
"Yazık oldu bu ülkeye. Büyük acılar çekildi. Ben ilkokula başlarken tek kelime Türkçe bilmiyordum. Kendi kimliğinden utanıyordum. Olacak iş mi? Kimliğim reddediliyordu, kültürüm kabul edilmiyordu. Yazık değil mi? Bunları aşalım. Avrupa Birliği bunun için doğru bir hedef. Dikkatli olmakta yarar var. Derin devlette olduğu gibi örgütün içinde de provokatif unsurlar olabilir."
Yarın Güneydoğu'dan üçüncü yazı.




GÜNCEL
Ateşkes özlemi
Aile meclisi karar verdi ve öldürüldü
Yapana değil yazana suç!..
Statta Kuran gecesi
Köy ikinci kez bölündü!
14 'yardımcısı' var
Veziroğlu dondurdu
Kapkaççı sevgiliyi vatandaşlar yakaladı
Çantası için yerde 30 metre sürüklendi
Gökhan Özen'e 12 yıl hapis istemi
Alemdaroğlu, 1 milyar tazminat ödeyecek...
İGDAŞ'a 6 ayda 4. genel müdür
Müdür vekili, rüşvet alırken yakalandı
Demirkazık'a 1 yıl hapis cezası
Sokutaş köyünde de 'köle operasyonu'
21. kez nikâh kıyamadan vuruldu
İki kız kardeşin gelecek kurası
Barış için dua...
Bakanlık, işgal parası ödeyecek
'İskenderun'da tehlike yok'
Bir Türk şoförün cesedi daha bulundu
Kaçırılan şoför serbest bırakıldı
Batı Trakya'da türban krizi
Yeniden gülmeyi öğrenecekler
Terör nasıl besleniyor?
'Müstehcen değil toplatma kararı var'
Tarihte bugün
Serin Duruş






Melih AŞIK
100 Temel Eser
Milli Eğitim Bakanlığı'nın tavsiye ettiği "10...
Hasan PULUR
Eşekten düşmüş karpuza dönmek
MEĞER günlük konuşma dilimize girmiş "eşekli"...
Çetin ALTAN
Geceler uzamaya başlıyor...
GÜNDÜZLERLE geceler arasındaki hiç şaşmayan d...


 2003 yılında neler oldu

© 2004 Milliyet