Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Eylül 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Milliyet katkısı...


Ulusların "ortak belleği" diye bir kavram var... "Ulusal kültürün sürekliliğini" sağlıyor.
Bunun taşıyıcı unsurlarından biri de "üzerinde mutabık kalınan en az 100 kitabın olması..."
Elbette 100 rakamı, bir "Tanrı buyruğu" değil ama ne abartan, ne azaltan ve - genelde - kabul gören bir ölçüt.
Neredeyse çeyrek yüzyıl önce, genel yayın yönetmeni olduğum gazetede, biz bu sayıyı abartmış ve "1000 Temel Eser" yayınlarını başlatmıştık. Kitap sayısını 1000 gibi yüksek sayıda tutmamızın bir amacı da, "listede yer alanlar / almayanlar" tartışmalarını önlemekti.
Tartışmalar, "hizmetin nesilden nesile ulusal kültürün sürekliliği" amacını gölgelememeliydi.
Bir süre sonra başka gazeteye geçmiştim. "Dizinin 100'lü rakamlarda kaldığını" hatırlıyorum. Bu anı, 100 sayısının gerçekçiliğine örnek vermenin yanı sıra, "Temel Eserler"e sıcak bakışımın yeni olmadığını yansıtıyor.
Bu bağlamda Milliyet'in "100 Temel Eser" için katkısını da olumlu buluyorum.

En iyi 100 mü?
Şimdilerde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencilere önerdiği "100 Temel Eser" bir tartışma rüzgarı estirmekte.
Gerçekten listenin, "üzerinde herkesin tam mutabık kaldığı eserlerden oluştuğu" iddia edilemez.
Sözgelişi...
Bizden Ziya Gökalp'in, Behçet Necatigil'in... Yabancılardan Shakespeare, Dante, Moliere'in bulunmadığı ama Cengiz Aytmatov'un iki kitabının önerildiği bir liste bu.
Öte yandan bir başka gerçek de şu:
İyi bir şeyler yapmak istenildiği için eleştiriliyor.
Hiçbir şey yapılmasaydı, "100 Temel Eser" çalışması ortaya konulmuş olmasaydı, eleştiri de olmazdı.

Yol haritası
Milliyet'in "100 Temel Eser" için öğrencilere sunduğu "Rehber Kitap" da, - gene - bir şeyler yapmanın, katkıda bulunmanın, "eleştiri oklarını çekmek yazgısını" paylaşıyor.
Kitabın son prova baskılarını gördüm. Yararlı bir çalışma.
Öğrencilere, "rehber yayın" katkısında bulunuyor.
"Milli Eğitim Bakanlığı'nın önerdiği 100 kitabın yazarlarını, diğer yapıtlarını, önerilen kitabının özetini, başlıca karakterlerini, bulunabilecekleri yayınevlerini" yansıtıyor.
Ve "katkısı" ile eleştirilere hedef oluyor.
"Bu yayın, gençleri araştırmaya değil, tembelliğe, hazırlopçuluğa itermiş. Öğrenciler, ödevlerini yazarken kitapları okumaz, Milliyet'in yayınındaki özetleri kağıda aktarırlarmış..."
Türkiye'deki edebiyat öğretmenleri, bu açıkgözlülüğü yutacak ve Milliyet yayınındaki 3 - 4 paragraflık özetin öğrenci tarafından ödev kağıdına kopyalandığını, bütün ödev kağıtlarının aynı satırlarla oluştuğunu göremeyecek kadar geri zekalılar mı?
Bu eksen etrafına örülmüş mantıkla, "kitabın, öğrencilere araştırma, tartışma, eleştirme işlevi olmadığı" iddia edilebilir mi?
Tam tersine...
"Rehberlik işlevi ile araştırmalara yol haritası olmak ve ilgi uyandırarak okumaya yönlendirmek" odaklı bir yayın bu.
Peki hiç mi eleştirilecek yanı yok?
Elbette olabilir.
Yayın beklenmeli ve incelenmeliydi. İşlevine uyumu sorgulanmalıydı.
Örneği, Sehi Tezkeresi adlı kitabı yukarıdaki satırlarda yansıttığım "1000 Temel Eser"de yayımlanan Kültür Bakanlığı Müsteşarı Edebiyat Profesörü Mustafa İsen'den vereyim:
"Özetler iyi mi yapılmış? Türkçesi düzgün mü? Öğrencide kitabın aslını okumak isteğini uyandıracak satırlarla mı örülmüş? Eğer bunlar varsa, böyle yayınların yararına inanıyorum. Ben de ilk edebiyat tatlarını, Nihat Sami Banarlı'nın edebiyat kitabında, yazarlardan alıntılar öncesine koyduğu özetlerden aldım. O özetlerden etkilenerek yazarların kitaplarını okudum..."
İşte Milliyet bu katkıda bulunuyor.
Daha ötesini başka gazete yapabilir.
"100 Temel Eser"in her birini ayrı ayrı verebilir. Yeni Telif Yasası'na göre, bazı yazarların tüm varislerini bulmak ve onaylarını almak bile sorun ama tutun ki yaptılar.
Ama...
Birileri de kalkıp, "Gençlerin kafalarını 100 Temel Eser'e sıkıştırıyorlar(!)" diyebilir.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Dubai mucizesi ve çağımız
İZMİR - Doğan Medya Grubu'nun Ege Sanayi Odas...
Çetin ALTAN
Geceler uzamaya başlıyor...
GÜNDÜZLERLE geceler arasındaki hiç şaşmayan d...
Melih AŞIK
100 Temel Eser
Milli Eğitim Bakanlığı'nın tavsiye ettiği "10...
Fikret BİLA
CHP'nin atağı
CHP lideri Deniz Baykal, Türk Ceza Yasası tas...
Güneri CIVAOĞLU
Milliyet katkısı...
Ulusların "ortak belleği" diye bir kavram var...
Abbas GÜÇLÜ
100 Temel Eser
Milli Eğitim Bakanı Çelik, pek çok konuda old...
Hurşit GÜNEŞ
Koca reis dümende
Alan Greenspan ABD para politikasının uzun yı...
Nail GÜRELİ
Takiye üstü şike
Sizi biraz bizim mutfağa alalım. Geçen haftak...
Sami KOHEN
Sonuçları önceden kestirmeli...
AB Komisyonu kesin ve net söylüyor: Avrupa Bi...
Mehmet Y. YILMAZ
Çocuklar için iyi bir 'yol haritası'
Babamın, Ankara'ya yaptığı bir iş gezisinin a...
Hasan PULUR
Eşekten düşmüş karpuza dönmek
MEĞER günlük konuşma dilimize girmiş "eşekli"...
Meral TAMER
Bankalar, kredi kartını da AB'deki gibi versinler!
MasterCard Avrasya Genel Müdürü Özlem İmece'n...
Ece TEMELKURAN
Kapitalist tabak-muhafazakâr tabak: Kola'nın dedeleri ve torunları
Evde (muhtemelen) iftar yemeği hazırlanmaktad...
Yaman TÖRÜNER
Avrupa "evet" demek zorunda
Dünya'nın en saygın dergisi sayılan Economist...
Osman ULAGAY
'Türkiye Latin Amerika gibi olmasın'
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgüt...
Güngör URAS
Ekonomi 'çok çok iyi' (...Ama vatandaşa iş yok. Hükümete para yok!)
"Ekonomi çok çok iyi. Hızla kalkınıyoruz... K...
M. Ali BİRAND
Türkiye işi zorlaştırdı, koşulları arttırdı
Yaşadıklarımıza inanamıyorum.

© 2004 Milliyet