|
Kapitalist tabak-muhafazakâr tabak: Kola'nın dedeleri ve torunları
Evde (muhtemelen) iftar yemeği hazırlanmaktadır. Huzurlu, temiz ortamlar... En son, masanın padişahı Cola Turca görünür, elden ele: Tüketim malları etrafında oluşan sevgi çemberi!
Ve fakat küçük kız, mutfağın penceresinden karşı apartmandaki yalnız ihtiyar kadını görür. (Beyaz başörtüsü, temiz yüz ve yalnızlık. Terk edilmiş ihtiyarlar için kurban olsun genç insanlar! İçleriniz ezilsin vicdan azabından!) Küçük kız boş Cola Turca kapaklarını alır, koşar bakkala, markete. Boş kapaklara tabak vermektedirler zira. Tabağı alır gelir, masaya koyar. İtikatlı nefesli çalgıların seslendirdiği dini bir melodi ile buyur edilir İHTİYAR KADIN masaya. Elbette baş köşeye.
***
Evde (muhtemelen) iftar yemeği hazırlanmaktadır. Tatlı, neşeli ortamlar... En son, masanın padişahı Coca Cola görünür, elden ele:
Tüketim mallarıyla pekişen aile bağları!
Ve fakat küçük oğlan, rahat durmaz. Bakkal, boş Coca Cola kapaklarına tabak vermektedir: Tüketim aleminin iç gıcıklayıcı küçük promosyon şeytanları! Oğlan tabağı alıp getirir masaya. Ardından da boş tabak için küçük bir KIZ ÇOCUĞU! Gülüşmeler ve neşeler içinde kapitalizmin büyüsünü sıvısını tüketmeler...
Rayiç bedeli
Aynı biçimde tasarlanmış iki promosyon duyurusunun, iki reklam filminin bu denli aynı olması ve fakat sonunda birinde ihtiyarlığın diğerinde gençliğin buyur edilmesi masaya... Birinde ölüme, birinde doğuma yakın olanın oturtulması aile bağlarının orta yerine...
Mesele şudur: Boş tabaktan daha uzun süre yemek yiyecek, tüketecek olan hangisidir? Ölüme yakın olan mı yoksa doğuma mı? Sistemin en kalpten gönülden seveceği odur çünkü: daha fazla tüketecek olan. Daha fazla çalışacak, üretecek, sonra da ağız tadıyla ve bin bir vesileyle tüketim çemberinin içine dahil olan. Küçük kız çocuğudur cevap sistem için. Aslında mantıklı olan kız çocuğudur reklam açısından; tutarlı olan.
Masaya buyur edilen ihtiyarlık, "Türk aile değerlerinin unutulmuşluğu" mızmızlanmasıdır oysa. Vicdan azabına davet. Bir suçluluk duygusu hırıltısı... Tüketime çağıran bir reklam için bir paradoks değil mi bu? Bir tutarsızlık? Ölüme yakın olduğu için üretime ve tüketime uzak kalan, sistem açısından sıfır değeri olan ihtiyar insanın "gösterilmesi" reklamda...
***
İhtiyarlığa kıymet veren tutuculuk, sistem için gereklidir. Uslu uslu üretilsin ve tüketilsin diye. Başka bir hayatın olabileceği fikri akıldan geçirilip de aptallaşana kadar çalışan insanların gönlü başka yere kaymasın diye. Tüketmeyecek kadar kendi içine kapanacak kadar değil ama!
Doğanın beraberinde getirdiği yaşam sevinci gereklidir sistem için; yeni doğanlar ve büyüyecek olanlar. Yoksa nasıl satılır sonsuz derecede çeşitlenmiş çocuk ürünleri, gençlik ürünleri ve bu mallar etrafında oluşan çocuklukla gençlik fikri. Ama o da kararında...
Doğumla ölüm arasında uslu uslu yaşansın diye... Boş kapakların peşinde koşsun insanlar, böyle tüketim dehlizlerini takip edebilsinler diye. Ortaya boş bir tabak konmalı. Doldurulsun boşaltılsın, doldurulsun boşaltılsın diye. Küçük kız çocuğundan ihtiyar kadına. Herkese bir yer bu masada. Görevini ve sorumluluğunu bilip sistemin kara sıvısını tükettiği sürece...
ecetem@hotmail.com
|
|