Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Eylül 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Türkiye işi zorlaştırdı, koşulları arttırdı


Yaşadıklarımıza inanamıyorum.
Herşey yolunda giderken, kimselerin önem vermediği bir konuyu sorun haline sokup kendi kalesine gol atmak için herhalde sadece Türk olmak yetiyor.
Tayyip Erdoğan, tersten gelen bir topa ayağını uzatıp kendi kalesine gol atan futbolcuya benziyor. Erkekliğe gölge düşürmemek için de, hakeme fena halde kafa tutuyor.
Oysa iş bitmişti.
6 Ekim günü yayınlanacak olan Avrupa Komisyonu raporu tamamdı.
Verheugen özel konuşmalarında çok açıkça söylemişti. Türkiye'nin -bazı eksikliklerine rağmen– Kopenhag Kriterlerine uyum sağladığını belirtecek ve üye ülkelere müzakereleri başlatmalarını tavsiye edecekti. Tüm üye ülkeler de bunu bekliyordu. Komisyon raporunun arkasına saklanıp, müzakerelere yeşil ışık yakacaklardı.
Birden bire TCK sorununu ortaya çıkardık. Olmayan bir zina konusu yarattık. Tartıştıkça büyüttük ve sonunda işin içinden çıkılmaz bir duruma soktuk.
TBMM' deki 1 inci tezkerenin reddedilme olayı vardı ya, hemen hemen onun gibi bir durumla karşı karşıya kaldık. Kimse sorunun neden çıktığını ve nasıl bu noktaya geldiğini pek anlayamadı. Tam bir yol kazasıyla karşı karşıya kalındı.
6 Ekim' de zafer turu atacak olan Türkiye, kendi kendini yaraladı.
AB Komisyonu ve AB başkentlerinin havası değişmeye başladı. Son bulgularım şöyle:
- Komisyonun raporu muğlaklaşacak. Artık net şekilde, Türkiye'nin Kopenhag Kriterlerine uyum sağladığı açıklanamayacak. TCK bir koşula dönüştürülecek ve top 17 Aralık'taki AB liderlerine bırakılacak. Yani iş çok daha zorlaşacak. Zira üye ülkeler zaten HAYIR'cıların baskısı altındalar ve Komisyonun tavsiyesini hiç tartışmadan kabul etmeyi planlıyorlardı. Şimdi Türkiye aleyhtarları çok daha rahat hareket edebilecekler.
- AKP hükümeti ve özellikle de Tayyip Erdoğan'a duyulan güven, son olayla önemli ölçüde yıprandı. Aksine, Türkiye'nin Kriterler konusunda istikrarsız bir tutum sürdürdüğü ve ne zaman nasıl hareket edeceğinin bilinemediği izlenimi doğdu. Türkiye ile müzakereleri başlatmak istemeyenler güçlendiler. Türkiye yanlısı ülkelerin, muhalefeti tatmin etmek için ek önlem almaları gerekecek.
- Göreceksiniz, 17 Aralık' ta Türkiye ile müzakerelerin başlaması kararı çıksa dahi, daha önce düşünülmeyen birçok koşullar eklenecek. Türkiye, müzakereler sırasında sürekli denetim altında tutulacak. Daha önceki adaylara uygulanmayan yeni müzakere kuralları çıkarılacak. Müzakereye başlamanın hiçbir şekilde tam üyelik anlamına gelmeyeceği açıklanacak.
Sizin anlayacağınız, Türkiye kendi ayağına ateş ederek, geresiz biçimde topu taca attı. Şimdi de ne yazıktır ki, bunun cezasını çekecek.

ARTIK, ESKİSİ KADAR EMİN DEĞİLİM...
Bu köşe' yi izleyenler çok iyi bilirler.
Bir süredir, AB Komisyonu raporunun son derece olumlu çıkacağını, Türkiye ile müzakerelerin başlatılması tavsiyesinde bulunacağını yazıyorum, söylüyorum ve televizyon ekranlarında tekrarlıyorum. Aynı şekilde, AB doruğunun Türkiye ile müzakereleri 2005'in ikinci yarısında başlatacağını sürekli vurguluyorum.
Ancak artık bu kadar emin değilim.
Sürekli temas halinde olduğum ve politikaları oluşturan AB kaynakları ilk defa şüphe duymaya başladılar. Türkiye muhalifleri rahatladılar. Komisyonun sırtındaki Türkiye yükünün dahi azaldığı belirtiliyor. Anlayacağınız, birkaç hafta öncesine oranla hava farklılaşıyor.
17 Aralık doruğundan müzakereleri başlatma kararı yine çıkabilir. Ancak bu defaki karar bir çok koşullara bağlanacak. Tam üyeliğe gidişin yolu daha zorlaştırılacak. Engeller arttırılacak.
AB'deki muhaliflerimize bu imkanı da bizler verdik.
Şampiyonluk turuna çıkacakken, son dakikada kendi kalemize bir gol atarak, sonucu 17 Aralık maçına bıraktık. İşi zorlaştırdık.
Bu zoru bizden başkası beceremez de, kim becerebilir (!)
Bana söyleyebilir misiniz ?

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Dubai mucizesi ve çağımız
İZMİR - Doğan Medya Grubu'nun Ege Sanayi Odas...
Çetin ALTAN
Geceler uzamaya başlıyor...
GÜNDÜZLERLE geceler arasındaki hiç şaşmayan d...
Melih AŞIK
100 Temel Eser
Milli Eğitim Bakanlığı'nın tavsiye ettiği "10...
Fikret BİLA
CHP'nin atağı
CHP lideri Deniz Baykal, Türk Ceza Yasası tas...
Güneri CIVAOĞLU
Milliyet katkısı...
Ulusların "ortak belleği" diye bir kavram var...
Abbas GÜÇLÜ
100 Temel Eser
Milli Eğitim Bakanı Çelik, pek çok konuda old...
Hurşit GÜNEŞ
Koca reis dümende
Alan Greenspan ABD para politikasının uzun yı...
Nail GÜRELİ
Takiye üstü şike
Sizi biraz bizim mutfağa alalım. Geçen haftak...
Sami KOHEN
Sonuçları önceden kestirmeli...
AB Komisyonu kesin ve net söylüyor: Avrupa Bi...
Mehmet Y. YILMAZ
Çocuklar için iyi bir 'yol haritası'
Babamın, Ankara'ya yaptığı bir iş gezisinin a...
Hasan PULUR
Eşekten düşmüş karpuza dönmek
MEĞER günlük konuşma dilimize girmiş "eşekli"...
Meral TAMER
Bankalar, kredi kartını da AB'deki gibi versinler!
MasterCard Avrasya Genel Müdürü Özlem İmece'n...
Ece TEMELKURAN
Kapitalist tabak-muhafazakâr tabak: Kola'nın dedeleri ve torunları
Evde (muhtemelen) iftar yemeği hazırlanmaktad...
Yaman TÖRÜNER
Avrupa "evet" demek zorunda
Dünya'nın en saygın dergisi sayılan Economist...
Osman ULAGAY
'Türkiye Latin Amerika gibi olmasın'
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgüt...
Güngör URAS
Ekonomi 'çok çok iyi' (...Ama vatandaşa iş yok. Hükümete para yok!)
"Ekonomi çok çok iyi. Hızla kalkınıyoruz... K...
M. Ali BİRAND
Türkiye işi zorlaştırdı, koşulları arttırdı
Yaşadıklarımıza inanamıyorum.

© 2004 Milliyet