Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Başkanlar ne yapsın?

Bakış / Ünver Ergün

Kulüp başkanlığı zordur. Sevgi ister, zaman ister, özveri ister, Türkiye'de bir de para ister... Bugün gerek İzmir'de, gerek Ege'de hatta Türkiye genelindeki kulüplerimizi yöneten başkanlarımıza baktığımızda bir kaçı hariç hepsi sıkıntı içerisindedir. Aslında sorun bazı kulüplerin değil, Türkiye'nin sorunudur. Ancak bu sorun yıllardır çözülemediği gibi üzerine sorunları daha da bindirerek çığ gibi büyümektedir.
İzmir, Türk futbol tarihinde önemli bir kenttir. Bu kentin metropol sınırları içerisinde şu an profesyonel liglerimizde mücadele eden altı tane takımı vardır. Ama gelin görün ki, hepsi sıkıntı içerisinde. Ve sıkıntıların temel noktası da maddi kaynak.
Kaynak için yaratılacak tüm faktörler kurumuş durumda. Sponsor bulmakta zorlanılıyor, mülki amirler kentin takımlarına sahip çıkmıyor, kulübün üyeleri arasındaki küskünlük, vefasızlık had safhada, kimse kimseye yardım etmiyor. Kulüpler en azından sezonu kurtarabilmek için elindeki yıldız oyuncuları zorunlu olarak satar duruma geliyor... Taraftar dediğimiz 12. güç takımlarını boşlamış, piknik sefasını ya da kahve köşelerini tercih ediyor...
Bakınız Alsancak Stadı'nda oynanan son İzmirspor-Bucaspor derbisine. Resmi rakamlara göre tribündeki seyirci sayısı 455...
Şimdi bu taraftarın takıma ne katkısı olacak.

Sadece istemekle olmuyor
Bugün Türkiye'de bir futbolcuya lisans çıkarabilmenin maliyeti 1 milyar 700 milyon lirayı buluyor. Kamp masrafı, primler, deplasman giderleri, personel harcamaları derken rakamlar korkunç bir tablo oluşturuyor. Başkanlar ve yönetimler 455 kişiye maç oynamak için mi bunca emeği harcıyor? Matematikte 2 kere 2'nin dört edeceğini bilen herkes bu hesabı gayet basit yapabilir.
Kimse kusura bakmasın... Sadece istemekle bu işler olmaz. Taraftar takımından başarı istiyor, şampiyonluk istiyor, tuttuğu takımda yıldız oyuncuların forma giymesini istiyor... İstiyor da istiyor...
Ama pamuk eller cebe girmiyor... Bir sigara parasını bile maça harcamıyor...
Yine İzmirspor-Bucaspor derbisine dönelim... Bucalılar açık tribünde oturuyor... Foto muhabiri arkadaşların çektiği fotoğrafta tam 56 kişi var... Demek ki kalan 400 kişi de İzmirsporlu. Oysa İzmirspor bu maça lider çıkmıştı.
Merak ediyorum, bir liderin maçını 400 kişi mi izler? Gelelim Buca cephesine... Marmaris beraberliği sonrası Bucalı futbolseverler, yönetime, sahadaki futbolcuya, teknik heyete ateş püskürüyordu... "Nasıl Marmaris'i yenemediniz" diye...

Bedava bilette fayda etmedi
Daha önce de ifade etmiştik, yenileyelim. O Marmaris'te Bucaspor'un transfer listesinde bulunan beş futbolcu vardı. Bu oyuncular niye sende değildi. Çünkü sen para veremedin, Arkasında belediye desteği bulanan Marmaris o beş oyuncuyu aldı. Geldi senin evinde bir puanı kaptı.
Koskoca Altay Kulübü "Aman tribünleri biraz dolduralım da, futbolcularımıza destek gelsin" diye okullara bedava bilet dağıttı. Ama cumartesi günü tribünleri yine bomboş kaldı.
Hani bazen, "Bizim yöneticiler iş bilmiyor" diyorlar ya... Onlar işi biliyor da, futbolun bir kent için ne kadar büyük bir güç olduğunu bilecek beyinler nerede?
Son bir örnek; Bugün Beşiktaş'ta kısa sürede yıldız olan İbrahim Akın, Altay'ın iş bilmeyen yöneticileri yüzünden mi satıldı? Hayır, dönemin başkanı Ahmet Taşpınar, içi kan ağlayarak protokolu imzalamıştı. Tercihini böyle kullanmak zorunda kalmıştı. Çünkü bir yanda Altay markası vardı, diğer yanda bir futbolcu.

uergun@milliyet.com.tr




EGE
Tyson ve arkadaşları
Bu kış çok sıcak geçecek
Başkanlar ne yapsın?
Sol neden yok?..
Küresel liderden İzmir'e tavsiyeler





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Arzu Çetik
Ünver Ergün
Tülay Özüerman
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet