Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çiçek: 'Verheugen'in sözü var.'


Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri gerginleştiren Türk Ceza Yasası ve zina konusuyla ilgili olarak tutum değiştiren tarafın, Ankara değil Brüksel olduğunu belirtti.
Çiçek, olayların gelişimini özetlerken Başbakan Erdoğan'ın Verheugen'i yanlış anlamasının söz konusu olmadığını, Verheugen'in sonradan söylem değiştirdiğini vurguladı.
Çiçek, dünkü görüşmemizde, olayların gelişimini söyle özetledi:

Verheugen biliyordu
"Sayın Verheugen, 6 Eylül'de Ankara'da temaslar yaptı. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül'le görüştü. Bu görüşmelerde gerek Sayın Başbakan, gerek Sayın Dışişleri Bakanı, Verheugen'le Türk Ceza Yasası tasarısını konuştular. Verheugen geldiğinde Türkiye'de 10 gündür zina konusu tartışılıyordu. Tabii, bu konuyu da konuştular. Bir düzenleme yapmak istediğimizi de ilettiler. Verheugen, Sayın Başbakan'a ve Sayın Dışişleri Bakanı'na, bunun kendileri için bir sorun olmayacağını, Türkiye açısından başka bir şartın öne sürülmeyeceğini ifade etti. Sayın Başbakan'ın bize verdiği bilgi budur. Yani Verheugen, Türk Ceza Yasası tasarısını ve zina konusunda hükümetin düzenleme yapma isteğini biliyordu ve bunun sorun olmayacağını ifade etmişti."
Çiçek, Başbakan Erdoğan'ın, Türk Ceza Yasası ve zinayla ilgili görüşlerini, Verheugen'le yaptığı bu görüşme sonrasında açıkladığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tabii Sayın Başbakan, Verheugen'in bu sözleri ve tutumunu esas alarak, bu konunun sorun yaratmayacağı sözünü almış olduğu için konuyu yeniden ele aldı. Ama sonra baktık ki, Verheugen, Ankara'dan gittikten sonra başka bir söylem kullanıyor. Ankara'da söyledikleriyle tutmuyor. Başkaca koşul yok diyen, sorun olmaz diyen Verheugen, oradan, yeni koşullar söylüyor. Bu olmaz. Bu tutum tabii ki, hem Sayın Başbakan'ın, hem hükümetin tepkisini çekti."

'AB sözlerini tutmuyor'
Çiçek, Türk Ceza Yasası tasarısı ve zina konusu dışında da AB'nin Türkiye'ye karşı sözlerini tutmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:
"Türkiye, AB'yi önemsiyor. Bu hükümetin yaptığı reformları, hiçbir hükümet yapmadı, attığı adımları hiçbir hükümet atmaya cesaret edemedi. Ama AB'nin de Türkiye'yi önemsemesi lazım. Biz Kopenhag kriterlerini yerine getirdik. İlave olarak önümüze Kıbrıs koşulu kondu. Kopenhag kriteri değildi ama bir şekilde bu konuyu bize koşul olarak getirdiler. 'Annan Planı'nı destekleyin' dediler. Türkiye bu koşulun gereğini de yaptı. Kendisi açısından o sorunu çözdü. Ama AB verdiği sözleri yine tutmadı. Hani 258 milyon euro verilecekti? Ne oldu? Hani havaalanı açılacaktı? Ne oldu? Hani ticaret serbest olacaktı? Ne oldu? AB hiçbir sözünü yerine getirmedi. Üstelik son tartışmalarda görüldüğü gibi Türkiye'ye karşı diğer ülkelere uygulamadığı farklı ölçüler getirmeye çalışıyor."

'Baykal da değişti'
Çiçek, CHP ile vardıkları mutabakatın AKP tarafından bozulmasına ilişkin sorumuzu yanıtlarken de şöyle dedi:
"O konu da doğru yansımadı. Biz Sayın Baykal'la üç kez görüştük. Birincisi 27 Ağustos'tadır. Sayın Baykal, o görüşmemizde zinanın resen takip edilmesi gereken bir durum olduğunu söyledi. Yani şikayete bile gerek olmadan savcının resen takip etmesi gereken bir durum olduğunu belirtiyordu. Resen takip için o durumun zaten suç olarak telakki edilmesi gerekir. Daha sonra 30 Ağustos akşamı Gazi Orduevi'ndeki resepsiyonda bu konu yine Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Sayın Baykal arasında sohbet konusu olmuş. Sayın Başbakan'ın bize aktardığı o sohbette de Sayın Baykal'ın yine zinanın resen takibi gerektiği görüşünde olduğu. Daha sonra Sayın Gül ve benim de bulunduğum görüşmede ki o görüşmede iki taraftan başka arkadaşlar da vardı, bugüne kadar hep mutabakatla yasayı getirdik, bundan sonra da mutabakatla götürelim, zina da dahil önergeleri müşterek verelim, dedi. Vardığımız anlaşma buydu. Biz bu anlaşmaya da aykırı bir şey yapmadık. Müşterek önerge önerisinde bulunduk. Sayın Baykal'ın zina konusundaki söylemi de sonradan değişti. Olay budur."
Çiçek, bu tartışmalar sürecinde en fazla Türk Ceza Yasası'yla yapılan köklü reformların zina konusunun gölgesinde kalmasına üzüldüğünü de vurguladı.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Brüksel'de ne olacak?
BAŞBAKAN Erdoğan, Brüksel'e giderken kimseye ...
Çetin ALTAN
"Hainlik" suçlamasının iflasına doğru...
DÜNKÜ Milliyet'in manşeti, hamasetçi bir tiya...
Melih AŞIK
Hitler demokrasisi
5 yılda bir sandık başına gidiyor, oy veriyor...
Fikret BİLA
Çiçek: 'Verheugen'in sözü var.'
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye ile AB ara...
Yılmaz ÇETİNER
Rahmi Koç'u uğurlarken duyduklarım
RAHMİ Koç'u deniz üzerinden dünya turuna birk...
Güneri CIVAOĞLU
'U' pisti açık
Brüksel'in "üst düzey kulisinden" sızan, - t...
Can DÜNDAR
Bugün görücüye çıkıyoruz
Fukara mahallesi bizimkisi... Üstte yok, başt...
Hurşit GÜNEŞ
Borç yiğidin kamçısıdır!
Bu atasözü, borç alanın ödemek için çırpınaca...
Doğan HEPER
Baykal ve General Kundakçı
ÜLKELERİN hayatıyla ilgili olayların etkileri...
Sami KOHEN
Önce can...
SON günlerde Türkiye'de tüm dikkatler AB ile ...
Hasan PULUR
Manasız davaya hayran olmak...
SALI günü "Hürriyet"in karşılıklı iki sayfası...
Derya SAZAK
Brüksel'de son tango
Zina mı, AB mi?
Meral TAMER
İmalat sanayiine yabancı sermaye beklemeyin
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgüt...
Güngör URAS
Ikea geliyor
New York'ta bir hafta sonu arkadaşımız otomob...
Serpil YILMAZ
Genç Hisarcıklıoğlu yönetimde
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Mi...
M. Ali BİRAND
İç işlerimize daha öok karışacaklar
Eller üstünde taşıdığımız Avrupa Birliği il...

© 2004 Milliyet