Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Eylül 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

İç işlerimize daha öok karışacaklar


Eller üstünde taşıdığımız Avrupa Birliği ile birden bire kötü kişi oluverdik. En önemlisi de, Başbakan Erdoğan'ın, uzun süredir unuttuğumuz bir kavramı yeniden gündeme getirmesi oldu: İç işlerimize karışmayın.
Erdoğan'ın bu sözleri söyleme yeri, zamanı ve etrafındaki kişilere (AKP il başkanları) baktığımızda, işin daha çok bir iç politika gösterisi olduğunu anlıyoruz, ancak yine de eski bir kavramın tekrar doğuşunu da görmezden gelemiyoruz.
"İç işlerimize karışamazsınız."
Ebkiden Devletler bu cümlenin arkasına saklanarak herşeyi yapardılar. İnsan Hakları ayaklar altına alınır, Askeri darbeler gerçekleştirilir, faili meçhul cinayetler işlenirdi.
Eski dönemler artık bitti.
Şimdi, belirli ilkeler çerçevesinde herkes herkesin iç işlerine karışıyor. Kimse kendi başına buyruk hareket edemiyor. İnsan Hakları ve Demokrasiye uyum gösteremediğiniz taktirde, herkes kapınızı çalıp sizi uyarıyor.
Hele Avrupa Birliğinde bu uygulama daha da yaygın.
AB üyesi olan ülkeler adeta bir kontrat imzalıyrlar. Hangi kurallara uyulacağını saptıyorlar. Eğer biri kontrata uymazsa, başta AB Komisyonu olmak üzere hepsi, uyumsuzluk gösterinin üstüne yükleniyorlar.
Bütçe disiplinine uymayan, Almanya ile Fransa açıkça hırpalanıyor, ekonomik kurallara uymayan İtalya cezalandırılıyor vs...vs...

İÇİŞLERE KARIŞILMASINI ASIL TÜRKİYE İSTEDİ
Şimdi gelelim Türkiye'nin durumuna.
AB'nin kapısını çalan, tam üye olmak istediğini ve bunun için tüm kurallara uyacağını söyleyen Türkiye'dir. Hem de birçok AB ülkesinin "Hayır, daha gelmeyin. Henüz erken. İlerki yıllarda üyelik düşünürüz." Demesine rağmen, Ankara ısrar etti.
AKP hükümeti AB'den , "eksiklerinin ilerleme raporlarında çok net bir biçimde yazılmasını" açıkça istedi. AB Komisyonunun genel veya muğlak kelimeler kullanmamasını özellikle irca etti. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, bunu Verheugen'e bizzat söylediler.
AB Komisyonu da bu nedenle "iç işlerimize" karışır oldu. Hangi önlemi alırsak nasıl bir sonuçla karşılaşacağımızı hangi yasalar çıkar veya çıkmazsa neler olabileceğini açıklar oldu.
Şimdi bir türlü anlayamadıkları, bizim kalkıp şikayet etmemiz. Şaşırıyorlar. "Kardeşim, siz istememiş miydiniz?" diye soruyorlar.

DAHA DA FAZLA KARIŞACAKLAR
Eğer biz bu yola devam edeceksek, bu duruma alışmak zorundayız. Önümüzdeki yıllarda, özellikle tam üyelik müzakereleri başladıktan sonraki dönemde AB iç işlerimize daha da fazla karışacaktır. Üstelik sadece siyasi kriterlerde değil, ekonomik kriterler de gündeme girecek ve üzerimizdeki baskı artacak.
Avusturya'ya Başbakanını değiştirten AB, tam üyelik adayı Türkiye'ye de karışacak. Eğer bundan rahatsız olacaksak, şimdiden bu işten vazgeçelim. Veya şikayeti bırakalım.
Boş yere kendi kendimizi sinirlendirmeyelim.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Brüksel'de ne olacak?
BAŞBAKAN Erdoğan, Brüksel'e giderken kimseye ...
Çetin ALTAN
"Hainlik" suçlamasının iflasına doğru...
DÜNKÜ Milliyet'in manşeti, hamasetçi bir tiya...
Melih AŞIK
Hitler demokrasisi
5 yılda bir sandık başına gidiyor, oy veriyor...
Fikret BİLA
Çiçek: 'Verheugen'in sözü var.'
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye ile AB ara...
Yılmaz ÇETİNER
Rahmi Koç'u uğurlarken duyduklarım
RAHMİ Koç'u deniz üzerinden dünya turuna birk...
Güneri CIVAOĞLU
'U' pisti açık
Brüksel'in "üst düzey kulisinden" sızan, - t...
Can DÜNDAR
Bugün görücüye çıkıyoruz
Fukara mahallesi bizimkisi... Üstte yok, başt...
Hurşit GÜNEŞ
Borç yiğidin kamçısıdır!
Bu atasözü, borç alanın ödemek için çırpınaca...
Doğan HEPER
Baykal ve General Kundakçı
ÜLKELERİN hayatıyla ilgili olayların etkileri...
Sami KOHEN
Önce can...
SON günlerde Türkiye'de tüm dikkatler AB ile ...
Hasan PULUR
Manasız davaya hayran olmak...
SALI günü "Hürriyet"in karşılıklı iki sayfası...
Derya SAZAK
Brüksel'de son tango
Zina mı, AB mi?
Meral TAMER
İmalat sanayiine yabancı sermaye beklemeyin
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgüt...
Güngör URAS
Ikea geliyor
New York'ta bir hafta sonu arkadaşımız otomob...
Serpil YILMAZ
Genç Hisarcıklıoğlu yönetimde
Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Mi...
M. Ali BİRAND
İç işlerimize daha öok karışacaklar
Eller üstünde taşıdığımız Avrupa Birliği il...

© 2004 Milliyet