Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Eylül 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Okul ve zil gülütleri


Ünlü mizah yazarımız Aziz Nesin, çocuklar için hazırladığı Nasrettin Hoca fıkraları kitabına, "Nasrettin Hoca'dan Gülütler" ismini vermişti. Türk Dil Kurumu'nun Güncel Türkçe Sözlüğü'nde "gülüt"ün karşısında şöyle yazar: Bir skece, revüye veya bir eğlence gösterisine eklenen gülünçlü sözler veya durumlar. Aziz Nesin "gülüt"ü burada fıkra anlamında mı kullandı, yoksa Nasrettin Hoca fıkralarını eğlenceli bir gösteri, gülünç sözlerle yüklü bir mini skece benzetti de onun için mi gülüt dedi, bilmiyorum. Ama doğrusunu isterseniz, gülüt sözcüğü bana fıkradan daha sıcak geliyor. O yüzden, ben de yazımın başına, "Okul gülütleri," dedim.

* * *

Okul zilleri geçmişte, ağaç saplı küçük bir çandı. Genellikle nöbetçi öğretmenler ya da öğrenciler tarafından çalınırdı. Bazen hademe denen hizmetliler de çalardı. Daha sonra ziller çıktı. Ardından da ziller öylesine çeşitlendi ki, klasik müzikten tutun günün pop şarkıları; hatta vapur, insan sesi çıkaran ilginç efektlerle dolu komik aygıtlar biçimine dönüştü. Düğmelisi, uzaktan kumandalısı doldurdu okulları. En son gittiğim bir okulda, teneffüste bir Amerikan kovboy şarkısıyla çocuklar derse giriyorlardı. Yani telefon çağrılarındaki melodilerden hiçbir farkı kalmadı okul zillerinin de. Bunun, bizdeki gibi her yerde bu kadar değişkenliğe uğradığını sanmıyorum. En son Almanya'da bir okula söyleşiye gittiğimde, hâlâ okul yöneticilerinin eski tarz bir zille çocukları teneffüse çıkardıklarını gördüm. Hatta okul kapısında da tren istasyonlarındaki gibi koca bir kampana zili vardı.

* * *

Bizde yaşamın her alanında, bu zil işi o kadar abartılmıştır ki, tüpgaz satıcılarından piliç-tavuk satanlara, hatta seyyar satıcılara kadar bir megafon kullanma, zil çalma hastalığı yayılmış gitmektedir. Neyse biz yine konumuza dönelim....

* * *

Zille ilgili okul gülütleri pek çoktur. En basiti, dersi kaynatmak isteyenlerin ilk sorusu zille ilgilidir: "Hocam, ben mi yanlış duydum, yoksa zil mi çaldı?"

* * *

Öğretmen dersi tamamlamış, zilin çalmasını beklerken, öğrencilere şöyle söyler:
"Çocuklar, neredeyse zil çalacak, içinizde son bir soru sormak isteyen var mı?"
Bir öğrenci parmağını kaldırır:
"Hocam, soracaktım ama şimdi uzun sürer. Madem zil çalacakmış, en iyisi ben bir dahaki derse sorarım."

* * *

Zil neredeyse çalmak üzeredir. Öğretmen sınav kâğıtlarını hâlâ vermeyip, son anda sağdan soldan kopya çekerek, soruları yanıtlamaya çalışan öğrencilerin elinden kâğıtları zorla toplarken, bir yandan da söylenir:
"Sabahtan beri bir şey yazamadınız, son anda mı aklınıza geldi. Hepiniz, bakıyorum hattat kesildiniz. Neredeyse zil çalacak, bundan sonra ne yazacaksınız ki?"
Bir öğrenci elini kaldırır:
"Hocam, bir şey sorabilir miyim?"
"Sor evladım!"
"Hocam, zilin çalmasına kaç dakika kaldı?"

* * *

Bu da benim en sevdiğim okul gülütlerinden biridir...
Öğretmen tahtaya bir şeyler yazarken, sınıfın kapısı açılır ve içeri müdürle birlikte bir konuk daha girer. Çocuklar ayağa kalkar. Müdür bey yanındaki misafiri öğretmene ve çocuklara tanıtır:
"Çocuklar, müfettiş bey okulumuzu ve sizleri görmeye geldi."
Müfettiş sorar:
"Nasılsınız çocuklar?"
Bütün sınıf, "Sağ ol!" diye bağırır.
Müfettiş çocukları oturtur.
"Söyleyin bakalım bana, sınıfınızın en uslusu kim?"
Öğrenciler, sanki sözleşmiş gibi, hep bir ağızdan bağırırlar.
"Öğretmeeeen!"

yural@milliyet.com.tr




CUMARTESİ
"Çingene rolü bana çok yakışıyor"
Otomobil ve motorların şenliği
Efsane yeniden İstanbul'da
Vitrinlerde yine jean var
Erkek modasında ceket öne çıkıyor
Bizi güzel bir hafta bekliyor
Bu markettekiler sizi şişmanlatmaz
Dart turnuvası devam ediyor
Bu hafta sonu çok eğlenceli
Kitap toplama kampanyasında son gün
Kış dönemi dil kursları başlıyor
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Tepki





Donatella Piatti
Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL

© 2004 Milliyet