
|
|
|
 |
|
|
Tanrının sağlık meyvesi
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
İzmir, 27 Eylül - 2 Ekim tarihleri arasında 5. Uluslararası Zeytincilik Sempozyumu'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sempozyuma çeşitli ülkelerden bilim adamları ve uzmanlar katılacak. Tebliğlerin yanı sıra çalışma grupları ve atölye çalışmaları şeklinde devam edecek sempozyum Türkiye ve özellikle Ege Bölgesi için çok büyük önem taşıyor. Zeytin, binlerce yıldır Anadolu'yu vatanı bellemiş ve Ege'den Marmara'ya Karadeniz'den Güneydoğu'ya kadar ülkenin dört bir yanına yayılmıştır. Ege yollarında dolaşırken denizin ve çam ormanlarının arasından doğanın sonsuzluğunu, devamlılığını, doğurganlığını en güzel gösteren ağaçtır. Ona ne kadar kötü davranıp yok etmeye çalışırsanız çalışın yine de kendi küllerinden doğan mitolojik bir canlı gibidir zeytin ağacı. Kendini yeniler, yaşlı bedeni ölüme ve geçen asırlara meydan okur. Barışın simgesi olan yeşil dallarıyla Tanrı mucizesi bu soylu ağaç Anadolu insanına adeta yeşil altın gibi meyvelerini sunmuş yeri geldiğinde sağlık yeri geldiğinde güzellik olmuş, gıda olmuştur. Eylül'den başlayıp yeşilden mora ve sonra da alaca siyaha dönen zeytin ardından da karşımıza zeytinyağı olarak çıkar.
* * *
Zeytincilik Sempozyumu'nda bence iki konu öncelikli olarak ele alınmalı. İlk olarak tatil köyü ve yazlık konut yapımı uğruna yapılaşmaya kurban verdiğimiz zeytinlik alanların yeniden kazanılması için projeler geliştirilmelidir. İkincisi de, zeytinin beslenmedeki yeri ve önemi giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Türk mutfağında özel bir yeri olan zeytin ve zeytinyağlı yemeklerin günümüzün sağlıklı beslenme tartışmaları ışığında yeniden tüketicilere tanıtılmasıdır. Akdeniz diyeti olarak bilinen sağlık ve güzellik kaynağı zeytinyağı ağırlıklı rejimin bütün dünyaya pazarlanması lazım. Türkiye ekonomisindeki ve ihracatındaki payı küçümsenmeyecek boyutlardaki bu ürünlerin ticari değerlerinin artırılması ve dış pazarlara daha etkili tanıtım yoluyla marka yaratarak sunulması gerekiyor.
* * *
Zeytin, ülkemizde 400 bin ailenin ve yaklaşık iki milyon kişinin doğrudan geçim kaynağı. Bu potansiyel daha iyi kullanıldığında hem istihdam hacmi hem de yaratılan katma değer artacak. Ege Bölgesi'ndeki illerin tamamında üretilen zeytininin ekonomiye katkısı oluşturulacak koordineli çalışmalarla artırılabilir. Bunun için iller arasında işbirliği, bakanlıklar ve üniversitelerin desteği gerekiyor.
Meyvesiyle ve ondan elde ettiğimiz harika yağı ile insanoğlunun kadim dostudur zeytin ağacı. Şimdi, yıllarca ihmal ettiğimiz bu sağlık kaynağını yenden keşfediyor Türk insanı. Dükkanların raflarını süslüyor yine her çeşidiyle zeytin ve zeytinyağı. Bu sempozyum dolayısıyla bir fırsat kaçırmayalım.
Yanlış tarım politikalarının eseri bugünkü geldiğimiz noktada neler yapılabilir tartışalım.
En büyük alıcı ve satıcı konumundaki AB'nin zeytin ile ilgili politikalarını iyi anlayalım. Doğruları ve yanlışları masaya yatıralım.
Başarılarımız bir zeytin ağacının kökleri gibi derinde ve güçlü olsun. Mutluluğumuz hep yeşil kalan bir zeytin dalı gibi devamlı olsun.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|