|
 |
|
|
Kahve, çay, İnönü
Dünyanın konumu itibarı ile en etkileyici ve en fantastik stadının da içine ettik sonunda...
Hani Sayın Mehmet Y.Yılmaz, üstelik Milliyet'in birinci sayfasındaki köşesinde Türk kahvesine standart getirelim demişti... Ben de kahveyi kaybettik, ince belli bardağımızı, demli çayımızı koruyalım, o bile bize yeter Mehmet Bey demiştim...
Bizler ne romantik insanlarmışız...
Bırakın kahveyi, çayı, adamlar gözümüzün önünde koca İnönü Stadyumu'nu yok ettiler de kimsenin gıkı çıkmıyor.
İşin daha acısı, Beşiktaş - Galatasaray maçından çıkan her yorumcunun stada övgü yağdırması...
Doğru, seyirci mükemmeldi. Staddaki futbol atmosferi de şahaneydi. Bir - iki küsur milyon dolara on küsur bin seyirci arttığına göre, yönetimin hesabı da oldukça akıllıcaydı.
Ama...
Büyük açık ın üstündeki güneşlik... Kapalıları artık yarı açık ... Bir küçük açık, o da mecburiyetten şimdilik kurtarılmış ...
Bu mimari çirkinliğe izin verenlere vallahi de, billahi de ne demem lazım bilmiyorum...
Ama Saracoğlu'nu, Kadıköy'ün göbeğine dikip, merkez i sıkıp sıkıştıran, Seyrantepe'yi Galatasaray'a hediye eden o kafa dan daha farklı bir şey de beklememek lazım onu biliyorum...
Politikacıların milyonlara hoş gözükmek uğruna yaşadıkları şehri bile umursamamaları ne yüzde yüz türkiş değil mi ? Yuh doğrusu.
Hıncal abi...
Hıncal abi sağolsun, bu sefer de bu ülkenin en önde gelen iki basketbol beyni (Ünal Özüak ve ben) deyip, beni kalabalığın içinden yine hesapta ayırmış, sanki yine hesapta kayırmış.
Ve sonra da yine eklemiş tabi; ama mizah yazıyor...
Güldüm...
Hıncal abi de mizahı müthiş yazıyor doğrusu...
Veya Hıncal abi mizahı da müthiş yazıyor doğrusu...
Kerem, Cenk, Semih, Ersan
Efes'in bebe si Cenk, Türkiye'nin aradığı Harun - İbo karışımı 2 no olma yolunda gibi... (Yolu uzun olsa da)...
Semih, uzun boyuna rağmen bir kısa kadar fundamentalli geleceği çok parlak gibi...
Ersan, (sakat) şimdiden sanki gelmiş geçmiş en iyi gibi...
Bogdan Tanjevic'e göre ikinci bir Fucka (Tanjevic keşfetmişti).
Bana göre Ersan, Fucka'dan da yetenekli...
Bir de Kerem Gönlüm'e üvey gibi davranılmasa... (Estonya maçında 10 ribaundu, 18 sayısı var. Kritiklerde ismi bile geçmiyor.)
Bir de bir 1 no bulunsa...
Kaya maya, filan falan...
Gelmiş geçmiş en kapasiteli takım dediğimiz bu takımdan daha kapasiteli bir takım birkaç yıl içinde sanki oluşacak gibi...
Bir mektup
Sevgili arkadaşım Bogdan (Tanjevic)
"Problemlileri yok ederek, problemleri yok etmeye çalışırsan, en büyük problem sen olursun bize ve önce sen yok olursun" demiştim sana... Tekrarlıyorum; bu takımda Mirsad'ı, İbo'yu, Hidayet'i, Memo'yu beraber başrolde oynatabilirsen Avrupa Şampiyonu olursun ya da olsa olsa iyi bir Tanjevic takımı yaratırsın. Biz birinciyi istiyoruz, haberin olsun...
Yani önce bugün, yarına daha sonra bakarız...
Sevgili arkadaşın Bilgin Gökberk
Bu Bilgin'den
Beşiktaş - Galatasaray maçından çıkıyordum. Biri arkamdan seslendi.
- Heeey, Bilgin Gökberk...
- Ne var.
- Gel, gel.
Bi garibim di... Saçı sakalı, kaşı kılı birbirine karışmış, üstünde sadece Beşiktaş forması, altında hiç , belli ki evi mevi, karısı marısı, ailesi mailesi, hiçbir şeyi yok garibin...
Yanına yaklaştım.
- Ne var.
- Her cuma köşeni okuyorum. Allah 'O' sevdiğin kadına kavuştursun seni.
- ?
- Paran var mı ? Her cuma dua ediyorum sana. Bu gece de edeceğim..
Cebimde ne var ne yoksa verdim. Bayılacak gibi olmuştum. Bilgin deni her tipten insanın okuduğunu biliyordum da...
Haaa unutmadan, bi garibim pazar 21.30 parayı alıp hemen yok oldu.
Pazartesi hır gür filan falan 21.30 gibi de O yok oldu...
Cebimdeki ancak bedduaya mı yetti...
Bu da taaa içimden
'O'nla bir minicik 100'lük Coraspin'in yüzde biri kadar bile sizin siz leriniz gibi bir biz olma ihtimalim yoktu ya zaten bana göre...
Hazırdım hesapta her an, her son a da...
Yine de işte son olunca çok bi fena oluyor ama insan (Ben)...
Beni (Onu) senden (benden) bir tek sen (ben) kaçırırsın diyordu sık sık... Öyle de oldu...
Ben i yine tutamadım...
Kaçırdım onu...
İstanbul'un 4'te 1'i peşinde olduğu halde (4'te 3'ü tanımıyor), benim peşimde olan o çok özel kadını Allah'ın belası 'benlik'lerim yüzünden kaybettim...
Valla billa bi acccaip ti o, her yönüyle mükemmel bir kadındı da... Doğrusu bana fazlaydı da...
Bu kadar zamandır ne kadarıyla hayatımda varsa, o kadarıyla bile beni uçurduğu için ona ne desem az doğrusu...
Ne şanslıymışım...
Ve de ne aptal tabii...
Evet bugün biraz uzun oldu.
Olsun.
Okuduğunuzu yazan ınızın (estağfurullah yazar değilim) dün ne durumda olduğunu bilin istedim. Aramızda saklı gizli olmasın.
Evet, çok üzgünüm. Ve canım çok sıkılıyor.
O yok artık, ben de yok gibiyim...
Ve ben 'O'nu seviyorun...
Ne diyebilirimki...Belki...
Sürçü benlik ettiysem (ki çoook ettim), affetsin beni.
Ve de...
İnşallah, inşallah, inşallah tabii...
Evet 'işimiz' galiba artık Allah'a kaldı tabii...
SERİ İLANLAR
Pazartesi - Çarşamba 09.30 - 10.00 Radyo D'de
Cuma'ları ise Milliyet'teyiz (Başka şubemiz yoktur.)
İmza: Köyün Delisi
bilgingokberk@mail.com
|
|
|

|