Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Eylül 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Bütün bunlara ne gerek vardı


Bu krizi ben "kendi kalemize gol atmak atmamız" diye nitelemiştim. Hatta Tayyip Erdoğan'ı, çapraz gelen topa ayak koyan ve kalesine gol atma tehlikesine düşen bir futbolcuya benzetmiştim. Top döndü dolaştı ve tam kale çizgisinden geçmek üzereyken, Tayyip Erdoğan inanılmaz bir planjon yapıp golü kurtardı.
Verheugen'in açıklamaları son derece netti: " Hiçbir engel kalmadığını, hiçbir yeni koşul olmayacağını, bu durumda Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini büyük ölçüde yerine getirdiğini ve müzakere tarihi verilmesini tavsiye edeceğini" söyledi.
Tayyip Erdoğan golü kurtardı.
Tabii şimdi kendi kendimize "böyle yapacaktın da neden kriz yarattın?" diye sorabiliriz. Bunun hiçbir yanıtı da yok. Tamamen Başbakanın kişisel tutumuna bağlı. Tayyip bey yoğurdu böyle yediğini gösterdi.
Başbakan zina konusunda çok yanlız kaldı ve U dönüşü yapmaktan başka çeresi de yoktu. Bunu yaparkende, yarım ölçüde değil, dibine kadar gitti. Eğer geri adım atacaksa, yarayı tümüyle kesip atmayı tercih etti.
Doğrusu da buydu.
Yanlış hesabın bir yerden dönmesi gerekiyordu.
Başbakan'ın Verheugen ile görüşmesinde, hiç değilse karizmasının bir bölümünü kurtarabilmek için, TCK'yı 6 Ekim sonrasına bırakması bekleniyordu.
Tam aksine, yasalaşmanın 6 ekim öncesine alınması, AB komisyonunu büyük oranda rahatlatmış durumda.
Brüksel koridorlarında artık "Türkiye istediğini elde etti" diyenlerin sayısı büyük oranda arttı.
Başbakan, gerilim yaratarak konuyu gündeme getirdi ve sonucu da kendi saptadı.
Bundan sonra, özellikle Verheugen'in sözleri çıkacak raporun rengini de belli etti. Bundan böyle, AB komisyonu raporu konusunda fazla bir kuşku duymamak gerekiyor. AB komisyonu, AB üye ülkelerine "tarih verilmesini tavsiye edecek" ancak, fazla da hayale kapılmamamız gerekiyor.
Şimdi asıl pazarlıklar, 17 Aralık Konseyine yönelecek.
Türkiye'ye tarih verilecek, ancak bunun koşulları olacak. Zina tartışmaları, ister istemez bir zarar verdirdi. Başbakan'ın sözünün eri olduğu yolundaki inançlar önemli bir darbe yedi.
AB başkentlerindeki gazetelere şöyle bir göz attığınız taktirde, havayı hemen anlıyorsunuz.
Genel algılama, Tayyip Edoğan'ın din ağırlıklı yanını ön plana çıkarttığı şeklinde. Bu, doğru veya yanlış olabilir. Ancak algılama çok önemlidir ve iz bırakacaktır.
17 Aralık doruğunda Türkiye'ye müzakere tarihi verirken, bu kuşkular nedeniyle koşullar artacaktır.
Bizler bazı şeyleri çok kolaylıkla unutuyoruz. Gündemi hızla değiştirdiğimizden dolayı, başkalarının da aynı şekilde hareket ettiğini sanıyoruz. Oysa AB'de işler böyle dönmüyor. İnsanların içine bir kuşku düştüğü zaman, buna göre önlem alıyorlar.
AB'nin 17 Aralık günkü kararında bu koşulları, bu önlemleri göreceğiz.
O zaman da, AB'yi suçlamamamız gerekir.
Zira işi bu noktaya bizler getirdik.
Neyse, 17 Aralığı sonra düşünürüz. Bugün işlerin rayına oturmuş olması dahi çok olumlu bir gelişme sayılmalı.

* * *

AB FATURASI 113 TRİLYONDA KALMAZ
Başbakanın zina takıntısı ilk aşamada cebimizden 113 trilyon lira çıkmasına yol açtı. Bu para, sadece geçen Salı günkü ihalede ödediğimiz faiz farkı. Eğer zina saçmalığı olmasaydı, faizler artmayacak ve 113 trilyon lira da cebimizde kalacaktı. Eğer AKP zina tartışmasını iyi yönetebilseydi 113 trilyon ceza (!) ödemeyecektik.
Ancak dikkat, bu ceza 113 trilyon ile kalmayabilir. 17 Aralık'a kadar atılacak her ters adım, yapılacak her ters açıklama veya her hatalı karar bu faturayı daha da arttıracaktır. 17 Aralığa kadar son derece ince bir yoldan geçeceğiz. Allah vere de, bazıları bu gerçeği doğru dürüst görebilseler.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Türkiye'nin yolu, yönü
BAŞBAKAN Erdoğan, Verheugen'le görüşmeye gire...
Çetin ALTAN
Yazı - tura
BAKALIM haftaya cumaya kadar, TBMM'nin yenide...
Melih AŞIK
Hangi mizansen?
Başbakan Erdoğan'ın Brüksel'e gittiği, Avrupa...
Fikret BİLA
Olacağı buydu...
Başbakan Erdoğan - Verheugen görüşmesinden şu...
Güneri CIVAOĞLU
Top zinadan döndü
Politikacı, bugün için siyaset yapar. Devlet ...
Abbas GÜÇLÜ
Vakıf rektörlerinin karnesi
Yazdıklarım nedeniyle bana kızanların sayısı ...
Hurşit GÜNEŞ
Dış borç da aldı başını gidiyor!
Toplam kamu borcunun ve özellikle iç borcun h...
Sami KOHEN
Geçmiş olsun!
BRÜKSEL'den dün gelen "hayırlı haber"den sonr...
Mehmet Y. YILMAZ
Medeniyet, 'medenice tartışmaktır'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile AB Komisyon...
Faik ÖZTRAK
Yağmurun sele dönmesi
9. gözden geçirme sürecinde gelen açıklamalar...
Hasan PULUR
Samsun'daki ahlak zaptiyeleri...
KİM ki kalkar "Avrupa'ya, Başbakan'ın çıkardı...
Derya SAZAK
Zinasız uzlaşma
Brüksel'de son tango tahmin ettiğimiz gibi ge...
Meral TAMER
Kefen paranızı dolardan YTL'ye çevirmedikçe...
Dün Devlet Bakanı Ali Babacan'la birlikte Yen...
Ece TEMELKURAN
Sahilde öpüşe öpüşe
Efendim bu zina konusuyla ilgili ben tek bir ...
Güngör URAS
Her şeyin eskisi gibi olması çok zor
Durup dururken Tayyip Erdoğan kriz yarattı. D...
M. Ali BİRAND
Bütün bunlara ne gerek vardı
Bu krizi ben "kendi kalemize gol atmak atmamı...

© 2004 Milliyet