Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 25 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yüzyıllık reform

Yeni TCK için "Yüzyılın işi" diyen AB Komiseri Verheugen, Türkiye'nin 2013'e dek üyeliğinin planlanmadığını, ondan sonra ise "yolun düz olduğunu" belirtti


AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, TCK'daki değişiklikleri "yüzyılın işi" olarak değerlendirdi. Verheugen, AB bütçesi nedeniyle, Türkiye'nin birliğe alınması konusunda, 2013'e kadar bir plan bulunmadığını savundu.
Zina krizinin çözülmesinin ardından Deutschland Radio'nun sorularını yanıtlayan Verheugen, reformların tek başına yeterli olmadığını, bazı eksik bileşenler bulunduğunu kayderek, "Türkiye, büyük bir reform sonucu hazır noktaya geldi. Bu reformların toplamı etkileyici bir resim ortaya koydu. Türkiye, son yıllarda büyük değişikler yaptı" dedi.
TBMM'nin yarın TCK'yı büyük çoğunlukla onaylaması konusunda iyimser olduğunu söyleyen Verheugen, "Reformlar şu anda Türkiye'nin her köşesine ulaşmış değil. Aynı zamanda dirençler de var. Ancak büyük çaplı bu reformlar birkaç yıl içinde her yere ulaşır. Şimdi biz bu reformların hayata geçirilip geçirilmediğini yargılamalıyız" diye konuştu.

2013'e kadar plan yok
Türkiye'yle müzakerelerin 10 - 15 yıl süreceğini, bu sürede Avrupa kurallarının alınmasının yeterli olmayacağını, yönetim mekanizmasının bunları pratiğe geçirmesi gerektiğini kaydeden Verheugen, konunun ekonomik boyutuna değindi. 2013 bütçesine kadar olan dönemde Türkiye'ye ilişkin bir kalem bulunmayacağı haberlerini değerlendiren Verheugen, "2013'e kadar Türkiye için bir şey planlanmadı. Sadece ondan sonraki yol düz olabilir" şeklinde konuştu.

'Reddetme kötü olur'
Verheugen, Almanya'da yaptığı açıklamada ise, şunları kaydetti: "Türkiye ile müzakerelere başlanmasının reddedilmesi kötü sonuçlar doğurur. Bu tüm İslam dünyasının reddedilmesi anlamına gelir, Türkiye'deki reform sürecini sona erdirir ve tüm bölgedeki istikrarı daha da fazla sarsar. CDU lideri Angela Merkel'in 'imtiyazlı ortaklığı' da ciddi bir seçenek değil. Türkiye'nin üyeliği Birlik'e kaldıramayacağı kadar büyük bir getirmez."





SİYASET
Yüzyıllık reform
Bizi konuşacaklar
Arınç'ın tercihi AKP'nin talebi
Stern'den ırkçı karikatür
Filori'den Türkiye eleştirilerine yanıt
Verheugen'e Başbakan sitemi
Brüksel'in ardından Kadın Şûrası'na
'Hoş geldiniz'
Erdoğan, Avrupa ödülüne aday
Barroso: AB, olumlu sinyaller vermeli
'Yalan söyleyene hapis'
Gül: Hükümetin B planı yok
Stoiber: Türkiye AB'ye büyük gelir






Taha AKYOL
Erdoğan'ın liderliği
İKİ maddi gerçek: Biri, Türkiye'de 1987'den b...
Fikret BİLA
Öymen ve Yakış
Ankara'da kendi eliyle yarattığı zina krizini...
Güneri CIVAOĞLU
Sıfır hata
Brüksel'deki AB temsilcisi dostum, "Türkiye, ...
Derya SAZAK
AB ligi
Tayyip Bey'in Brüksel seferi, futboldaki Avru...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2004 Milliyet