|
 |
|
|
Büyük kurtarıcı
Büyüleyen Malatya performansı sonrasında, maçın henüz 30. saniyesinde Nobre'yle kaçan gol, maçın bir Fenerbahçe fırtınası şeklinde geçeceğini düşündürttü. Ama öyle olmadı, sadece bir son beş dakikası dışında... Alex bizim bilmediğimiz bir dünyadan gelmiş büyük kurtarıcı gibiydi. Her türlü kifayetsizliği kapatan bir Mesih... Bir oyuncu neleri değiştirdi! Görmeğe değerdi. Maç boyunca Fenerbahçe topa hakim olsa da Arıca'nın basit savunma anlayışına mahkum oldu. Hocası takımın başından ayrılmak üzere olan, yılın en formsuz takımı Gençler, Sarı - Lacivetliler'in yanına yaklaşamadığı gol şanslarını çok basit bir kanat oyunu ve kontratak stratejisiyle yakaladı.
Şimdi uyanmışlardır
Ve aslında görüldü ki, teknik direktörlük 'Serkan'ı göbeğe koysan sorunlar çözülür, Nobre ikinci bir forvet olarak sahaya çıkarsa Fener harika olur' klişelerine sığmayan bir meslektir. Daum'a gazete sayfalarından akıl veren ve "Bak bizim söylediğimiz gibi yapınca nasıl da her şey güllük gülistanlık oluyormuş" diyenler biraz olsun uyanmışlardır. Fenerbahçe bugüne kadar bu tip maçları hep geriden hızla çıkan adamları sayesinde kopardı. Belki orta sahaya hakim olamıyordu ama kanattan rakibinin kalbine saplanıyordu. Bunu golden önce neredeyse hiç yapamadılar. Golden sonra ise Alex ile numunelik.
Topu şişirdiler
Gençlerbirliği'nin geçen yıllardan kalan hatırası bile Türkiye'ye geldiğinden bu yana hiç adam geçememiş olan Nobre'yi durdurmaya yetti. Yine adam eksiltme beceresi çok az olan Van Hooijdonk'la birlikte kalabalık adam adamada kaybolup gittiler. Serkan'ın adam geçemeyen forvetin bu eksikliğini kapamak için onları tamamlama görevine soyunuşu, Alex'in sadece kollayan futbolu ve çift santrfor nedeniyle göbeği kontrol etme sorumluluğunu yüklenen Tuncay bu işi hiç de iyi yapamadı. Üstüne Gençler'in hücumda sürekli Mustafa, Boliç ve Skoko'yu bırakışı Ümit ve Deniz'de hücuma çıkma tedirginliği yarattı. İşte Fenerbahçe bizzat kendisini böyle kilitledi. Fenerbahçe bugüne kadar çok maçta kötü oynadı ama hiç bu kadar yapısal sorunu olduğunu görmemiştim. Bu sorunu Daum'un 3 oyuncuyu birden değiştirmesi de çözmedi. Fenerbahçe sıfır dinamizmle hiçbir itici gücü olmadan topu şişirdikçe şişirdi. Uzun ve kalabalık Gençler savunmasından çok az şans çıkarabildiler. Çok da sofistike olmayan bir kütle savunma Fenerbahçe'nin elini kolunu bağladı. Yığıldıkları rakip sahada öylece kalakaldılar. Müthiş bir kifayetsizlikti.
Konuk ekip bu oyundan eğer büyük bir fark yiyerek çıkmadıysa, bunu Youla'nın sakatlığına ve Boliç ile Skoko'yu oyundan alan Erdoğan Arıca'ya borçludur. Siz Alex'in gökten inmiş bir mesih gibi maçı alıp götürüşüne aldanmayın!
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|