Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 25 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
O oldu, bu oldu, şu oldu, ne oldu?


TBMM, yeni TCK tasarısını yasalaştırmak için olağanüstü toplanmış ve tasarının onaylanacak sadece 2 maddesi kalmışken; Başbakan Tayyip Bey, "Bizde aile kutsaldır; 'zina' da şikayet üstüne, savcıların harekete geçeceği bir kamu suçu sayılmalı ve TCK'da yerini almalıdır" diye tutturdu ve yeni TCK tasarısını geri çektirerek, Meclis'i tatil ettirdi.
AB Komisyonu Genişleme Komiseri Günter Verheugen'in, şaşkınlığını belirtmesi ve Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlaması için olumlu bir rapor vermeye hazırlanırken, böyle bir durum karşısında raporu değiştirmek zorunda kalacağını açıklaması karşısında da, büsbütün efelendi ve:
- Biz Türküz, AB bizim iç işlerimize karışamaz, dedi.
Böylece, iddia ve yorumlara göre, kendi tabanındaki birtakım tarikat ve cemaat liderlerinin gönlünü alacak bir çalım attı...
***
Derken Tayyip Bey, Brüksel'e gitti. Günter Verheugen'le bir saat baş başa görüştü. Sonra da TCK tasarısının aynen kabulü için, TBMM yeniden olağanüstü toplantıya davet edildi yarına.
Verheugen de, Tayyip Bey'in büyük devlet adamlığını övdü; müzakerelerin başlaması konusunda raporun olumlu çıkacağını ima etti.
Ve Tayyip Bey, Türkiye'ye AB üyeliğinin kapılarını ilk kez gerçekten açmış, başarılı bir Başbakan olarak, içerideki politik arenada bir çalım daha attı.
***
İttihatçılardan bu yana, son yüzyıl boyunca iktidar ve egemenlik koltuklarını ele geçirmiş politikacılarımızın; içe dönük nutuk, demeç ve söylemlerinde tüm dünyaya karşı babalanmaları hemen hemen bir gelenek olmuştur. Nasıl ki, içerideki muhalifleri de, "hain" olarak damgalamak bir gelenek olmuşsa...
Bir yandan "Vatan, millet, Sakarya" nutukları çekilir; bir yandan TSK'nın yüzde 95'i NATO komutanlığının emrine verilir; bir yandan sık sık Lozan Antlaşması'nın övgüleri yapılır, önemi bayraklaştırılır; bir yandan Türkiye'deki NATO üsleri yanında ABD'ye özel askeri üsler verilir; bir yandan ABD Başkanı Johnson'un mektubuna kızılır, "yeni bir dünya kurulacağından, Türkiye'nin de orada yerini bulacağından" dem vurulur; bir yandan "donumuza kadar her şeyimizi Amerika veriyor" diye ilan edilir...
Ta öteden beri egemenlerimizin, zaman zaman aşırı babalanmalı garip bir sambası, sürer gider Türkiye'de...
Başbakan Tayyip Bey de, birbirine zıt figürlü iki değişik çalımla, bir çift flama daha ekledi bunlara...
***
Şimdi isterseniz biraz da objektif bir realizmle bakalım 21. yüzyılın gitgide hızlanan küreselleşme sürecine...
Şimdilik görünen o ki, AB üyeliği için Türkiye ile de müzakerelerin başlamasına mutlaka karar verilecek; ya 17 Aralık olarak, ya 5 - 6 ay daha geç olarak...
Ve Mehmet Ali Birand'ın "32. Gün" programında, birkaç kez tekrarladığı gibi, "iç işlerimize karıştırmayız" havalanmalarıyla çalımları da son bulacak...
Hem bir yandan 150 yıldan bu yana bir türlü noktalanamayan dış borçlar; hem bir yandan yılda 10 milyar dolarlık silah alımları; hem bir yandan NATO ve Avrupa Konseyi üyeliği; hem bir yandan AB üyeliği için başlayan müzakereler; hem de bir yandan "yargısız ve savunmasız yerinde infazlar, bizim iç işimiz; kimse karışamaz" türü çıkışlar... Olacak şey midir bu kadar tutarsızlık?
Ayrıca unutmamak gerekir ki, 1946'da San Fransisco'da kabul edilen "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi"ni ilk imzalayan ülkelerden biri Türkiye...
***
"Dışarıda imzayı atar, içeride işimize bakarız" anlayışı da, geldi duvara dayandı artık işte...
Türkiye, Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıldönümünü AB üyesi olarak kutlayacak...
O tarihlerde Tayyip Bey, 75'ine merdiven dayamış olsa bile, kendisinin iftiharla kabaracak göğsü, ne güzel!
***
Ancak işte, bendenizin üstüne çok vazife olmasa da; Türkiye'nin önündeki 20 yıl, birtakım beklenmedik çalkantılara gebeymiş gibi görünüyor bendenize...
Bir kez hala daha yılda 82 bin kişilik göç alan 15 milyon nüfuslu İstanbul'u, sinsi sinsi gözetleyen bir deprem belası söz konusu...
İkincisi, ortaçağ uzantısı Hazine'den geçinmeli "oligarşik bir saltanat"tan vazgeçmek de o kadar kolay olmasa gerek...
Eski plaklar tekrar tekrar yeniden dönebilir:
- Devletin çıkarları açısından; Türkiye'yi hainlerin pençesinden kurtarma açısından; ülkenin geleceği açısından; bağımsızlığımızı koruma açısından; iç ve dış düşmanlara karşı vatanı savunma açısından; dinimize, imanımıza, inançlarımıza, geleneklerimize, törelerimize sahip çıkma açısından; sokaktaki vatandaşımızın refahını düşünme açısından; şanlı tarihimize layık olabilme açısından vs...
Özet:
Meslek sahibi olmak yerine; bir makam sahibi olmak, itibarlı, rahat ve görkemli yaşamak açısından... Beklenmedik birtakım çalkantılar yaşanabilir 21. yüzyılın ilk çeyreğinde...
***
Neyse ki, "ulus - devlet" modeli aşılıyor; Hazine'den geçinme egemenliği kârlı olmaktan çıkıyor; modern teknolojinin üretimleri, "yönetilen bireylerin hak ve olanaklarını genişletmeyi" zorunlu kılıyor...
Yılda silaha odaklanan 1 trilyon doların, yatırımlara yönelmesi gerekiyor...
Türkiye de bu sürecin dışında kalamaz...
Enseyi karartmayın. İnsanlık kötüye gitmez, Türkiye de gitmez. Hele hele evrensel piyasada geçerli bir mesleğiniz varsa, mesleğinizi de seviyorsanız...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Erdoğan'ın liderliği
İKİ maddi gerçek: Biri, Türkiye'de 1987'den b...
Çetin ALTAN
O oldu, bu oldu, şu oldu, ne oldu?
TBMM, yeni TCK tasarısını yasalaştırmak için ...
Melih AŞIK
Heredot yaşasaydı
Ünlü Yunan tarihçi Heredot, zeytin ve incir a...
Fikret BİLA
Öymen ve Yakış
Ankara'da kendi eliyle yarattığı zina krizini...
Güneri CIVAOĞLU
Sıfır hata
Brüksel'deki AB temsilcisi dostum, "Türkiye, ...
Can DÜNDAR
Kurt ile kuzu
Hangi filme gitsek, oğlum baştan soruyor: "Ha...
Abbas GÜÇLÜ
Alemdaroğlu vakası
YÖK ve Çankaya, Alemdaroğlu'nu "yargısız infa...
Sami KOHEN
İşimiz (hâlâ) zor...
AVRUPA Birliği'nde şimdiye kadar hiçbir ülken...
Mehmet Y. YILMAZ
Yaz benim için iyi geçti çünkü...
Etrafta gördüğüm bazı şeyler olmasa yazın tam...
Meliha OKUR
20 bin uzman aranıyor
AKP İstanbul İl Başkanlığı, zina krizi öncesi...
Hasan PULUR
Ankara'da tutan inat Brüksel'de kırılır...
ELBETTE, muhalefet partileri, gazeteler, tele...
Erdoğan SAĞLAM
Vergide e - beyan sorunlarla birlikte başlıyor
SSK'dan sonra Maliye de düğmeye bastı. 1 Ekim...
Derya SAZAK
AB ligi
Tayyip Bey'in Brüksel seferi, futboldaki Avru...
Meral TAMER
Türkler AB'ye, çöpler nereye?
Bir musibet, bin nasihatten iyidir demiş atal...
Tamer HEPER
Manevi tazminat
Bir kimsenin malına zarar verirseniz, bunun p...
Yaman TÖRÜNER
Dünyayı değiştirebilecek gerçekler
Jessica Williams "Dünyayı Değiştirebilecek 50...
Güngör URAS
Karakoyunlu hürriyet ve özgürlüğü anlatıyor
"Yorgun Mayıs Kısrakları", Yılmaz Karakoyunlu...
Serpil YILMAZ
Washington'da Türk lobisi karıştı
Başlığa bakıp bu yazıyı Amerika'dan yazdığımı...
M. Ali BİRAND
CHP'ye tekrar kavuştuk...
CHP kısa bir süre öncesine kadar, AB konusund...

© 2004 Milliyet