Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 25 Eylül 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İşimiz (hâlâ) zor...


AVRUPA Birliği'nde şimdiye kadar hiçbir ülkenin üyelik başvurusu, Türkiye'ninki kadar tartışmalara ve anlaşmazlıklara konu olmadı. Çeşitli Avrupa başkentlerinde haftalardır süregelen bu tartışmalar, AB Komisyonu'nun önceki gün sergilediği tavırdan sonra, daha da kızışma eğilimini gösteriyor.
Evet, Komisyon Başkanı Prodi ve genişleme görevlisi Verheugen, Başbakan Erdoğan'la görüşmelerinden sonra, bir nevi yeşil ışık yaktılar. Türkiye şimdi memnun ve rahat. Ama, Komisyon yetkililerinin açıklamasıyla iş tamamen düzlüğe çıkmış değil. Dünkü "Le Figaro"nun belirttiği gibi, şimdi Komisyon ile üye ülkelerin hükümetleri ve ayrıca hükümetlerle kendi kamuoyları karşı karşıya geliyorlar. Diğer bir deyişle, Komisyon hükümetleri, hükümetler de kendi kamuoylarını Türkiye'ye "evet" denmesi konusunda ikna etmek durumunda ki, bu da oldukça zor bir iş...
***
ÜYE ülkelerin hükümetleri arasında kesin "evet" diyecek birkaç ülke var: İngiltere, Almanya, İspanya, Yunanistan bunların başında. Ancak bu kategorideki ülkelerde dahi (örneğin Almanya'da) siyasi partilerden ve kamuoyundan gelen güçlü bir muhalefet var.
Üye ülkelerin bir kısmı da (Fransa gibi) kendi içinde bölünmüş durumda. Cumhurbaşkanı Chirac Türkiye'ye çekingen bir "evet" derken, Başbakan Raffarin tereddütler ifade ediyor, kendi partisi UMP ise bu işe soğuk baktığını gizlemiyor.
AB ülkelerinde yapılan nabız yoklamaları, kamuoyunun önemli kısmının ya kararsız veya karşı olduğunu gösteriyor. Bu durumda, Komisyonun olumlu tavsiyesine rağmen, 25 üye ülkenin liderlerinin aralık zirvesinde tek ağızdan "evet" demesi beklenebilir mi?
Doğrusu bunun sağlanabilmesi için de, çok çaba harcamak gerekecek. Önümüzdeki günlerde ve haftalarda, AB'nin gündemine neredeyse "bir numaralı sorun" olarak oturan Türkiye'yle üyelik müzakereleri konusunda, çok hararetli tartışmalara tanık olacak ve hoşumuza gitmeyecek laflar duyacağız. Türkiye'nin buna karşılık yapması gereken şey, soğukkanlılıkla yoğun bir "ikna" ve "iyi imaj yaratma" kampanyası yürütmektir (bir de tabii yeni bir "yol kazası" yapmamak)...
***
TÜRKİYE'nin AB üyeliğine karşı çıkan veya kaygıyla bakan çevrelerin başlıca argümanları malum: Türkiye'nin coğrafyası, büyük nüfusu, dini, ekonomik durumu, "engel" sayılıyor. Bu argümanların hepsine verilecek cevaplar var tabii. Nitekim bu yanıtlar, "Akil Adamlar"ın raporunda veya "The Economist"in yazısında etraflıca yer alıyor.
Bunun dışında bazı önyargılar var ki, bunları kırmak daha zor. Avusturya'nın takındığı tavır, bu bağlamda ilginç bir örnek sayılabilir.
Sahi, Avusturyalılar neden Türkiye'yi AB'de görmek istemiyorlar? Bunu sorduğumuz Viyana'daki diplomatların ve analistlerin söylediklerine bakılırsa, diğer ülkelerde karşı çıkanların öne sürdüğü argümanların yanı sıra (büyük nüfus, göç endişesi, din - kültür farkı gibi) bir de inanılması zor, "tamamen duygusal" nedenler, bağnazlıklar var. Türkiye'nin AB üyeliğini, Osmanlıların Viyana kapılarını zorlamasına benzetenler, sonuçta "Avrupa'nın İslamlaştırılacağını" ileri sürenler var!..
Bu tür saçmalıklar, Şansölye Schuessel'i dahi rahatsız etmiş olacak ki, "1863'te değiliz. Dikkat, Türkler geliyor diyemeyiz" şeklinde bir rest çekmek zorunda kaldı.
Halkın üçte ikisinin Türkiye'nin üyeliğine "hayır" dediği Avusturya'da, üstelik sağcı ortağının koalisyondan çekilme tehdidi altında bulunan Şansölye, acaba aralık zirvesinde "evet" diyebilecek mi?..

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Erdoğan'ın liderliği
İKİ maddi gerçek: Biri, Türkiye'de 1987'den b...
Çetin ALTAN
O oldu, bu oldu, şu oldu, ne oldu?
TBMM, yeni TCK tasarısını yasalaştırmak için ...
Melih AŞIK
Heredot yaşasaydı
Ünlü Yunan tarihçi Heredot, zeytin ve incir a...
Fikret BİLA
Öymen ve Yakış
Ankara'da kendi eliyle yarattığı zina krizini...
Güneri CIVAOĞLU
Sıfır hata
Brüksel'deki AB temsilcisi dostum, "Türkiye, ...
Can DÜNDAR
Kurt ile kuzu
Hangi filme gitsek, oğlum baştan soruyor: "Ha...
Abbas GÜÇLÜ
Alemdaroğlu vakası
YÖK ve Çankaya, Alemdaroğlu'nu "yargısız infa...
Sami KOHEN
İşimiz (hâlâ) zor...
AVRUPA Birliği'nde şimdiye kadar hiçbir ülken...
Mehmet Y. YILMAZ
Yaz benim için iyi geçti çünkü...
Etrafta gördüğüm bazı şeyler olmasa yazın tam...
Meliha OKUR
20 bin uzman aranıyor
AKP İstanbul İl Başkanlığı, zina krizi öncesi...
Hasan PULUR
Ankara'da tutan inat Brüksel'de kırılır...
ELBETTE, muhalefet partileri, gazeteler, tele...
Erdoğan SAĞLAM
Vergide e - beyan sorunlarla birlikte başlıyor
SSK'dan sonra Maliye de düğmeye bastı. 1 Ekim...
Derya SAZAK
AB ligi
Tayyip Bey'in Brüksel seferi, futboldaki Avru...
Meral TAMER
Türkler AB'ye, çöpler nereye?
Bir musibet, bin nasihatten iyidir demiş atal...
Tamer HEPER
Manevi tazminat
Bir kimsenin malına zarar verirseniz, bunun p...
Yaman TÖRÜNER
Dünyayı değiştirebilecek gerçekler
Jessica Williams "Dünyayı Değiştirebilecek 50...
Güngör URAS
Karakoyunlu hürriyet ve özgürlüğü anlatıyor
"Yorgun Mayıs Kısrakları", Yılmaz Karakoyunlu...
Serpil YILMAZ
Washington'da Türk lobisi karıştı
Başlığa bakıp bu yazıyı Amerika'dan yazdığımı...
M. Ali BİRAND
CHP'ye tekrar kavuştuk...
CHP kısa bir süre öncesine kadar, AB konusund...

© 2004 Milliyet