
|
|
|
 |
|
|
At tutkunlarının markası Tennessee'yi getirdi
Almanya'da iki at besleyen, at sporu tutkunu Semih Kuşbaygi'nin üç başka ortakla kurduğu AS Tekstil, 13 marka inceledi ama sonunda at sporu tutkunlarına hitap eden ABD'li Tennessee'de karar vererek markayı Türkiye'ye getirdiler. 1.5 yıl çalışarak markanın yeni koleksiyonunu geliştirdiler. ABD Tennessee koleksiyonu çok beğenerek, müşteri oldu
ÖZGÜR GÖZLER
Semih Kuşbaygi ve ortakları, ABD'den getirdikleri; Tennessee markasını oturtmak ve 'farklı bir konsept' ortaya çıkarmak için, Osmanbey piyasasında birbuçuk yıl altyapı çalışmaları yapmışlar. Binicilik ürünleri üreten markayı, başka tekstil ürünleri ile geliştirerek yeni bir koleksiyon hazırlamışlar. Mağazalarını da 'Tennessee Club' adı altında otoparkı, cafesi olan bir zincir halinde tasarlamışlar. Ana şirket Tennessee, Kuşbaygi ve ortaklarının hazırladığı koleksiyonu beğenmiş. Ortaklar şimdi ABD Tennessee'ye koleksiyon satmak için görüşmeler yapıyor.
Kuşbaygi ve ortakları, markanın Avrupa, Orta Asya, Türkiye ve Rusya pazarında üretim ve satış haklarına da sahip. 2003 yılında 2.5 milyon dolar ciro gerçekleştirmişler. Markanın Türkiye'ye gelişinin ilginç bir öyküsü var. Almanya'da 10 yıl yaşayan Semih Kuşbaygi, Onur Air'de istasyon müdürlüğü yapmış. Turizm şirketi Thomas Cook'un çağrı merkezi hizmetini alarak Antalya'da NGM adında bir çağrı merkezi kurup, telemarketing yapmış. Halen faaliyet gösteren bir IT firması var. ITN adlı bu şirketi, ABD'li Young Soft'un distrübütörü.
Kardeşi Suat Kuşbaygi ise Osmanbey piyasasında 'çekirdekten' yetişme bir girişimci. Aydınlı Grup'ta uzun dönem US Polo'nun müdürlüğünü yapmış. İki de ortak bularak, AS Tekstil'i kurmuşlar. Ortaklar, 'kendi markalarını pazarlamak' arayışı ile, 2002 yılında 'Türkiye'de bulunmayan, farklı bir markayı getirmek için' harekete geçmişler. 13 farklı marka üzerinde çalışmışlar ama Tennessee'de karar kılmışlar.
At tutkusu Tennessee'yi seçtirdi
Tennessee'nin seçiminde Semih Kuşbaygi'nin at tutkusu etkili olmuş. Almanya'da iki atı bulunan ve 10 - 15 senedir binicilik sporuyla ilgilenen Semih Kuşbaygi, 1905'te ABD'nin Tennessee eyaletinde binicilik sporlarına yönelik bir kulüp olarak kurulan ve binicilik aksesuvarları ile başlayıp, hazırgiyim üretimi ile devam eden Tennessee markası konusunda ortaklarını ikna etmiş. Tennessee ile anlaşma sağladıktan sonra 3 milyon dolarlık yatırım yapmışlar.
ABD'de sadece binicilik aksesuvarları ve kısıtlı tekstil ürünü bulunan Tennessee'nin Türkiye koleksiyonunu hazırlayan ortaklar, ürün çeşidini artırmış, yeni takımlar ve aksesuvarlar eklemişler. Şimdi de 'tereciye tere satmak' için çalışmalar yapılıyor. Markayı yaratan ABD Tennessee, koleksiyonu beğenmiş. Görüşmelerin birkaç ay içinde şekilleneceği söyleniyor.
2003 yılı cirosu 2.5 trilyon lira olan markanın 2004 hedefi 3.5 trilyon. Osmanbey ve Kozyatağı'ndaki mağazalar dışında 22 adet corner mağazası var. Atalar ile birbirlerinin mağazalarında ürünlerini satıyorlar. Damat Options'larda corner olarak ürünleri satılıyor.
Bu arada, Semih Kuşbaygi'nin ortağı olduğu Sultan Dış Ticaret de Juvano, Marni, Eldo, Gianco Mardini ve Massori gibi 33 markanın tesciliğini almış. Bunlara da koleksiyon hazırlayacak. Ayrıca iş kadınlarına yönelik Luella markası da yakında Tennessee Club'larda satışa çıkacak.
Tennessee Cafe'ler zincir olacak
2005 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde 4 - 5'i İstanbul'da olmak üzere, 10 mağaza açılması hedefleniyor. Ankara, İzmit ve Bursa'dan gelen teklifler değerlendiriliyor. Franchise vermek için vizyon ve frekanslarının tuttuğu, tekstil kökenli, uzun vadede finansal ve vizyon açısıdan sorun yaşamayacakları girişimcilerle çalışabilecekleri ancak aynı konseptin yaratılması gerektiği vurgulanıyor.
Markanın farklı bir konseptte sunulması için açılan mağazaların da otoparkı ve cafesi olan 'konsept mekânlar' olarak tasarlandığını söyleyen Kuşbaygi, mekânın büyüklüğüne göre mağazaların 'Club' konseptinde açılmasını tercih ettiklerini belirtiyor.
Tennessee Club'larda açılan cafeleri kendi kadrolu elemanları ile kendilerinin işleteceklerini söyleyen Kuşbaygi, profesyonel aşçılarla çalıştıklarını ve aşçılarının önerisi üzerine mönüde her gün farklı bir ülke yemeğinin yer almasına karar verdiklerini anlatıyor. Dünya mutfağından örnekler sunacak olan Tennessee Cafe'leri zamanla Club'lardan ayrı olarak, gerek franchise yoluyla gerek kendi işleterek zincir haline getirme planları ise yavaş yavaş ortaya çıkmış.
|
|
|

|
|