|
 |
|
|
Bu anlayışla bu kadar...
Sportif / Gürsel Kuru
Karşıyaka'nın kontrollü oyunla başlaması biraz da rakibinin korkusunu yaşaması ilk yarıda ne iyi futbol, ne de iyi bir mücadele ortaya çıkardı. Rakibini ciddiye alması doğru bir saha içi uygulamasıydı ama yaşanan korkunun oyun sistemine olumsuz yansıtılması hem büyük yanlış, hem de riskti.
Çünkü, panik halinde organize edilen ataklarda yakalanan fırsatlar kontrolsüzlük ve dağınıklıkla sürekli karambole dönüştü. Bunlarda da rakip savunma topları uzaklaştırmakta hiç zorlanmadı.
Karşıyakalı oyuncuların Telekom gibi bir takım karşısında topu daha fazla havadan kullanmaları ve bu şekilde oyun kurgusunu yönlendirmek istemeleri de son derece yanlıştı. Bu anlayış topun sürekli rakibe geçmesini sağladı. Ayrıca kontraatakları da beraberinde getirdi. Hatta ilk yarım saatten sonra Başkent temsilcisinden ciddi ataklar ve baskılar da geldi.
44. dakikada da yan top zaafının da eklenmesi sonucu, konuk takım Mehmet'in kafasıyla önce zorlaya zorlaya, sonra da göstere göstere golü buldu.
Karşıyaka'nın ilk yarıda yaşadığı bir de şanssızlığı vardı. Hem teknik oyuncusu, hem asist olarak, hem de skorer olarak etkili oyuncusu Rasim'in, daha 22. dakikada sakatlanması ve sonradan oyuna devam edememesi Teknik Direktör Hüseyin Hamamcı adına Ali Asım'dan sonra adeta ikinci bir darbe oldu.
İkinci yarıda da Karşıyaka ne yaptığını bilen bir takım ve oyun anlayışından yine uzaktı.
Buna bir de kanatlardan doldur boşalt şeklinde Telekom savunmasının geçilmek istenmesi eklendi. Bununla birlikte verilen mücadelenin anlamsızlığı, sonuçsuzluğu ortaya çıktı.
Genelde özetlenirse Karşıyaka kazanacak bilinçte oyununu ve futbolunu sergileyemedi ve kaybetti.
gkuru@milliyet.com.tr
|
|
|

|