Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Eylül 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Organize edilemeyen hırs


Beşiktaş taraftarı gerçekten çok tutkulu. Büyük aşkla, 30 dakika durmaksızın yılmaksızın büyük hiddetle bağırdılar. Ama hep aynı şarkıyı. Bir süre sonra artık duymamanıza yol açan bir rutinlikte. Öyle ki, o şarkı bir doğal fon müziğine dönüştü. Oyunun gerçeklerinden bağımsız kimin için olduğu belli olmayan yüksek volümlü bir haykırışa. Halbuki bu tutku, bu aşk bu haykırış iyi kanalize edilebilse, ne büyük bir güç olur. Oyunda olup bitene tepkiye dönüşse, sahadakiler için ne büyük bir doping.
Takımın da durumu çok farklı değil. Büyük tutku, adanmışlık ve coşkuyla maç başlar başlamaz rakip kaleye yüklenmeye başladılar. Yüzlerinden, vücut dillerinden kolayca okuyabileceğiniz bir aşk ve arzuyla. Ama Ankaraspor'un göbeği çok adamla kapatan savunması karşısında başka bir yola kanalize olamadılar. Rakibi zorlamayan rutinlikle sürekli göbekten, rakip savunmanın ördüğü duvarı yıkmaya çalıştılar. Bu, oyunun gerçeklerinden çok uzaktı. Hiç esnek olamadılar. Yeni bir plan üretemediler. Halbuki bu aşk ve ihtiras doğru organize edilebilse Beşiktaş çok farklı bir takım olabilirdi. 30 bin kişiyi coşturan zevkten dört köşe eden bir oyun ortaya çıkabilirdi.
Gelelim olmayanlara. Sergen ve Carew üzerilerindeki oyuncuları ilk yarıda asla kanada sürüklemiyor, hep sabit kalıyor ve rakibin işini kolaylaştırıyordu. Soldaki iki İbrahim'le, sağdaki Okan ve Ali Güneş de sürekli içeriye dönünce oyun göbekte, Samet Aybaba'nın ördüğü duvara çarpan toplara mahkum oldu. Ankara istediği az adamlı savunmayı seri ve hızlı oyuncularıyla defalarca yakaladı. Son adamın Saffet olduğu denemelerde başaramadıklarını Tita'yla ilk yarıda bir kez sayıya çevirdiler.
İkinci yarıda seyirci maçla ilgilenmeye, enerjisini sahaya yansıtmaya başladı (2 - 1'den sonra haddinden fazla). Del Bosque de. Sergen değilse de Carew dolaşmaya, alanları açmaya başladı. Okan'ın yerine oyuna giren Ahmed Hassan zaten doğası gereği yerinde duramıyor. Bu kadarcık aksiyonla maçı çok kolay çevirdiler. Ama kontrol edilemeyen hırs ve ihtiras tıpkı Gençler maçındaki gibi bir kırmızı kartla sonuçlandı. Organize olmamış tutku, çevrilmiş maçı yeniden ortaya getirdi. Silahı rakibin eline verdiler. Samet Aybaba'nın takımına sadece dokunmak kaldı. Hızlı hücumculara sahip Ankara takımı için iş çok kolaydı. Sadece beraberlikle yetinmediler, belki de Del Bosque'nin sonunu getirdiler.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
'Tita'nik faciası: 2-3
Alman ruleti oynadım
Sultanlar sultanı
İnönü'de gergin gece
Darısı Bilbao'ya: 1-3
Polonya zaferi: 3-1
Karadeniz durgun: 0-0
Samsun mat etti: 1-4
Belediye farkı: 2-1
Seçmeleri geçemedik
Schumi yoldan çıktı
Haber turu...
Rol yapmak
Organize edilemeyen hırs
Hem kaptan hem lider
Aydoğan ve Aybaba
At yarışları
Bu gençlik, tam bizlik: 67-47
İbo'da mutlu son





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Fevzi AKSOY
Rol yapmak
Çok iyi niyetliyizdir. Ne hikmetse maçlardan ...
Mehmet DEMİRKOL
Organize edilemeyen hırs
Beşiktaş taraftarı gerçekten çok tutkulu. Büy...
Fuat ERCAN
Hem kaptan hem lider
Puan cetvelindeki yerinin yanı sıra A.Bilbao ...
Atilla GÖKÇE
Aydoğan ve Aybaba
13 sarı, bir kırmızı kart. Bu tabloya bakacak...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet