Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Eylül 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Zorlu süreç


Bugün Türk Ceza Yasası Tasarısı'nın Meclis'ten geçirilmesiyle, AB'den müzakere tarihi almanın önündeki son engel de kalkmış olacak.
AB, 17 Aralık'ta Türkiye'ye müzakere tarihi verecek.
Verheugen'in açıklamaları da bunu gösteriyor.
40 yıldır bekleyen Türkiye'nin AB ile müzakereye oturması kuşkusuz çok önemli bir aşamadır. AB'ye son dönemlerde üye olan ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye, müzakere tarihi almayı da, üye olmayı da birçok ülkeye göre çoktan hak etmiştir. Bu itibarla, AB'nin müzakere tarihi verecek olması bir lütuf değildir. Bu Türkiye'nin hakkıdır.
Müzakere sürecinin en az 10 yıl süreceği ifade ediliyor.
Geride kalan 40 yıla baktığımızda, önümüzdeki en az 10 yıllık sürecin çok daha zorlu geçeceğini söylemek abartı olmaz.
Türkiye, AB ile müzakere sürecini bir ulusal politika belirleyerek yürütmelidir. İktidarlar değişse bile müzakere süreci partiler üstü tutulması gereken aynı anlayışla sürdürülmelidir.
Bugünkü iktidar ve muhalefet 17 Aralık'tan sonra bunun ilk örneğini vermelidir.
31 alanda müzakere yürütülmesi bekleniyor.
Her müzakere alanı için 15 - 20 kişiden oluşan müzakereci heyetlerin kurulması gerekiyor. Bu yaklaşık 600 kişilik bir kadro demek. Bu heyetlerin iktidar -muhalefet ayrımı yapılmadan alanında en yetkin kişilerden oluşması, Türkiye'nin ulusal çıkarlarının gereğidir.
Her yıl en fazla 2 - 3 alanda müzakere yürütülebileceği ve bu hesapla müzakere sürecinin arada kesintiler olmazsa en az 10, hatta 15 yıl alabileceği tahmini yapılıyor.
Türkiye, böyle bir maratona hazırlanmak zorunda. Kuşku yok ki, Ankara, bu müzakereleri başarıyla yürütecek siyasetçi, bilim adamı, bürokrat bulmakta zorluk çekmeyecektir. Türkiye'nin insan kaynakları bu ihtiyacı karşılayacak zenginliğe fazlasıyla sahiptir. Önemli olan, en yararlı olacak kişilerin bulunmasıdır.
Bu süreçte, Türkiye'nin kendi sorunlarını kendisinin çözmesi de önemlidir. Gelecek açısından büyük önem taşıyan sorunların başka ülkeler aracılığıyla çözülmesini istemek ve beklemek Türkiye'yi yanlışlara götürür.
Türkiye, bu süreci iç politika malzemesi yapmadan şimdiden planlamak zorundadır.
17 Aralık'tan sonraki süreçte karşılaşacağımız sorunların ağırlığı unutulmamalıdır.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"Tezekten terazinin boktan olur dirhemi"
AKIL hastanesinin başhekimi, en yakın karakol...
Melih AŞIK
Haydin Telafer'e!..
Amerika Başkanı Bush, Savunma Bakanı Rumsfeld...
Fikret BİLA
Zorlu süreç
Bugün Türk Ceza Yasası Tasarısı'nın Meclis'te...
Güneri CIVAOĞLU
Anılar galerisi
Anılar galerisinde dolaşırken, "AB kapısını -...
Can DÜNDAR
Yalnızlar kulübü
Ziya geldi geçenlerde... Yurtdışında yaşar. Ç...
Abbas GÜÇLÜ
Okul var da biz mi gitmiyoruz!
Çarşamba günü, Diyarbakır'daydık. Yeni yayın ...
Mehmet Y. YILMAZ
Aşktan sonra yaşam var mı?
Kendisini "yaşlı taşra romantiği" diye tanıta...
Meliha OKUR
Irak çözümü: "Pamuk eller cebe"
Güneydoğu'da Habur'dan her gün 2 bin kamyon I...
Hasan PULUR
Zina bitti, şimdi sıra "aşk defteri"nde...
ZİNA davasını, uluslararası bir çözümle halle...
Derya SAZAK
Meclis'in görevi
TBMM, zina nedeniyle askıya alınan TCK tasarı...
Meral TAMER
Kredi kartı bilgileri ne işe yarar?
Bankaların bol keseden kredi kartı dağıtmalar...
Ece TEMELKURAN
Kız kardeşlerle dayanışma
Çilek reçeli yapmakta bir bilgi vardır. Topra...
Tamer HEPER
Tartışma nerelere geldi?
Ülkenin gündemine bak, zinaya kilitlendik kal...
Osman ULAGAY
AB ile kriz provasının aklıma getirdikleri
Geçen hafta Meclis'ten geçmesi beklenen Türk ...
Güngör URAS
Düzce'de devlet 7.800 konut yaptı
17Ağustos 1999 depreminde Düzce de sarsıldı. ...
Serpil YILMAZ
Kafkasya Kars'ta buluştu
Türkiye'nin en Doğu'sunda; Azerbaycan, Gürcis...

© 2004 Milliyet