Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Eylül 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Anılar galerisi


Anılar galerisinde dolaşırken, "AB kapısını - nihayet - aralamış" olmanın keyfini çıkarıyorum. İşte bir demet...
Avrupa Parlamentosu'nun toplandığı Strasbourg Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin dersliklerinden biri...
Derslikteki öğrencilerden biri Türk'tür.
Fransız profesör ona döner ve pattadak garip bir laf eder:
"Doktoranızı bitirip Türkiye'ye döndüğünüzde herhalde cumhurbaşkanı olursunuz!"
Bu sınıf, mesleklerinde bir aşamaya gelmiş, yaşları daha ileri profesyonellerden oluşmaktadır.
Derslikteki Türk de bir profesyoneldir.
Bu anlamsız söylemi serinkanlı göğüsleyen bir cevap için ağzını açarken yanında oturan Fransa'nın ünlü bira fabrikalarından birinin finansman müdürü atılır ve profesöre "karşı soru" yöneltir:
"Bu sözlerinizden Türkiye'yi tanımadığınızı anlıyorum.
Bir bilim adamı olduğunuza göre referanssız konuşmamanız gerekir.
Türkiye hakkında böyle hükümlerde bulunabilmek için hangi referanslarınız var?"

Ayna tutmak
Profesör de soruya soruyla cevap verir:
"Referans geri kalmışlıktır. Siz geri kalmışlık nedir biliyor musunuz?"
Finansman müdürü Fransız'ın söylemi mermi gibi patlar:
"Elbette geri kalmışlığı biliyorum. Şu anda benim ve sınıftaki arkadaşlarımın karşısında konuşuyor!"
Profesör kıpkırmızı olur.
Fransız profesyonel ayağa kalkar, "bundan böyle profesörün seçimlik dersini almayacağını" söyler. Türk arkadaşı da aynı söylemi tekrarlar, birlikte çıkarlar.
Strasbourg Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde bu olay, yıllar boyu anlatılmıştır.
O profesör, Verheugen'in, "Artık Türkiye'nin önünde engel kalmadı" söylemini televizyonlardan izleyip gazetelerde okuduğunda kalp spazmı geçirmiş olabilir. Aslında profesör bir simgedir.
Avrupa'da onunki gibi Türkiye için yüzyılların önyargısıyla taşlaşmış kafalarla örülü bir duvar var.
Türkiye, işte bu duvardan kapı açıyor.
Avrupalılık turnikesinden geçmekte.

İşkenceyle tanışmak
Bir başka anı.
Strasbourg Avrupa Konseyi'nde TRT'ye ve bazı gazetelere haber servisi yaparak üniversitede - bitiremediğim - doktora çalışmalarındayım.
Merhum Hamit Günaltay'dan bir öneri alıyorum:
"Avrupa İnsan Hakları Divanı'nın kararları, üye ülkelerin dillerine tercüme ediliyor. Türkçe tercümeyi de senin yapmanı önerdim. Kabul edersen iş senin."
Bir de rakam söylüyor ki... Yarı öğrenci, yarı gazeteci bir genç adam için "ilaç"...
Çevirinin karşılığı ile gıcır gıcır Volkswagen 1300 alınabilir.
"Kabul" diyorum.
Birkaç ay sabahlara kadar süren zorlu bir çalışma başlıyor.
Bazen bir cümle, bir sayfa...
Çetrefil hukuk dili...
Bu arada, çeviriyi bir yana bırakıp zaman zaman İnsan Hakları için açılan davaların ve kararların derinliklerinde düşüncelere dalıyorum.
Belçika'nın Fransızca konuşan Valonları ile Flamanca konuşan Flamanları arasında "Devlet dili" davaları daha o zamandan aklımı kurcalıyor: "İleride Kürtçe'nin davaları da Avrupa İnsan Hakları yargıçlarının önüne gelecek mi?"
Başka davalar da öyle...
Örneğin...
"Saldırgan bir sanığa, sorgulama sırasında deli gömleği giydirilmiş olması işkence mi?"
Yahut...
"Polisin, sanığın, kolunu bükerek itaate zorlaması işkenceye giriyor mu?"
Gene kafama sorular üşüşüyordu.
"Hortum", kum torbacı, falakacı, Filistin askıcı" lakaplı işkenceciler...
Türkiye bunları nasıl aşacaktı?
........
Bakınız, AB'ye verilen raporda nihayet "Türkiye'de sistematik işkence yoktur" deniliyor.
Atatürk'ün "çağdaş olmak, adam olmaktır" söylemi, AB süreciyle de doğrulanmakta.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
"Tezekten terazinin boktan olur dirhemi"
AKIL hastanesinin başhekimi, en yakın karakol...
Melih AŞIK
Haydin Telafer'e!..
Amerika Başkanı Bush, Savunma Bakanı Rumsfeld...
Fikret BİLA
Zorlu süreç
Bugün Türk Ceza Yasası Tasarısı'nın Meclis'te...
Güneri CIVAOĞLU
Anılar galerisi
Anılar galerisinde dolaşırken, "AB kapısını -...
Can DÜNDAR
Yalnızlar kulübü
Ziya geldi geçenlerde... Yurtdışında yaşar. Ç...
Abbas GÜÇLÜ
Okul var da biz mi gitmiyoruz!
Çarşamba günü, Diyarbakır'daydık. Yeni yayın ...
Mehmet Y. YILMAZ
Aşktan sonra yaşam var mı?
Kendisini "yaşlı taşra romantiği" diye tanıta...
Meliha OKUR
Irak çözümü: "Pamuk eller cebe"
Güneydoğu'da Habur'dan her gün 2 bin kamyon I...
Hasan PULUR
Zina bitti, şimdi sıra "aşk defteri"nde...
ZİNA davasını, uluslararası bir çözümle halle...
Derya SAZAK
Meclis'in görevi
TBMM, zina nedeniyle askıya alınan TCK tasarı...
Meral TAMER
Kredi kartı bilgileri ne işe yarar?
Bankaların bol keseden kredi kartı dağıtmalar...
Ece TEMELKURAN
Kız kardeşlerle dayanışma
Çilek reçeli yapmakta bir bilgi vardır. Topra...
Tamer HEPER
Tartışma nerelere geldi?
Ülkenin gündemine bak, zinaya kilitlendik kal...
Osman ULAGAY
AB ile kriz provasının aklıma getirdikleri
Geçen hafta Meclis'ten geçmesi beklenen Türk ...
Güngör URAS
Düzce'de devlet 7.800 konut yaptı
17Ağustos 1999 depreminde Düzce de sarsıldı. ...
Serpil YILMAZ
Kafkasya Kars'ta buluştu
Türkiye'nin en Doğu'sunda; Azerbaycan, Gürcis...

© 2004 Milliyet