Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Eylül 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
AB ile kriz provasının aklıma getirdikleri


Geçen hafta Meclis'ten geçmesi beklenen Türk Ceza Kanunu'nun zinayla ilgili madde nedeniyle geri çekilmesi ve Başbakan Erdoğan'ın "Biz Türküz, Avrupa Birliği (AB) iç işlerimize karışamaz" mealindeki çıkışı bir kriz ortamı yarattı ama Başbakan Erdoğan'ın Brüksel ziyaretiyle bu ortamdan çıkıldı. Böylece bir kriz yaşanmadı ama provası yaşanmış oldu. Benim değerlendirmeme göre, krizden uzak ortamlarda kolay alınamayacak, önemli derslerle dolu bir prova oldu bu. Bu derslerden başlıcaları şunlardı:

Provadan çıkan dersler
  • 2002'de genel seçimi kazandığı günden itibaren AB yolunda attığı adımlarla Türkiye'deki meşruiyet tabanını genişleten AKP'nin AB ile bütünleşme misyonunu terk ettiği anda bu tabanı derhal kaybedeceği anlaşıldı.
  • AKP iktidarına toleranslı bakan kesim için AKP'nin AB referansının ne kadar belirleyici olduğu ortaya çıktı.
  • Türkiye'yi AB ile bütünleşmeye bu kadar yaklaştırabilen partinin neden AKP olduğu da bu vesileyle daha iyi anlaşılmış oldu. AKP, ancak dıştan destekle iktidarını sağlamlaştıracağını gördüğü için AB'ye sarılmıştı.
  • Başbakan Erdoğan, yaptığı çıkışın gerekçesi ne olursa olsun, olayın şakaya gelir yanı olmadığını kavradığı anda attığı adımla pragmatik siyasetçi kimliğini bir kez daha ortaya koydu.
  • Ancak bu pragmatik yaklaşımın AKP tabanında ne ölçüde onaylandığı konusunda soru işaretleri ortaya çıktı.
  • Hem Türkiye'nin AB ile bütünleşmesine hem de AKP iktidarına karşı olan kesimin hevesi kursağında kaldı.
  • Ancak AB ile bütünleşme projesine çeşitli nedenlerle karşı olanların fırsat beklediği görüldü.
  • Piyasalardaki tepki panik boyutlarına varmadı ama AB ile bütünleşme senaryosunun piyasalarca benimsenen ve satın alınan ana senaryo olduğu bir kez daha görüldü. Bu senaryonun geçersiz olduğu izleniminin doğması halinde bunun ciddi şoklara neden olabileceği anlaşıldı.
  • Türkiye'de iddialı komplo teorileri üretmeye hevesli insan sayısının çokluğu bir kez daha görülmüş oldu.

  • Bu kriz provasının bir yararı da AB Komisyonu'nun AB Konseyi'ne Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlamak için tarih belirleme tavsiyesinde bulunacağının 6 Ekim'e kalmadan net biçimde telaffuz edilmesi oldu. AB Konseyi'ni oluşturan siyasetçiler de bu tavsiyeye uyarsa Türkiye müzakere tarihini almış olacak.

    Uzun ince yol
    Bu noktada şöyle bir tehlike var karşımızda. Biz bu tarih alma işine çok fazla odaklandık, "müzakere tarihini alalım, gerisi kolay" havasına girdik. Doğrusu bu noktaya kolay gelinmedi, gerek siyaset cephesinde, gerekse iş aleminde ve sivil toplum cephesinde çok yönlü çabalar harcandı, hala da harcanıyor. O yüzden kimsenin kutlama hevesini kursağında bırakmak istemem ama işin bundan sonrasının daha zorlu sınavlarla dolu olduğunu da unutmamak gerekiyor.
    Müzakere sürecinde en önemli sınavı toplumlar verecek. Gerek Avrupa'nın Türkiye ve Türklerle ilgili önyargıları, gerekse bizim bazı kaygılarımız sınanacak. "Taş çatlasa biz Avrupalı olamayız" ya da "Ne yapsak bizi içlerine almazlar" türünden cümleleri çok sık duyuyorum Türkiye'de değişik çevrelerde. Avrupa'da da "bu Türkler göz boyamak için bir şeyler yaptılar, bizi kandırıyorlar" diye düşünen, din ve kültür farkının önemini vurgulayan çok kişi var kuşkusuz.
    Bu gibileri ikna etmenin zorluğu ortada ama müzakere sürecine başlarken her iki tarafta kamuoyunun desteği artan bir önem kazanacak. AB ile bütünleşmenin yararına inananların bunu gözardı etmemeleri gerekiyor.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    "Tezekten terazinin boktan olur dirhemi"
    AKIL hastanesinin başhekimi, en yakın karakol...
    Melih AŞIK
    Haydin Telafer'e!..
    Amerika Başkanı Bush, Savunma Bakanı Rumsfeld...
    Fikret BİLA
    Zorlu süreç
    Bugün Türk Ceza Yasası Tasarısı'nın Meclis'te...
    Güneri CIVAOĞLU
    Anılar galerisi
    Anılar galerisinde dolaşırken, "AB kapısını -...
    Can DÜNDAR
    Yalnızlar kulübü
    Ziya geldi geçenlerde... Yurtdışında yaşar. Ç...
    Abbas GÜÇLÜ
    Okul var da biz mi gitmiyoruz!
    Çarşamba günü, Diyarbakır'daydık. Yeni yayın ...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Aşktan sonra yaşam var mı?
    Kendisini "yaşlı taşra romantiği" diye tanıta...
    Meliha OKUR
    Irak çözümü: "Pamuk eller cebe"
    Güneydoğu'da Habur'dan her gün 2 bin kamyon I...
    Hasan PULUR
    Zina bitti, şimdi sıra "aşk defteri"nde...
    ZİNA davasını, uluslararası bir çözümle halle...
    Derya SAZAK
    Meclis'in görevi
    TBMM, zina nedeniyle askıya alınan TCK tasarı...
    Meral TAMER
    Kredi kartı bilgileri ne işe yarar?
    Bankaların bol keseden kredi kartı dağıtmalar...
    Ece TEMELKURAN
    Kız kardeşlerle dayanışma
    Çilek reçeli yapmakta bir bilgi vardır. Topra...
    Tamer HEPER
    Tartışma nerelere geldi?
    Ülkenin gündemine bak, zinaya kilitlendik kal...
    Osman ULAGAY
    AB ile kriz provasının aklıma getirdikleri
    Geçen hafta Meclis'ten geçmesi beklenen Türk ...
    Güngör URAS
    Düzce'de devlet 7.800 konut yaptı
    17Ağustos 1999 depreminde Düzce de sarsıldı. ...
    Serpil YILMAZ
    Kafkasya Kars'ta buluştu
    Türkiye'nin en Doğu'sunda; Azerbaycan, Gürcis...

    © 2004 Milliyet