|
 |
|
|
Old Trafford'da savaşalım
İngiltere'ye uçarken uzun yolculukta elde olmadan Fenerbahçe'nin salı akşamki Manchester United imtihanını düşünüyor insan. Manchester'in, hatta İngiliz futbolunun temel ilkesi oyuncuların gücü, becerileri ve de hırsları üstüne kurgulanmış... Kişisel beceriler de bu özelliklere eklenince, ortaya fırtına gibi hücum dalgaları ile donanmış bir futbol savaşı çıkıyor. Orta sahanın sağında Ronaldo, hem üstün tekniği, hem de kıvrak fiziği ve düşünce zenginliği ile gecenin en "baş belası" rakibi Fenerbahçe'nin... Sol kanatta Giggs de öyle... Çok hızlı çıkışlarıyla rakip takımları gafil avlıyor. Rio Ferdinand ayrı bir öykü Manchesterlılar için... Serbest oynayan Heinze ile birlikte orta sahayı alt üst edip, Fener'i oyundan erken düşürmeye çalışacaklardır. Bir de Fenerbahçe'ye Boliç'in golüyle yenildiklerini hatırladıkça, Manchester'ın bu gece "azgın dalgalar" gibi saldıracağını düşünerek ürperiyorum ben...
Hata lüksleri yok
"İyi anladık da, Fenerbahçe ne yapmalı" diye düşünmeye başladığınızı hissediyorum. Evet, Sarı - Lacivertliler'in son zamanlardaki futbol karnesi rakip ile kıyaslandığında hayli silik kalıyor. Ama Daum, "kapalı defans" oynamaya hiç yeltenmeyip, "tabii kontrollü futbolla" oyunu orta sahada kabul edip, Fener'i Manchester gibi agresif oynamaya hazırlayabilirse, bizlere umut ışıkları göz kırpmaya başlayabilir o zaman Old Trafford'da... Defansın ve Rüştü'nün hata yapma lüksleri yoktur bu tarihi oyunda... Deniz, Fatih, Luciano üçlüsü yan toplarda normal haftalarının üstünde "rakipten önce topla buluşmak için" yükseğe çıkmaya, düşünme ve uygulama kararlarını saliseler içinde kullanmaya mecburdurlar. Bir de Alex'in, Aurelio'nun, Serkan ve Mehmet Yozgatlı'nın "garanti paslarla" oynamaları ve pas hatası sıfıra yakın bir gece yaratmaları şarttır. Gençler maçının üç puan fatihi Alex ise eğer, ikinci goldeki enfes düşüncesi ve nefis pasıyla galibiyet golünün ortağı Mehmet Yozgatlı'nın olduğunu unutmamalıdır Herr Daum bu akşam...
Ümit Özat'ın görevi
İlk yarım saat gol yemeden kapatmaya mecburuz. Bu gece hakeme ve rakibine sinirlenmek demek, oyunun skorunu rakibe teslim etmek kadar bir ihaneti ifade eder. Bu konuyu sürekli ikazlarla yaşatmak Kaptan Ümit Özat'ın tarihi görevidir. Ve Hooijdonk'a gelirsek, her geçen hafta solup sararacağına futbolu ve çalışkanlığıyla yeşerip gençleşen bu "altın yürekli adam" dan da her an çok şey bekleyebiliriz. Çünkü rakibimizin onlarca meziyeti yanında bir akıllı kafa veya ölü top vuruşu herşeyi öylesine değiştirebilir ki ? Tıpkı Boliç'li maçta olduğu gibi...
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|