|
 |
|
|
Türkiye, AB'ye dinamizm getirir
BRÜKSEL
CHP milletvekili, Devlet eski Bakanı Kemal Derviş'in Arı Hareketi desteğiyle kurduğu Ekonomi ve Dış Politika Forumu (EDPF) ile Brüksel'deki Center for European Studies CEPS'in (Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi) düzenlediği toplantıda Türkiye masaya yatırıldı. Bankacılık sektöründen ticarete, ekonomiden hukuka, özgürlüklerden güvenliğe Türkiye, geniş bir yelpazede gerek mevcut durum itibariyle, gerekse geleceğe projeksiyon yapılmak suretiyle AB'nin eski ve yeni üyeleriyle karşılaştırıldı.
Derviş ve Daniel Gros
Değişik çalışma gruplarının aylar süren araştırmaları sonucunda ortaya çıkan 8 raporda da konuya hem Türkiye, hem de AB tarafından bakılmasına özen gösterildi. Örneğin ekonomiyle ilgili raporun altında Kemal Derviş, Faik Öztrak, Fırat Bayar ve Yusuf Işık'ın yanı sıra CEPS'in Direktörü Daniel Gros'un da imzası var.
"Avrupa'ya entegrasyon ve Türkiye'de demokrasinin transformasyonu", "Türkiye ve Avrupa Birliği bütçeleri", "Entegrasyon ve Türk dış politikası" gibi başlıklar taşıyan raporları tam metin olarak CEPS'in web sitesi www.ceps.be'de bulabilirsiniz. Raporu hazırlayan çalışma gruplarındaki diğer bazı isimler şunlar: Boğaziçi Üniversitesi'nden Kemal Kirişçi, Koç Üniversitesi'nden Fuat Keyman, CEPS'in kıdemli araştırmacılarından Michael Emerson, Bilgi Üniversitesi'nden Sinan Ülgen, CEPS'in Kıbrıs uzmanı Nathalie Tocci ve Ali Tükel.
CEPS; lobi faaliyetlerinde bulunmayan, tarafsız ve saygın bir vakıf. EDPF'nin girişimi üzerine Türkiye'nin AB ile müzakere sürecindeki stratejilerine ışık tutmayı amaçlayan bu kapsamlı ortak çalışmanın sonuç raporu, dün Brüksel'de Derviş ve Gros tarafından açıklandı:
Yoksul ama dinamik
"Türkiye, diğer AB üyeleriyle karşılaştırıldığında hâlâ çok yoksul, ama aynı zamanda da onlara göre daha dinamik. Kişi başına milli gelirde AB ülkelerini yakalayabilmesi için, belki bir nesilden de fazla zamana ihtiyaç var. Ancak Türkiye'nin katılımının Avrupa'ya etkileri dikkate alındığında, kişi başına milli gelirin eşitlenmesinin doğru bir ölçüt olmadığı ortaya çıkıyor.
AB'nin daha önceki genişleme süreçlerine ilişkin deneyimlerin de gösterdiği gibi sorunun kaynağı İspanya, Yunanistan ya da Macaristan gibi daha yoksul, ama daha dinamik olan yeni üyeler değil, ekonomisi durgunluktan çıkamayan zengin eski üyeler oluyor. (1980'de Belçika'nın, bugün Almanya ve İtalya'nın durumu gibi).
Avrupa'nın bugün en önemli sorunu yaşlanan nüfusu. Yeni ekonominin Avrupa'da hız kazanamamasının önemli nedenlerinden biri de, yaşlı nüfusun bu tür yeniliklere soğuk bakması. Türkiye'nin her türlü yeniliğe adapte olmaya istekli yoksul genç nüfusu, Avrupa'ya dinamizm getirir. Demografik yapı açısından önümüzdeki 20 yıl, bu genç nüfusun aktif ekonomik hayata katılması açısından en elverişli dönem."
Eczacıbaşı, Lgendijk
Toplantıda Avrupa Parlamentosu üyesi ve AB - Türkiye Delegasyonu Başkanı Joost Lgendijk ve Avrupa Sanayiciler Yuvarlak Masası Türkiye Genişleme İş Konseyi Başkanı Bülent Eczacıbaşı da birer konuşma yaptılar. Konuşmasında "Artık Türkiye'nin ve Avrupa'nın ortak değerler inşa etme zamanıdır" diyen Eczacıbaşı, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik entegrasyonuyla Avrupa'nın; farklı kültürler ve dinlere rağmen ortak değerler sayesinde barış, istikrar ve refahın sağlanabileceğini dünyaya kanıtlayacağına işaret etti. Eczacıbaşı Avrupa'yı, sahip olduğu değerler ve ilkelerle 21. yüzyıla damgasını vurabilecek yegane güç olarak niteledi; şiddetin küresel düzeyde arttığı bir dünyada bunun ne kadar gerekli olduğunu vurguladı.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|