|
 |
|
|
Tanker geçişinin azalması boru hattına bağlı
Boğaz'dan geçen yıl 46 930 gemi geçti. Bunların 8 097'si tehlikeli yük taşıdı. Her gün Boğaz'dan 7 - 8 dakikada bir gemi geçiyor. Her gün geçen gemilerin ortalama 23'ü tehlikeli yük taşıyor.
Geçen yıl Boğaz'dan geçen tehlikeli yük miktarı 134 milyon ton. Bu yıl bu rakamın 160 bin tona yükselmesi bekleniyor.
Geçen pazar günü "Türkiye Çevre Kozası"nın düzenlediği eyleme katılan beş yüz tekne tehlikeli madde taşıyan tankerlerin Boğaz'dan geçişini dört saat engelledi. Ama sadece dört saat... Ya geri kalan saatlerde ne olacak? Boğaz geçişlerinde sınırlama uygulanıyor. İki tanker geçişi arasında 90 dakikalık ara verilmesine çalışılıyor. Büyük tankerler gün ışığında geçiriliyor ve bu sırada tek yönlü trafik kullanılıyor.
Geçen yıl Boğaz'dan 130 milyon ton dolayında petrol taşındı. Bu, dünya petrol ihtiyacının yüzde 4'ü büyüklüğünde bir petrol. Karadeniz'e boru hatlarıyla indirilen petrolü gemiler Karadeniz dışına çıkarıyor. Deniz yolu Boğaz'dan geçiyor...
Şimdi yeni bir arayışla, gemilerin Boğaz'dan geçmek yerine, Karadeniz kıyısındaki bir boru hattına kadar gelerek, petrolün boru hattıyla Ege Denizi'ne, Adriyatik'e veya Akdeniz'e ulaştırılması düşünülüyor.
Bu arayışın gerisinde "Boğaz geçişi İstanbul için tehlikeli... Türkler üzülüyor... Türkleri üzmeyelim..." gibi hissi nedenler yok. Ekonomik nedenler var. Petrolü Boğaz'dan gemiyle geçirmek yerine, boruyla aktarmanın daha ekonomik olacağı hesaplanıyor.
(1) Uluslararası Denizcilik Örgütü kararına göre, 2015 yılından itibaren bütün tankerlerin çift cidarlı olması şart. AB ülkeleri bu şartı şimdiden aramaya başladı. Ruslar kendi petrollerini Rus gemileriyle taşıyor. Bu gemiler eski tankerler. Çift cidarlı yeni tankerle Akdeniz'e çıkmak büyük yatırım istiyor. Halbuki Boğaz geçişi olmazsa eski tankerler boru hattı dolum tesisine kadar petrol taşımaya devam edebilir.
(2) Deniz Zeyrek'in "Petrolde büyük pazarlık" başlıklı yazısında belirttiği gibi, Boğaz'dan tanker geçişi için getirilen sınırlamalar (örneğin Boğaz'dan yaz aylarında her gün 10, kış aylarında 7 büyük tankerin geçişine izin verilmesi) bekleme sürelerini uzattı, taşıma maliyetlerini artırdı.
Utku Çakır'ın Milliyet Ekonomi'de yayımlanan yazısında belirttiği gibi, Rus petrolünü Karadeniz'den, Boğaz geçişi olmadan Akdeniz'e aktarmayı hedef alan 5 boru hattı projesi var. Bunların 2'si bizim topraklarımız üzerinden, 3'ü bizim dışımızdaki ülkelerden geçerek petrol boru hattı inşasını hedef alıyor.
Bu 5 boru hattı projesi şunlar:
- Türkiye topraklarından geçecek boru hatları:
(1) Kıyıköy - İbrikbaba / Kilyos - Saros boru hatları. (2) Samsun - Ceyhan boru hatları - Türkiye dışında yapılacak boru hatları:
(1) Köstence (Romanya) - Omisajl (Hırvatistan) (2) Burgaz (Bulgaristan) - Vlore (Arnavutluk)
(3) Burgaz (Bulgaristan) - Dedeağaç (Yunanistan)
Samsun - Ceyhan arasında yeni bir boru hattı yapımı 1 milyar dolarlık bir yatırımı gerektiriyor. ABD hükümeti, Bakü Ceyhan'ı olumsuz etkileyecek olması nedeniyle bu projeye sıcak bakmıyor.
Karadeniz'deki petrolü Kıyıköy'den Saros'a boruyla akıtacak projenin maliyetinin 600 milyon dolar dolayında olacağı tahmin ediliyor.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|