|
Self servis kriz
Türk Ceza Kanunu = Zina "krizi" sürecinde hep birlikte izlediğimiz senaryoların ve yergilerin haddi hesabı yoktu. Şimdi de "self servis kriz"in çözülmesi üzerine üretilen senaryoların ve övgülerin sonu gelmiyor.
Biz "self servis kriz"in çözülmesinden önce geçen hafta bu köşede yazmışız ki:
"Şimdi ortaya çıkan sözde kriz ise, şikeden başka bir şey değil. Belki yarın, belki yarından da yakın her şey yine yoluna girmiş gibi görünecek ya da gösterilecek."
Söyleyin şimdi; aynen böyle olmadı mı?
"Self servis kriz" çözüldükten sonra da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bu krizi neden çıkardığına akıl erdiremeyenlere rastlıyoruz.
Hadi biz onları da meraktan kurtaralım. Erdoğan, Abdullah Gül ve Cemil Çiçek CHP ile tam uzlaşmaya varmışken, yurtdışından müdahale ederek işi neden bozdurdu, biliyor musunuz?
Nedenini öyle Avrupa ölçülerinde lüks kalite hesaplarda aramayın. Burası Türkiye, biz Türk'üz. Hesap gayet kaba ve basit:
İktidarın mutlak hakimi, bir dediği iki olmayan Erdoğan yurtdışındayken partinin ikinci adamı Abdullah Gül kalkıp CHP ile uzlaşacak. Sonra Cemil Çiçek'le beraber Tayyip Erdoğan'a rağmen ve onun gıyabında bu krizi çözüp TCK'yı çıkarmış olacaklar, öyle mi?
"Biz Türk'üz. Burası Türkiye!" Yok öyle!..
Zaten ikinci adam durumuna gelmesine gıcık olduğu Abdullah Gül'ün daha da prim yapmasına, elinin güçlenmesine Erdoğan tahammül edebilir mi?
Asla!..
Kriz ekonomiye 100 trilyona mal olmuş; umurunda mı? Abdullah Gül'ü hizaya getirmek 200 trilyona bile değer.
Ertuğrul Özkök'ün Tayyip Erdoğan'ı "reformcu" ilan ettiği gün (23 Eylül 2004, Hürriyet) aynı gazetede Cüneyt Ülsever şunları yazdı:
"Kendi kendisine 'doğru - yanlış' hesabı yapamayan akıl, 'Bana Verheugen söylemedi ki!', 'Allah'ın kelamının önüne mi geçelim' veya 'Zina Kopenhag Kriteri'nde yok' sözlerinin ifade ettiği üzere ancak referans ile 'doğru - yanlış' arayışına girişiyorsa, 'çağdaş medeniyet'e ne kadar uzak olduğunu bizzat kendi ağzıyla ilan ediyor demektir."
Anlayana sivrisinek saz... Anlamayana davul zurna!
Bir şiir
Dizelerimiz Zeki Karaaslan'ın "Sev - dalı Su" kitabından (Kora Yayın, Eylül 2004):
"Gözleri yanan aşk alevle gülümser ancak / Giderse kumlar ismin kalacak geride / İhanet ne kadar yakın; dost dilinde / Dudakların kaynayan iki pınar, öpülecek / Özde özdeş insan büyür, direngen sevdalarda"
ngureli@milliyet.com.tr
|
|