|
 |
|
|
Türkiye'nin AB'ye kattığı popülarite
Türkiye - AB ilişkileriyle ilgili olarak 2004 başından bu yana internette yer alan referans sayısı tam 1,5 milyon
BRÜKSEL
Brüksel'e adımınızı atar atmaz, Türkiye - AB ilişkilerinin şaşırtıcı derecede popüler bir mevzu olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Öyle görünüyor ki bu popülarite, Avrupa Konseyi aralık ayında tarihi kararını verinceye kadar, dozunu arttırarak sürecek.
Gün geçmiyor ki Avrupa'nın herhangi bir kentinde Türkiye ile ilgili bir faaliyet olmasın. Hepsini izlemeye kalksak ne evin yolunu bulabileceğiz, ne de Türkiye - AB ilişkilerinin seyrinden başka yazı yazabileceğiz.
Avrupa Sanayiciler Yuvarlak Masası Türkiye Genişleme İş Konseyi Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Ekonomi ve Dış Politika Forumu (EDPF) ile Brüksel merkezli Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi'nin (CEPS) toplantısında yaptığı konuşmada anlattı. Eczacıbaşı'na, Türkiye - AB ilişkileri hakkında son bir yılda yazılanların, ondan önceki 40 yılda yazılanlardan daha fazla olduğunu söylemişler. O da bu toplantıya gelmeden önce "hakikaten öyle mi" diye internette Turkey + EU + 2004 yazmış ve karşısında tam 1,5 milyon adet referans bulmuş. Bundan sonrasına inanmak daha da zor: Son 9 aydaki bu 1,5 milyon referansın üçte ikisi (yani 1 milyonu), ağustos başından bu yana yazılmış. Eczacıbaşı hemen ardından internete 2004'süz olarak sadece Turkey + EU yazmış ve ancak 1 milyon kadar referans çıkmış.
Avrupa basını, aslında Türkiye sayesinde Avrupa Birliği'nin geleceğini de sorguluyor. Bugüne kadar düşünülmeyen yönleri masaya yatırıyor. Türkiye'nin daha şimdiden AB'ye en azından düşünce düzeyinde dinamizm kattığını söyleyebiliriz.
İyimser beklentiler
AB'nin önüne ekonomiden demografiye, özgürlüklerden kültür farklılıklarına yeni tartışma malzemeleri koyanlardan biri de, 2 yıldır hem Avrupa Konvansiyonu, hem de Avrupa Karma Parlamento Komisyonu üyesi olan CHP İstanbul milletvekili Kemal Derviş. Dün de yazdım. Arı Hareketi bünyesinde Derviş'in inisiyatifiyle kurulan EDPF, Brüksel'de ciddi ve saygın bir vakıf olan CEPS'le birlikte Türkiye'nin AB ile müzakere sürecine ışık tutabilecek kapsamlı bir çalışma yapmış. 8 farklı alandaki çalışmaların toplandığı sonuç raporunun ekonomiyle ilgili bölümlerinde Kemal Derviş'in yanı sıra Faik Öztrak, Fırat Bayar, Yusuf Işık ve CEPS'in Direktörü Daniel Gros'un da imzası var. Ve AB'nin ekonomi çevrelerinde saygın bir isim olan Daniel Gros, bizim ekonominin büyüme beklentileriyle ilgili olarak hayli iyimser bir projeksiyonun altına imzasını atmış. (Bakınız Tablo 1)
20 yıl sonrası
Raporda, Türkiye'nin genç nüfusundan kaynaklanan dinamizmini kullandığı varsayılarak, 20 yıllık süre için 2 projeksiyon yapılmış. Satın alma gücü paritesi esas alınarak yapılan projeksiyonda, % 6'lık yıllık büyüme potansiyeliyle 20 yıl sonra kişi başına milli gelirde AB ortalamasının % 62'sine ulaşabiliyoruz. Normal milli gelir hesaplamalarında ise yine yüzde 6'lık yıllık büyümeyle 20 yıl sonra kişi başına milli gelirde vardığımız düzey, AB ortalamasının % 33'ü.
Biz öndeyiz
Türkiye değişik sektörler itibariyle gerek AB'nin yeni üyeleri, gerekse müzakerelerin sürdüğü Bulgaristan ve Romanya ile karşılaştırıldığında, ciddi biçimde bizim lehimize bir durum ortaya çıkıyor. Çeşitli sektörlerde, çalışan başına yaratılan katma değerlerin yer aldığı Tablo 2'de görebileceğiniz gibi inşaattan hizmetlere, hatta Türkiye'nin en geri olduğu tarımda bile, AB ile müzakerelere başlamış bulunan Bulgaristan ve Romanya, bizim çok gerimizdeler. Sanayi ve hizmet sektörlerinde yaratılan katma değer açısından ise Bulgaristan ve Romanya'ya ek olarak AB'nin en çok sözü edilen yeni üyeleri Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Macaristan'ın da önündeyiz.
| Orta vadede yakınsama senaryosu 1 (Nominal dolar) | | Yıl | Kişi başına GSMH | | AB-15 | 1997 | 22 100 | | AB | 2005 | 28 600 | | AB | 2025 | 38 500 | | 10 aday | 1997 | 4 300 AB'ye oranı % 19.6 | | Türkiye | 2005 | 4 000 AB'ye oranı % 14.1 | | Türkiye | 2025 | 12 800 AB'ye oranı % 33.3 | |
| Orta vadede yakınsama senaryosu 2 (dolar) (Satın alma gücü paritesine göre) | | Yıl | Kişi başına GSMH | | AB-15 | 1997 | 21 400 | | AB | 2005 | 25 900 | | AB | 2025 | 34 900 | | 10 aday | 1997 | 9 400 AB'ye oranı % 44.0 | | Türkiye | 2005 | 7 700 AB'ye oranı % 29.8 | | Türkiye | 2025 | 21 500 AB'ye oranı % 61.6 | |
2005 tahminleri, IMF verilerinden alınmıştır
| Çalışan başına yaratılan sektörel katma değer (2000 / euro) | | Tarım | Sanayi | İnşaat | Hizmet | Toplam | | Bulgaristan | 4 300 | 3 700 | 3 200 | 4 300 | 4 100 | | Çek Cum. | 9 700 | 12 400 | 8 900 | 12 100 | 11 700 | | Macaristan | 7 600 | 12 000 | 8 600 | 12 000 | 11 500 | | Polonya | 2 100 | 11 800 | 12 050 | 13 500 | 10 900 | | Romanya | 1 150 | 5 800 | 6 200 | 7 500 | 4 200 | | Türkiye | 4 600 | 13 500 | 8 500 | 15 700 | 10 900 | |
Kaynak: EUROSTAT
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|